AK Parti MKYK Üyesi ve Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehirspor ile sahibi olduğu Europen şirketi arasında hazırlık maçının yapıldığı Bolu’da imzalanan forma sırt sponsorluğu sözleşmesi sırasında bazı açıklamalar yaptı.
Hatipoğlu, 10 bin kombine hedefini duyururken, kampanyaya 500 kombine alarak destek vereceğini ifade etti.
Bununla da yetinmedi Odunpazarı Belediyesi’nin 2017 yılının sonunda Eskişehirspor’a gelir yaratmak için 15 yıllığına hakkını Eskişehir Spor ve Eğitim Vakfı’na devrettiği, bu vakfın da 15 yıllığına bir şirkete Aralık 2017 tarihinde o günkü kurla 1 milyon 50 bin dolara tekabül eden 4 milyon liraya kiraladığı bilboard sözleşmesini fesh edeceklerini açıkladı.
Süresi 2032 yılında biten bu sözleşmeyi feshetme yetkisi ne Eskişehirspor’da ne de Nebi Hatipoğlu’nda.
Eskişehir Spor ve Eğitim Vakfı yönetiminde eski kulüp başkanlarından Haluk Ünlütürk, geçmiş dönem kulüp başkan vekillerinden Erdal Şahbaz ve İsmail Ilgaz gibi isimler yer alıyor.
Hatipoğlu’nun, sözleşme feshi açıklamasını yapmadan önce vakıf yönetimiyle bir görüşme yapıp yapmadığını bilmiyoruz ama süresinden önce sözleşme feshinin nasıl bir sonuç doğuracağını biliyoruz.
Aralık 2017 tarihinde Eskişehirspor’un 4 milyon lira gelir elde ettiği bu sözleşme imzalanmadan önce bizzat Nebi Hatipoğlu’nun bulduğu bir şirketin sadece 900 bin lira teklif verdiği biliniyor.
O günlerde bu konu manşetleri süslüyordu.
Başkan Kazım Kurt’un 2017 yılında 4 milyon lira beklentisinin çok çok altındaki bu rakam hayal kırıklığı yaratmışken, rica minnet bu iş bir reklam şirketine verildi.
Hem de bugünkü rakamla 50,4 milyon liraya.
Tabi sadece sözleşme yapmakla kalınmıyor.
Sözleşme gereği 200 bilboard ve çok sayıda CLP dikilmesi gerekiyor.
Bir bilboardın yapımı, dikilmesi ve işletilmesi bakımından maliyet yaklaşık 80 bin lira.
Sadece 200 bilboard 16 milyon liralık bir yatırıma karşılık geliyor. Diğerleriyle yaklaşık 25 milyon liralık bir yatırım söz konusu.
Bu sözleşmenin bir kısmı…
Eğer zamanından önce sözleşme feshi olursa cezai yaptırım maddeleri var.
Nedir bunlar?
Eskişehirspor TFF 1. Ligde olduğu sürece 5 yıl, Süper Lig’de olduğu sürece 4 yıl süreye kulübün, forma reklamları (şort, sırt, kol ve göğüs) hakkı kiracıya ait olacak.
Bu forma reklam alanları, kiracının uhdesinde olduğu sürece kesinlikle bu alanlara başka reklam alınmayacak.
Eskişehir Spor ve Eğitim Vakfı tarafından sözleşmenin tek taraflı feshi ya da başka kişi veyahut kurumlarla sözleşme yapması halinde de bu madde geçerli olacak.
Bu hükme istinaden doğabilecek zararların tazmini açısından Vakfın yanında Eskişehir Spor Derneği ve Eskişehir Spor İktisadi İşletmesi müşterek borçlu olarak kefil durumda.
Eskişehirspor forma reklamları ile ilgili farklı bir kişi, kurum ya da şirketle sözleşme yapılırsa eğer, kiracının resmi mizan ve bilançosunda yer alan bir yıllık ciro ile geriye kalan süre çarpılarak bulunacak.
Bulunan rakam kiracıya tazminat olarak ödenecek.
Örneğin kiracının bir yıllık cirosu Nebi Hatipoğlu’nun basın toplantısında söylediği gibi 30 milyon lira diye kabul edersek eğer.
Ortada böyle bir kazanç olmadığı bilinmesine karşın hadi doğru kabul edelim…
30 milyon lira x 5 yıl = 150 milyon lira.
Sözleşme feshinin zamanı dolmadan önce sonlandırılmasıyla oluşacak bu zarardan önce Eskişehir Spor ve Eğitim Vakfı ve sonra da yönetimi sorumlu.
Reklamı, forması, bilboardları derken…
300 milyon lirayı bulabilecek bir sözleşme feshi tazminatını kimin ödeme gücü var?
Vakıf mı, vakıf yöneticileri mi, bu sözleşmenin kefili Eskişehirspor mu?
AK Parti Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun eski kulüp başkanı olarak Eskişehirspor’a destek vermek istemesi, kaynak bulma arayışı başka…
Eskişehirspor’a kaynak yaratma adına seçenek sunayım derken vakfı, vakıf yöneticileri ve kulübün büyük bir maddi yükün altına girmesine yol açacak sözleşme feshini önermesi başka.
Peki bu sözleşmeler neden yapılıyor?
O zaman herkes keyfi olarak süresinden önce sözleşmesini feshetsin, yasayı, cezayı bir kenara bıraksın…
Eskişehirspor Tesislerinin önündeki kulübe ait akaryakıt istasyonunun sözleşmesi de kiracıyla zamanından önce feshedilsin o zaman.
Öyle bir şey olabilir mi?
Bu ağır maddi yükün altından ne vakıf ne Eskişehirspor ne da başka biri kalkabilir.
Kaldı ki vakfın, kulübün veya bu konuda sorumluluğu olan yöneticilerin bundan haberi var mı?
O da şüpheli.
Eğer kaynak yaratılmak isteniyorsa kumunun yani devletin TEI, TÜRASAŞ gibi iştirakleri, bankaları, THY gibi milli şirketleri var.
Bunlar ile yapılabilecek reklam anlaşması Eskişehirspor’u son derece rahatlatır.
İktidar gücünü kullanarak bu alanları zorlamanın hiçbir maddi külfeti de yok üstelik.
Haksız mıyım?
(Anadolu Gazetesi'nden alıntıdır.)