F-35 Lightning II, ABD merkezli Lockheed Martin tarafından geliştirilen, "5. nesil" olarak adlandırılan çok amaçlı savaş uçağıdır. Dünyanın en gelişmiş savaş uçakları arasında gösterilen F-35; düşük radar görünürlüğü (stealth), gelişmiş sensör sistemleri, yapay zekâ destekli görev bilgisayarı ve ağ merkezli harp kabiliyetiyle öne çıkıyor. F-35'in en büyük avantajı yalnızca yüksek hızda uçması değil, düşman radarlarına yakalanmadan görev yapabilmesi ve aynı anda hava, kara ve deniz hedeflerine karşı operasyon gerçekleştirebilmesidir.
S-400 Triumph ise Rusya tarafından geliştirilen uzun menzilli hava savunma füze sistemidir. Gökyüzündeki savaş uçaklarını, seyir füzelerini, balistik füzeleri ve bazı insansız hava araçlarını uzun mesafeden tespit edip etkisiz hale getirmek amacıyla tasarlandı. S-400 sistemi saldırı silahı değil, savunma sistemidir. Temel görevi ülke hava sahasını korumaktır. Güçlü radarları sayesinde yüzlerce kilometre uzaklıktaki hedefleri takip edebilir.
Sorunun merkezinde teknoloji güvenliği bulunuyor. ABD, S-400'ün güçlü radarlarının F-35'in en kritik özelliği olan düşük görünürlük teknolojisini analiz edebileceğini savunuyor. Aynı ülkede hem F-35 hem de Rus yapımı S-400 sisteminin bulunmasının, savaş uçağına ait hassas verilerin Rusya'nın eline geçme riskini artırabileceği değerlendiriliyor. Türkiye ise S-400 sistemlerinin NATO altyapısına entegre edilmeyeceğini ve bu riskin oluşmayacağını uzun süredir dile getiriyor.
Türkiye, F-35 projesinin ilk ortak ülkelerinden biriydi. Program kapsamında hem yatırım yaptı hem de birçok parçanın üretimini Türk savunma sanayi şirketleri üstlendi.
Ancak Türkiye'nin 2019 yılında Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından ABD yönetimi güvenlik gerekçesiyle Türkiye'yi F-35 programından çıkardı. Daha sonra da CAATSA yaptırımları yürürlüğe girdi.
CAATSA, ABD'nin Rus savunma sanayiiyle büyük çaplı silah anlaşmaları yapan ülkelere yaptırım uygulanmasını öngören yasasıdır. NATO Zirvesi'nde Trump, Türkiye'ye yönelik yaptırımları kaldırmak istediğini ve F-35 konusunda da değerlendirme yapılacağını açıkladı. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için ABD Kongresi'ndeki yasal süreçlerin aşılması gerektiği belirtiliyor. Bu nedenle süreç henüz kesinleşmiş değil.
Aslında bu iki sistem birbirinin alternatifi değil. F-35 bir savaş uçağıdır. Görevi saldırı ve hava üstünlüğü sağlamaktır. S-400 ise hava savunma sistemidir. Görevi gelen tehditleri tespit edip imha etmektir. Yani biri gökyüzünde operasyon yapan gelişmiş bir savaş uçağı, diğeri ise o hava sahasını koruyan füze savunma sistemidir. Bu nedenle teknik olarak birbirleriyle kıyaslanmaları doğru değildir.
NATO Zirvesi sonrasında F-35 dosyasında diplomatik hareketlilik yeniden hız kazandı. ABD yönetiminden gelen olumlu açıklamalar dikkat çekse de satışın gerçekleşebilmesi için hem S-400 meselesinin nasıl çözüleceği hem de ABD Kongresi'nin onayı belirleyici olacak. Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde Türkiye-ABD savunma ilişkilerinin en kritik başlıklarından biri yine F-35 ve S-400 dosyası olmaya devam edecek.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Bir zamanlar Erdoğan… Özgür Özel’in hırçın koruması!
Tarkan Demir
Ali Fidan gereğini yerine getirir
Kerem Akyıl
Es Es’in yolu açık olsun
Ahmet D. Canoruç
Emekliler ne yapsın?
Seval Erci
Özgür Özel ve merak edilen tablo!
Kaan Özcan
Ruhun emekliliği olmaz
Ümit Polatbaş
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy