Eskişehir sanayi camiasının en saygın isimlerinin başında yer alan Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, bir salı akşamı klasiği olan “Soruyoruz” programında meslektaşım Tarkan Demir’le birlikte sorularımızı yanıtladı.
Eskişehir sanayi camiasının en saygın isimlerinin başında yer alan Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, bir salı akşamı klasiği olan “Soruyoruz” programında meslektaşım Tarkan Demir’le birlikte sorularımızı yanıtladı.
Programda neler konuştuğumuzu bir köşeye bırakalım. Burada yapılan konuşmaları ve Sayın Kesikbaş’ın açıklamalarını küçümsediğimi sakın düşünmeyin. Ancak ben burada Celalettin Bey’in kişiliğine bir parantez açmak istiyorum.
Hayata sırtındaki ceketin dışında bir sermayesi olmadan başlamayan ve orta halli bir ailenin çocuğu olan Kesikbaş, ODTÜ gibi saygın bir Üniversite’de eğitim gördükten sonra iş yaşamına atılmış ve dişiyle tırnağıyla mücadele ederek, Türkiye’nin saygın yatırımcılarından birisi olmuş bir isim. Kendisinin ticari veya mühendislik bilgileri hakkında yorum yapacak değilim; haddimizi aşmayalım. Ancak entelektüel birikimi ve dünya görüşüne hayran olduğumu ifade edeyim. Nitekim Soruyoruz” programında açıkladığı 2030 Vizyon Projeleri de bu bilgi birikiminin bir ürünü.
Ne mutlu ki böyle önemli bir sanayiciye sahibiz. Kendisinin bilgi birikiminden daha çok ve uzun yıllar faydalanmak, Eskişehirlilerin çıkarına olacaktır.
Ayşe Ünüce’den beklenen açıklama geldi
Uzun süredir beklenen gelişme gerçekleşti ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP’den istifa ederek, YENİ Parti’ye katılacağını açıkladı. Bu arada Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakçı, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe ve Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller de yeni partiye geçtiler.
Uzun süredir, “Ayşe Ünlüce YENİ Parti’ye geçecek mi?” diye bir tartışma vardı. Bu tartışmayı baştan beri anlamsız gördüm. Çünkü Sayın Ünlüce defaatle Özgür Özel’le yol yürüyeceğini açıklamıştı. Elbette her yiğidin bir yoğurt yiyişi var. Mesela Kazım Kurt’a böyle bir soru sorulduğunda çok daha keskin cevaplar veriyor. Ahmet Ataç da aynı şekilde köşeli ve sert yanıtlar verdiğini bildiğimiz bir politikacı. Ama Ayşe Ünlüce daha yumuşak cümlelerle cevap veren bir yapıya sahip.
Öte yandan yumuşak cümlelerle yanıt vermesi, verdiği yanıtın kat’i olduğu gerçeğini de değiştirmiyor.
Neden bazı kişiler, “Ayşe Ünlüce CHP’de kalacakmış” diye ısrarla algı oluşturmaya çalıştılar? Gerçekler ortaya çıkınca utanacaklarını hiç mi düşünmemişlerdi?
Belki de utanma kabiliyetlerini yitirmişlerdir.
Şantajcı troller iş başında
Şimdi “Ayşe Ünlüce CHP’de kalacakmış, kesin bilgi” diye AK Parti – MHP – DEM ve CHP ittifakını savunanlar, “Ayşe Ünlüce’ye soruşturma açılacakmış, kesin bilgi yayabilirsiniz” diye fitne yaymaya devam ediyorlar.
Üstelik aynı kişiler YENİ Partilileri, CHP’de kalanlara şantaj ve baskı yapmakla suçluyorlardı. “Ünlüce’ye soruşturma açılacak” diyorlar, şimdi yaptıklarının adı nedir?
ESTÜ’yle gurur duyuyoruz
Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, ES TV’de canlı yayınlanan “Günaydın Eskişehir” programının konuğu oldu. Meslektaşım Hilal Eroğlu ile birlikte sorularımızı yanıtlayan Profesör Özcan’a daha önce de biz konuk olmuştuk. Bir kimya Profesörü olan Adnan Özcan bizleri çok güzel ağırlamıştı. Ancak o ziyaretten aklımda kalan en önemli ayrıntı, Sayın Özcan’ın bilimadamlarına has heyecanıydı.
Aynı heyecanı Günaydın Eskişehir programında yine gözlemledim.
Türkiye’nin elit üniversitelerinden biri olmak için çabaladıklarını ifade eden Özcan, altyapıda çok güçlendiklerini de belirtti. Doluluk oranlarının yüz 100’ün bile üzerine çıktıklarını söyleyen Özcan, ayrıca yabancı dilde eğitime de büyük önem verdiklerini, teknik üniversitelerin mutlaka yabancı dil bilen öğrenci yetiştirmesi gerektiğini ifade etti. Özcan ayrıca patent üretme konusunda da lider konumda olduklarını söyledi.
Sayın Adnan Özcan, mesai arkadaşları ve ESTÜ’nün bütün öğrencilerini tebrik ederiz. Onların yaptığı bilimsel çalışmalar, Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkartacaktır.
Bir ülke saray yaptı diye muasır medeniyet seviyesine yükselmez. Bir ülke bilim yaptı diye yükselir.
Benim Üniversitem, benim Hocam
Eskişehir’de üç üniversitemiz olduğuyla gurur duyuyoruz. Fakat bu arada tüm bu üniversitelerin kökenini oluşturan Anadolu Üniversitesi’nin başına gelenlerin, pişmiş tavuğun başına gelmediğini unutuyoruz.
Osmangazi Üniversite kurulalı çok oldu. Dolayısıyla bu üniversitenin Anadolu Üniversitesi’nden ayrılmasının yarattığı erozyon, çoktan bertaraf edildi. Ancak Eskişehir Teknik Üniversitesi Anadolu Üniversitesi’nden ayrılalı, şunun şurasında 3 yıl geçmiş değil. Elbette ESTÜ’nün her başarısından gurur duyuyoruz, ama Anadolu Üniversitesi’nin toparlanması için gerekli adımlar da pek atılmıyor.
Neyse ki Üniversitenin başında, meslektaşımız Profesör Yusuf Adıgüzel bulunuyor. Fakülteden 3 dönem büyüğüm olan Adıgüzel, çok başarılı çalışmalar yaparak, Anadolu Üniversitesi’nin bayrağını yukarılara taşıyor.
Nitekim Günaydın Eskişehir programına konuk ettiğimiz Adıgüzel, 26 yeni bölüm açtıklarını ve okullarındaki doluluk oranlarının yüzde 103 seviyesine ulaştığını belirtti. Kendisinin başarılı çalışmalarını takip ediyoruz. Anadolu Üniversitesi bir ekoldür. Bu ekolün Adıgüzel gibi isimlerle güçleneceğinden kuşkumuz yok.
Gümüşsoy müjdeyle göreve başladı
1975 Eskişehir doğumlu olan Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Cumhurbaşkanlığı atamasıyla ESOGÜ Rektörü oldu ve rektör olur olmaz da ayağının tozuyla ES TV ekranlarına çıktı. Günaydın Eskişehir programında ağırladığımız Gümüşsoy, bir önceki Rektör Kamil Çolak gibi tarih kökenli bir bilimadamı. Zaten daha önce rektörlük kadrolarında görev alan Gümüşsoy’un, üniversiteye adapte olmak gibi bir derdi olmayacak. Maalesef ülkemizde o şehirle ve üniversiteyle hiç alakası olmayan kişilerin rektör yapıldığını da gördük. Bu rektörler – iyi niyetli olduklarından kuşkumuz yok – yeni üniversitelerine alışana kadar ciddi vakit kaybediyorlardı.
Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Aczacılık Fakültesi gibi bölgeye sağlık hizmetleri de üreten bir kurum. Bu arada Tıp Fakültesi’nin eski binasının depreme dayanıksız olduğunu da hepimiz biliyorduk. Bu konuda eski binanın tadil edilmesi veya yıkılıp yeniden yapılması gibi iki seçenek arasında sıkışıp kalmıştık. Ancak yeni Rektör Emine Gümüşsoy içimizi ferahlatan kararı açıkladı. Tıp fakültesinin depreme dayanıksız olan kısmı yıkılacak ve yerine yeni bir bina yapılacak.
Alınan bu kararın bütün Eskişehirlilerin hoşuna gittiğini söyleyebilirim. Sayın Emine Gümüşsoy iyi bir müjdeyle vazifesine başladı. Bundan sonra da kendisinden pek çok müjdeli haber alacağımıza eminim.
(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)