Okul bahçesinden Dünya Şampiyonası'na

ABONE OL:google news abone ol butonu
Videoyu Aç Okul bahçesinden Dünya Şampiyonası'na
A
a

1998 yılında Mersin’in Gazi Paşa İlköğretim Okulu’nun bahçesinde dolaşan...

1998 yılında Mersin’in Gazi Paşa İlköğretim Okulu’nun bahçesinde dolaşan Sevim Sinmez Serbest beden eğitimi öğretmenin, kendisini atletizm seçmelerine götürmesiyle spora ilk adımını attı. İlk yarışında büyük bir başarı elde etti, yıllar sonra Türkiye’de kırmadık rekor bırakmadı.

Üç adım atlamada, atladığı dev adımlarla kariyerine sayısız başarılar ekledi. Yarıştığı tüm müsabakalarda Eskişehir adına ter döken ve Okul bahçesinden Dünya Şampiyonası’na kadar uzanan Serbest, Anadolu Gazetesi’ne başarı öyküsünü anlattı.

Bu sporu kaç yıldır yapıyorsunuz?
Bu sporu 1998 yılından itibaren yapıyorum. Atletizmle hiç bir alakam yoktu. Mersin’de Gazi Paşa İlköğretim Okulu’nda okurken bahçede dolanıyordum. Beden Eğitimi Öğretmenim yanına çağırdı beni. O zaman yaşıtlarımla aramda fiziki anlamda büyük gösteriyordum. Beni atletizm yarışlarına soktular. İlk yarışmamda büyük bir başarı elde ettim. Daha sonra atletizmi sevdim ve bu yaşıma kadar da bırakmadım. 

Başarılarınız nelerdir?
Türkiye rekorları bana ait. Salon ve açık yaş gruplarında tüm rekorları kırmayı başardım. 13.95 açık sahada Türkiye rekoru kırdım. Salonda ise 13.64’lük bir rekorum bulunuyor. 2002 yılından itibaren şampiyonluğu kimseye kaptırmıyorum. Küçük, yıldızlar, gençler tüm yaş kategorilerinde hep ipi göğüsleyen ben oldum. Bunu devam ettirmek için oldukça sıkı çalışıyorum. 11 yıldır milli sporcuyum. Bununla gurur duyuyorum.

En önemli başarınız nedir?
2013 yılında Mersin’de Akdeniz Oyunları’nda kariyerimin en önemli başarısını elde ettim. Bu yarışma benim için çok farklıydı. Kendi memleketimde böyle bir yarışmanın olması oldukça anlamlıydı benim için. O yarışlarda ailem ve dostlarım beni desteklemeye gelmişti. Bu yarışmalarda 5’inci olmayı başarmıştım. Kendi memleketimde böylesi büyük bir başarıyı yakalamak benim için olağanüstü bir duygu. En büyük başarım şimdiye kadar bu derecem

Peki, unutamadığınız yarışma var mı?
Unutmadığım yarışma ise Dünya Salon Atletizm Şampiyonası’ydı. Bu yarışma ilk kez Türkiye’de İstanbul şehrinde yapılmıştı. Ben de bu şampiyonada kendi topraklarımızda milli takım adına yarışmıştım. Sayısız Türkiye 1’inciliklerim var ama unutmadığım yarışma 2012 yılındaki Dünya Atletizm Şampiyonası’ydı. Bu yarışmalarda 18’inci olmuştum. Burada önemli olan bu branşta Türkiye’yi ben temsil etmiştim. Bu müthiş bir duyguydu.

Evli birisi olarak spor hayatınızda zorluk yaşıyor musunuz?
Benim eşim de hentbol oynuyor. İkimizde sporcuyuz. Birbirimize çok destek oluyoruz. İşimiz gereği bir sıkıntı yaşamıyoruz. Sadece özlem çekiyoruz. Kendisi şuan Mersin ekibinde hentbol oynuyor.

En büyük hedefiniz nedir?
En büyük hedefim Üniversitelerarası Şampiyonası’nda şampiyon olmak. Birde kariyerimde Dünya, Avrupa, Akdeniz Oyunları gibi yarışmalarda mücadele etme başarısını gösterdim. Sadece Olimpiyatlar kaldı. Olimpiyatlarda yarışıp kariyerimdeki son halkayı da tamamlamak istiyorum. En  büyük hedefim Olimpiyatlara katılmak.

Bize 1 gününüzden bahseder misiniz?
Sabah 7 buçukta kalkarım ve hafif bir kahvaltı yaparım. 9. 30’da ise antrenmana başlarım. 12.30’da çalışmayı sonlandırırım. 13.00’de ise öğlen yemeğimi yiyorum. 15.00’de ise tekrar antrenman yapıyorum. 18.30’da ise günü noktalıyorum. 24 saatimin 6 saati antrenmanlarla geçiyor. Her gün bu tempoda çalışıyorum.

Sporcu olarak sıkıntı yaşadığınız sıkıntılar nelerdir?
Bizim kamp sıkıntımız var. Milli sporcuyuz ama Eskişehir’e kamp alamıyoruz. Bize başka şehirlere kamp yeri veriyorlar bunda çok zorlanıyoruz. Eskişehir’de çok güzel antrenman olanakları var. Anadolu Üniversitesi’nden yararlanabiliyoruz. Laboratuarları kullanabiliyoruz. Hiç bir atletin yararlanamayacağı şeylerden Üniversite sayesinde yararlanabiliyoruz.  Burada olanaklarımız fazlayken kamp yapmak için başka şehirlere gidiyoruz. Eskişehir’in kamp yerlerinin arasına alınmasını istiyoruz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?
Ben ailelere seslenmek istiyorum. Çocuklarını spora yollasınlar. Şuan ki nesil bilgisayarlar oyunlarıyla büyüyor. Ben öyle büyümedim. Spor yaparak büyüdüm. Her şey ailede bitiyor. Çocuklarının gelişimi için iyi bir birey olmaları için spora muhakkak göndermeleri gerekiyor. Zamanında bana ailem çok büyük destek oldu. Onlara minnetarım.

Üç adım atlama
3 adım atlama, atletizmin bir dalıdır. Yeterince hızlanabilmek ve 10 santimetrelik sıçrama tahtasından, olabildiğince uzağa fırlayabilmek gerekir. Üç adım atlamanın, adından da anlaşılacağı gibi, üç aşaması vardır. Atletin yükseldiği ayağının üstüne düştüğü ilk adım; ağırlığını öbür ayağına kaydırdığı ikinci adım ve atlayış. Uzun atlama ve üç adım atlamada sporcular belli bir yol boyunca koşarlar ve yolun sonunda atlayışlarını yaparlar. Bununla beraber triple atlamada ise sporcular tek ayakları üzerinde sıçrar, adım atar ve zıplarlar. Böylece başarılı şekilde bir atlama yapmış olurlar. Her olayda bir sporcunun en iyi performansı dikkate alınır. Üç raunttan sonra en iyi sekiz kalan üs raunda geçer. Daha sonra da onlar kendi arasında elemeler yaparak birinciyi belirlerler.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi