Türkiye’de şerbetçiotu üretimine yönelik çalışmalar 1955 yılında başlatılırken, Pazaryeri’nde üretim için ilk denemeler 1965 yılında gerçekleştirildi. Yapılan denemelerde bölgenin iklim koşullarının bitkinin yetiştirilmesine uygun olduğunun görülmesinin ardından üretim 1973 yılından itibaren yaygınlaştırıldı. Şerbetçiotu zamanla Pazaryeri tarımının simge ürünlerinden biri haline geldi.
Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmada da Pazaryeri'nin Türkiye'deki şerbetçiotu üretiminin merkezi olduğu, ilçede özellikle Brewers Gold ve Aroma çeşitlerinin yetiştirildiği belirtiliyor. Brewers Gold çeşidinin Türkiye'ye 1955 yılında getirildiği, Aroma çeşidinin ise 1992 yılında “Efes Aroma” adıyla tescil edildiği aktarılıyor.
Şerbetçiotunun Pazaryeri ile özdeşleşmesinin arkasında yalnızca bir tesadüf bulunmuyor. Bitki, yetişme ortamı konusunda seçici bir ürün.
Şerbetçiotu; derin, organik madde açısından zengin ve iyi drene olan toprakları, yeterli güneş ışığını ve düzenli suyu seviyor. Ticari yetiştiricilikte suyun toprağın içinde birikmemesi de büyük önem taşıyor. Uzman yetiştiricilik kaynakları, şerbetçiotunda sulama yönetiminin verim ve kalite açısından kritik olduğunu belirtiyor.
Bitkinin kökleri derine ulaşabildiği için toprak yapısı da önemli. İyi drenaj sağlayan, yeterli derinliğe sahip ve besin maddelerince zengin topraklar şerbetçiotu üretimi açısından daha elverişli kabul ediliyor.
Dolayısıyla Pazaryeri’nde yıllar önce yapılan denemelerde başarılı sonuç alınması, ilçenin doğal koşulları ile bitkinin ihtiyaçlarının örtüştüğünü gösteriyor. Nitekim akademik araştırmalar da 1950’li ve 1960’lı yıllardaki denemelerde en iyi sonuçların Bilecik çevresinden alınması üzerine üretimin burada yoğunlaştığını belirtiyor.
Üreticilerin “yeşil altın” olarak adlandırdığı şerbetçiotunun bu ismi kazanmasının en önemli nedenlerinden biri yüksek ekonomik ve endüstriyel değer taşıması.
Şerbetçiotu özellikle bira üretiminde kullanılan temel hammaddelerden biri. Bitkinin kozalaklarında bulunan alfa asitleri, biraya karakteristik acılığını verirken; uçucu yağlar ise aroma ve koku oluşumunda rol oynuyor. Şerbetçiotunun aynı zamanda biranın muhafaza özelliklerine de katkı sağladığı belirtiliyor.
Yani tarlada görülen yeşil kozalaklar, yalnızca tarımsal bir ürün değil; içecek sektöründe doğrudan sanayiye giren değerli bir hammadde niteliği taşıyor.
Şerbetçiotunun en bilinen kullanım alanı bira üretimi olsa da kullanım alanı bununla sınırlı değil. Bitkinin farklı bileşenleri nedeniyle gıda, kozmetik ve bazı tıbbi/aromatik uygulamalarda da değerlendirildiği belirtiliyor. Özellikle düşük alfa asitli bazı şerbetçiotu çeşitleri, bira dışındaki kullanım alanları açısından da araştırılıyor.
Pazaryeri'nde de şerbetçiotundan farklı ürünler geliştirilmesi için çalışmalar yürütülüyor. Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, ilçede şerbetçiotu kolonyası geliştirildiğini ve AR-GE çalışmalarıyla kullanım alanlarının artırılmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu durum, ilçenin ürünü yalnızca ham madde olarak satmak yerine katma değerli ürünlere dönüştürme arayışında olduğunu da gösteriyor.
Şerbetçiotu yetiştiriciliğinin dikkat çekici taraflarından biri de bitkinin tırmanıcı yapısı.
Ticari üretimde bitkiler yüksek destek sistemleri üzerinde yetiştiriliyor. Bitkinin sürgünleri yukarı doğru tırmanırken, sezon ilerledikçe bitki yoğun bir yeşil örtü oluşturuyor. Virginia Tech'in ticari üretim rehberine göre şerbetçiotu genellikle yaklaşık 15-20 feet yüksekliğindeki, yani yaklaşık 4,5-6 metrelik destek sistemlerinde yetiştiriliyor.
Bu nedenle şerbetçiotu üretimi, klasik tarla bitkilerinden farklı olarak yalnızca ekim ve sulamadan ibaret değil. Destek sistemlerinin kurulması, bitkilerin yönlendirilmesi, sulama, gübreleme, hastalıklarla mücadele ve hasat gibi aşamalar ciddi emek gerektiriyor.
Şerbetçiotunda fazla su da yetersiz su da sorun oluşturabiliyor.
Uzman kaynaklara göre bitkinin büyüme döneminde düzenli nem ihtiyacı bulunurken, toprağın aşırı suya maruz kalması kök hastalıkları ve besin kaybı gibi sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle özellikle ticari üretimde kontrollü sulama önem taşıyor.
Bu ayrıntı, Pazaryeri'ndeki üreticilerin bu yıl verimin düşük olduğuna yönelik değerlendirmelerini de daha anlamlı hale getiriyor. Üretici Gülay Karyel de 2026 sezonunda önceki yıllara kıyasla verimin çok iyi olmadığını, buna karşın işçilik ve gübre maliyetlerinin yüksek olduğunu ifade etti.
Pazaryeri'nde 2026 hasadı için açıklanan alım fiyatları da üreticilerin gündeminde.
Paylaşılan bilgilere göre Aroma çeşidinde kilogram başına 122 TL, diğer çeşitlerde ise 100 TL alım fiyatı belirlendi.
Bu fiyatlar, ürünün çeşidine göre ekonomik değerinin değiştiğini de ortaya koyuyor.
Hasat döneminde Pazaryeri'ndeki şerbetçiotu tarlalarında yoğun bir çalışma başlıyor. Üreticiler, aylar boyunca yetiştirdikleri bitkilerin kozalaklarını topluyor ve hasat edilen ürünler işlenmek üzere tesislere gönderiliyor. 2026 sezonunda da ilçede hasat mesaisi başladı.
Şerbetçiotunda hasat zamanının belirlenmesi de kalite açısından önemli. Uzman yetiştiricilik kaynaklarında olgun kozalakların daha kuru ve kâğıtsı bir yapıya geldiği, içlerindeki lupulin maddesinin sarı renge dönüştüğü ve karakteristik aromanın belirginleştiği belirtiliyor.
Yıllar içerisinde şerbetçiotu, Pazaryeri için yalnızca bir tarım ürünü olmaktan çıkarak ilçenin ekonomik ve kültürel kimliğinin parçalarından biri haline geldi.
Türkiye'de şerbetçiotu üretimine ilişkin akademik çalışmalarda da yüksek üretim maliyetleri, yoğun emek ihtiyacı ve ürün fiyatları gibi sorunların sektörün gelişimini etkilediğine dikkat çekiliyor.
Bugün ise ilçede hedef, mevcut üretimi korumanın yanı sıra şerbetçiotunun farklı alanlarda değerlendirilmesini sağlamak. Kolonya gibi yerel ürünlerin yanı sıra yapılacak AR-GE çalışmalarıyla bitkinin katma değerinin artırılması, Pazaryeri'nin “yeşil altınını” yalnızca tarladan çıkan bir ürün olmaktan çıkarıp daha geniş bir ekonomik değere dönüştürebilir. 2026 hasadının başlamasıyla birlikte Pazaryeri'ndeki tarlalar yeniden yeşil bir mesaiye sahne olurken, ilçenin onlarca yıldır sürdürdüğü şerbetçiotu üretimi de yeni sezonla birlikte devam ediyor.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’de Yeni Parti iktidarı!
Tarkan Demir
YENİ Parti iddialı başladı
Kerem Akyıl
ESKİŞEHİR ULAŞILABİLİR OLMALI
Seval Erci
Eskişehir’in altındaki gerçek: 1956’dan bugüne ne değişti?
Ümit Polatbaş
Daha iyi performansları göreceğiz
Ahmet D. Canoruç
Mobilya sektörünü kim bu hale getirdi?
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy