CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, ES TV’de canlı yayınlanan ‘Adaylar Konuşuyor’ programının konuğu oldu. Ünlüce seçim sürecinden ve çalışmalarından bahsederken rakibi AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu hakkında da önemli açıklamalarda bulundu. İşte detaylar...
CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, ES TV’de canlı yayınlanan ‘Adaylar Konuşuyor’ programında Gazeteciler Tarkan Demir, Ali Baş ve Hakkı Sağlam’ın sorularını yanıtladı. Projelerinden, seçim sürecinden ve çalışmalarından bahseden Ünlüce, programa başlarken hayatını kaybeden CHP Meclis Üyesi Mustafa Önder’in ailesine baş sağlığı diledi. Adaylığının açıklandığı günden itibaren şehirde güzel bir teveccüh gördüğünü söyleyen Ünlüce, “Çok yoğun bir program içindeyiz. Seçim çalışması için tüm yerlere gitmek lazım. Kime dokunsak o kadar fark ediyor ki ortam. Mutlaka dokunarak, herkesle birlikte olarak projelerimi anlatarak, onları dinleyerek güzel bir dönem geçiyor. Bir noktadan sonra insan yorgunluğu unutuyormuş. Bazen bana ‘yoruluyor musun’ diye soruyorlar. ‘Bilmiyorum ben o duyguyu unuttum’ diyorum. Kırsalda oluyoruz bazen ‘üşüyor musun’ diyorlar ben artık üşümeyi de unuttum’ diyorum. Gerçekten yorgunluk, uykusuzluk, sıcak ve soğuk gibi duyguları unuttum. En güzel tarafı da hem il başkanlığı, hem örgüt hem belediyelerle beraber güzel geçiyor. Ben ilk aile gibi gördüğüm yerleri ziyaret etmiştim. Buralarda büyük bir teveccüh ile davul zurna ve meşalelerle karşılandım. O yüzden şimdi bazı yerlere gittiğimde aynı ruhu orada da görüyorum. Dün Kaymaz’a gittik orada da benzer şekilde karşılandım. Gerçekten bu ilgiye çok teşekkür ederim. Bana şunu soruyorlar ‘acaba kadın aday mı bu kadar heyecanlan uyandırdı’. Mutlaka bu da heyecanlandırmıştır diye düşünüyorum ama tek başına bunun bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. Eğer siz kadın olarak bir fark yaratabiliyorsanız, dezavantajlı gruplarla alakalı projeleriniz varsa, bu alanlara dokunabildiyseniz, kendinizi donatırsanız bir anlamı var diye düşünüyorum. Ama ilk kadın olmaktan da gurur duyuyorum büyükşehir bölgesinde” şeklinde konuştu.
MALİYETLERİ AZALTACAĞIZ
Son zamanlarda sık sık eleştirilen şebeke suyu fiyatları hakkında açıklama yapan Ünlüce, “Bizim tek su kaynağımız Porsuk. Porsuk’tan gelen suyla şebekelere su veriyoruz. Porsuk Barajı ile Kütahya’da Porsuk Nehri’ndeki su Kütahya’da kullanılıyor sonra Porsuk Barajı’na geliyor. Orada da bazı derelerle birleşip sonra da barajla birleşiyor. Biz de oradan alıyoruz. Arıttıktan sonra şebekeye veriyoruz. 30 büyükşehire baktığımızda birçoğu kaynak sudan besleniyor. Biz barajdan alıyoruz suyu. Barajdan alınan su da kirli bir su. Biz çok ciddi bir kimyasal kullanmak zorunda kalıyoruz. Kimyasalların fiyatı dövize endeksli. Genel Müdürümüzle konuşuyoruz. İhalelere bile katılan olmuyor bazen. Elektrik masraflarımız son yıllarda çok hızlı arttı. Pandemiden ve zamlardan önce Eskişehir’de suyumuz çok daha uygundu. Kaynak olmadığı için ve birçok işlemden geçen bir su olduğu için ciddi bir maliyetle karşı karşıyayız. Su neredeyse maliyetine veriliyor. Üzerine bir kazanç konulmuş değil. Bunun önüne elektrik maliyetlerini azaltarak geçebiliriz. Zaten GES projelerine başlamıştık ve bunlara hızla devam etmek istiyoruz. Mamuca 1 ve Mamuca 2 güneş enerji santralleri kurmuştuk. Büyükşehirimizin ve ESKİ’nin güneş enerjisi projeleri var. Bunları hızlıca hayata geçirip giderlerimizin azalmasını hedefliyoruz. Çifteler’den su getirmeyi hedefliyoruz. Oradan gelen su için ciddi bir arıtma kurmayacağımız için daha uyguna getireceğimizi düşünüyoruz. Elektrik de daha az kullanılacak. Bizlere çeşme suyunun kirli olduğu şeklinde ithamlar geliyor. Bilmeden kimsenin konuşmaması lazım. Biz bu konuda çok şeffafız. Çeşmeden akan su güvenilir bir su, hijyenik bir su. Kullanılabilirlik anlamında hiçbir sıkıntı yok” dedi.
GERİ DÖNÜŞLER ÇOK İYİ
Tanınırlığının arttığını ifade eden Ünlüce, “Hemen hemen her akşam ev ziyaretleri geçekleştiriyoruz. Dernek, fabrika ziyaret ediyoruz. Ne kadar insana dokunursam o kadar iyi dönüşler alıyorum. Rahmetli Demirel’in bir sözü var. ‘Gitmediğiniz yer sizin değildir’ diye. Buna çok inanıyorum. 10 Ocak’ta sokağa çıktığımda belli bir çevre tanıyordu ama şu anda sokağa çıktığımda selam vere vere geçiyorum. Birçok kişi yanıma geliyor. Bu da beni çok mutlu ediyor. Geçen günlerde Büyükerşen ile beraber gezdik. Çok güzel geçti. ‘Eski başkanımız yeni başkanımız ile fotoğraf çekinelim’ dediler” şeklinde konuştu.
İNSANLARI BEKLETMEK İSTEMEDİK
Kentsel dönüşüm konusundaki Büyükşehir Belediyesi’ne yapılan eleştirilere yanıt veren Ünlüce, “Ben Eskişehir'de bu konuda paydaşlar arasında çok güçlü bir irade görüyorum. Bu sadece bir yerin işi değil çünkü. 6 Şubat'tan itibaren birçok çalışma yapıldı. Şu an Eskişehir'de 100 bin civarı bina olduğunu düşünüyoruz. Bu binaların yarısı dönüştürülmüş zaten. Bunları da su aboneliklerinden TÜİK verilerinden anlıyoruz. Özel sektör zaten kendi içinde dönüşüm yaptı. Bizim kentsel dönüşüm konusunda iki tane mevzuatımız var. Şu anda Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü 2 tane kentsel dönüşüm bölgesi var. Gündoğdu ve Porsuk’taki Çukur Çarşısı’ndan başlayan Porsuk 1-2 Bölgesi var. İkisini biz farklı yöntemle yaptık. Gündoğdu’da mülkiyetleri üzerimize alarak üstlendik. Bunları biz yapacağız ve teslim edeceğiz dedik. Porsuk’taki bölgede sadece imar planı yaptık. Orada herhangi bölgede kamulaştırma mülkiyet geçişi yapmadık. Arsa ve mülkiyet sahipleriyle oradaki girişimciyi baş başa bıraktık. Oradaki en büyük bölge eski otogar bölgesi. Oralarla ilgili hızlı gelişmeler oluyor. Anlaşmalar oluyor. Sanıyorum önümüzdeki dönemde temeller atılacak. Adalar civarı gibi yeşil bant oluşacak. Kafeleri çeşitli sosyal alanlarla, binalarla yenilenmiş olacak. Orada bütün işimiz bitti. Gündoğdu bölgesini de üçe böldük. Birinci bölgede bin 500 konut ürettik. Orayı biz çöküntü alanı diye düşündük. Bizim şehrimize yakışmayan bir çöküntü görüntü vardı. Orada parseller birbirine çok karışmıştı. O yüzden biz sorumluluğu aldık. Aslında orası bizim işimiz değildi. O ‘24 daire’ nereden çıktı bilmiyorum. İlki 60 daire olarak başladı. İkincisi 110 daire olarak hazırlanıyor. Biz insanları bekletmeyelim diye giriştik” ifadelerini kullandı.
BELEDİYENİN EKSİĞİ YOK
Kentsel dönüşüm konusunda belediyelerin bir eksiğinin olmadığını belirten Ünlüce, “Bu konuda belediyenin eksik kaldığını kesinlikle düşünmüyorum. Bu işler kolay olmuyor. Tamam siyaset yapalım ama bazı çalışmaların bu kadar değersizleştirilmesine üzülüyorum. O kadar çok emek harcandı ki Gündoğdu’ya. AK Parti’nin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı geçenlerde karıştırmış. Gündoğdu’da bir de Bakanlığın afet riskli dönüşüm alanı var. Orayı biz yapmamışız gibi anlatmış. Bakanlığın yetkisi olan yerlerde bir çivi bile çakılmadı. Belediyenin yetkili olduğu yerlerde çalışmalarımızı yürüttük ve yürütüyoruz. İMO ile yaptığımız protokol kapsamındaki rapor bittiğinde şehrin yüzde 50’si incelenmiş olacak” diye konuştu.
KENTE HAKSIZLIK YAPILIYOR
Şehrin trafik sıkıntısını çözmek için yapacağı projeleri anlatan Ünlüce, “Bizim 25 binlik bir planımız var. Üst ölçekli plan demek bu. Kuzey ve güney çevre yolunun güzergahı belli. Tam arada kalacak şekilde kuşak yollar düşünmüştük. Yukarı Söğütönü’ne denk gelen yerde çevre yolundan yukarıya doğru çıkıyor, dolanarak havayolunun üstünden Organize Bölgesi’ne inen bir yol düşünün. Aynısını güneyde de düşünmüştük. 2016’daki planladığımız kuzeydeki yol 26 km, güneydeki ise 30 km civarındaydı. Biz bunu neden yapmadık? Çünkü hep kuzey güney çevre yolu yapılacak ümidi vardı. Ve biz kamu bütçesi yönetiyoruz. Kuzey güney çevre yolu yapılacaksa biz de ayrı bir para harcamayalım dedik. Yatırım programını incelediğimizde bu yollar yatırım programında yok. Seçilirsem ilk yapacağım iş bu yolları hemen başlatmak olacak. İkincisi ise Organize’den Selami Vardar’a doğru bir yol akışı düşünüyoruz. O da bu yaza tamamlanacak. O çok kolaylaştıracak. Organize’deki trafiği Seyitgazi’ye bağlamış olacak. Şehir hastanesi tarafından Teksan’a kadar tek güzergahta gidilecek ve bu da trafiği rahatlatacak. Gerçekten Kuzey-Güney Çevre Yolu’nun yapılmaması bu şehre büyük bir haksızlık. Sanıyorum ki çevre yolu olmayan tek şehir biziz. Bu şehre bu zulmü yaşatanları affetmiyorum. Kentte çok fazla araç var. İlk tramvay projesi yapıldığında araç sayısı bu kadar değildi. Ama mutlaka trafiğe çözüm bulacağız” dedi.
PROJELER İÇİN ÇOK HEYECANLIYIM
Seçildiği zaman öğrenci yurdu yapma hayalini olduğunu dile getiren Ünlüce, “Ben gerçekten bunu çok istiyorum. Büyükşehir’in şu an bir yurdu yok ama bizlere başvuran öğrencilerimizle bir yol izliyoruz. Hemen otellerle anlaşma yapıp apart tutuyoruz ve barınma ihtiyacını bu şekilde karşılıyoruz. Geçtiğimiz yakın dönemde en çok emek harcadığımız şeylerden biri de bisiklet yollarıydı. Eskişehir bu konuda zayıf kaldı gerçekten. 72 km uzunluğunda bir hattı oluşturduk. Şu anda hibe aşamasındayız. Üniversiteleri, kartları birbirine bağlamaya çalıştık. Bu benim çok önem verdiğim projelerden. Sokak hayvanları sorunlarımız var. Hazine arazisi üzerinde olacak bir proje için çalışmalarımızı hazırladık. Bu proje için çok heyecanlıyım. Bizim şehrimiz birçok kanaldan beslenerek güzel bir şehir haline geldi. Bu kanalları eşit ve dengeli besleyecek projeler yapmalıyız. Mesela 2 tane büyük gençlik merkezi yapacağız. Birini Porsuk kenarında düşünüyoruz. Çok büyük bir emekli kesimimiz var. Maalesef ki açlık sınırının altında yaşıyorlar. 7’den 70’e diye sosyal bir kampüs yaratmak istiyoruz. Bütün yaş gruplarının bir arada olduğu sosyal bir yer düşünüyoruz. Bizim için çok önemli bir deneyim olacak. Tam bir donanım merkezi olacak. Teknolojik anlamda da donanımlı olacak. Kapalı bir spor köyü oluşturacağız. Beni çok mutlu edecek projeler bunlar. Tramvay hatlarımızı da uzatmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönem önceliği Eskişehir Teknik Üniversitesi’ne vereceğiz” ifadelerini kullandı.
FARKLI BİR SİYASETÇİ OLACAĞIM
Nezaketli ve güvenilir bir siyasetçi olacağını vurgulayan Ünlüce, “Hep kafamızda şöyle bir algı vardır ya; ‘siyasetçiler şöyledir, politikacılar böyle olur’ gibi kötü bir algı vardır ya ben bunu farklı kılan bir siyasetçi olmak istiyorum. Siyasete yeni adım attım daha önce biraz da olsa siyasetin içindeydim ama aslında aktif siyasi hayata yeni başladım. Kabalıklar da olacak, hoyratlıklar da, görgüsüzlükler de olacak diye bakmak normal belki siyasette. Bunlarla ilgili kendimi üzmüyorum stres yapmıyorum. Ama ben farklı bir siyasetçi olmak istiyorum. Kazanmak için her şeyin mubah olduğu, ne yaparsan yap kazan bu seçimi şeklinde düşünmüyorum. Çünkü bugün aday olan tüm arkadaşlarımız bir gayret içinde. Bu seçimler gelir geçer. Ki ben çok eminim başkan olacağıma. Günün sonunda bu şehirde yüz yüze bakacağız. Bu konuda ben Eskişehirlilere söz veriyorum, ben farklı bir siyasetçi olacağım. Gerçekten siyaset nasıl düzgün şekilde yapılır, hakaret etmeden küfür etmeden yalanlar söylemeden olmayacak vaatler vermeden, gerçekten dürüst, şeffaf, erişilebilir, nezaketli bir siyasetçi olacağım” dedi.
HATİPOĞLU’NU ASLA AFFETMEYECEĞİM
Nebi Hatipoğlu’nun söylemlerine çok üzüldüğünü dile getiren Ünlüce, “Ben sen nasıl adamsın dediğimde ne anlarsınız. Tam karşıt cümlesi çünkü. Bu kötü bir tarz bence. İkincisi ise ben kimsenin böyle kayıplar ve acılar yaşamasını istemem umarım kendisi de yaşamaz. Bu hassas duyguları anlamıyor olabilir ama insanların hassas duyguları üzerine siyaset yapmayı ben Eskişehirlilerin vicdanına bırakıyorum. Ben kendi adıma onu asla affetmeyeceğim” şeklinde konuştu.
ŞEHRİ SAHİPSİZ ZANNETMESİNLER
Kentteki maden çalışmalarının takipçisi olacaklarını ve şehri sahipsiz bırakmayacaklarını belirten Ünlüce, “İliç’te yaşanan olay resmen bağıra bağıra geldi. Bu sızıntıya herkes karşı çıktı. Buna rağmen bir şey yapılmadı ve göz göre göre bu felaket yaşandı. Kaymaz’da bir tehlike her zaman vardı. Biz bu konuda dava açtık ve maalesef kaybettik. Şöyle bir güzellik oldu. Çanakkale’de dava açıldı ve yürütme durduruldu. Oradaki kısım durdu ve bizim tarafımızdaki kısım devam ediyor. İliç ve Kaymaz’ın şöyle bir benzerliği var; diri fay hattı üzerinde ikisi de. Bunları çok kez dile getirdik ama dinleyen olmadı. Bir de Atalan tarafında başladı. Hemen Eskişehir Kıymetlidir Platformu kuruldu, eylemler, tepkiler başladı. Belediyede ÇED raporlarını okuması için bir topluluk kurduk. Bu şehri sahipsiz zannetmesinler. Eskişehir’in havasına, suyuna, toprağına zarar verdirmeyeceğiz. Dün Kaymaz’daydım ve oradaki vatandaşları dinlediğimde verdiği zararı daha iyi anlıyorum. Herkesi bu konuda insafa davet ediyorum” dedi.
KARŞI KARŞIYA GELMEK İSTEMİYORUM
Hatipoğlu ile ulusal bir kanalda programa çıkmaktan vazgeçtiğini söyleyen Ünlüce, “Şöyle bir şey oldu çok ilginç. Biz başta 4 adaydık ve sonrada sayımız arttı. Aramızda siyasi bir nezaket vardı. Ben TV100’deki bir programa katıldığımda bana Hatipoğlu’nun teklifi hakkında ne düşündüğüm soruldu. Sonra bir tarih kararlaştırılmış. Ben dedim ki bana 26’sından sonra uygun. Kendisi de 19’unda katılabileceğini söylemiş. Ben onu söyledikten sonra bütün büyü, bütün nezaket bozuldu. Sebebini hiç bilmiyorum. Bir anket mi geldi, onu uyaran biri mi oldu işler birden çığırından çıktı. Sonra bana sistematik bir saldırı oldu. ‘Ben 19’unda gidiyorum gelen gelir’ gibi bir tavır sergiledi. Bu küstahlık nedir ben bunu anlayamıyorum. Kabalıklar başlayınca benim bir canım sıkılmıştı. Çünkü benim bu programdan beklentim demokrasiye hizmet edecek bir televizyon programı vardı. Ama ben bu saldırılardan, bu kabalıklardan sonra anladım ki böyle bir program olmayacak. Ben artık bu olaylar üzerine böyle bir programda kendisi ile karşı karşıya gelmek istemiyorum. Kendisi artık benimle program yapma hakkını kaybetti diye düşünüyorum. Sonraki süreçte şartlar değişir, kendisinde bir düzelme olur, yerel kanallarda böyle bir şey düşünülür mü bilmiyorum. Bu yaşadıklarımdan sonra böyle bir şey kısa vadede düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
UMARIM HATALARDAN DERS ÇIKARIR
Siyasetin giderek çirkinleştiğini dile getiren Ünlüce, Hatipoğlu’nun yaşananlardan ders çıkarması gerektiğini söyledi. Ünlüce şöyle konuştu: “Siyasi mecranın bu kadar çirkinleşmesini kabul etmiyorum. Bir de yalanlar da başladı çok enteresan. Mesela geçen gün Kazım Kurt ‘bizim Şehir Hastanesi’nde öyle bir karşılaşmamız olmadı nereden çıkartıyor’ dedi. Benim daha önce ziyaret ettiğim kendisinin de sonradan ziyaret ettiği bir yerde benim hiç söylemediğim şeyleri söylemiş. Oradaki arkadaşlar da şaşırmış. Muhtarlarımız aradılar beni. Bir de böyle yalanlar başladı. Umarım etrafındakiler uyarır ve birtakım dersler alır bunlardan.”
Kaynak : BERİVAN HALİS