Osman Bahadır Cemoğlu, sosyal paylaşım sitesi aracılığı ile tanıştığım güzel bir insan. Zaman zaman sayfasından yaptığı paylaşımları hoşuma gider. Geçenlerde bir cümlesi vardı ki unutamadım bir türlü. Şöyle diyor Cemoğlu; “Körler onları görmese de yıldızlar hep vardır...”
Zübeyde Hanım Kültür Merkezin'deki konser fotoğraflarımın altına yorumlar yapmış tanıdığım tanımadığım nice dostlar. Polatlı’da çok uzun yıllar yaşamamdan ötürü beni Polatlılı kabul eden bir ağabeyim de konser fotoğrafımın altına yorumu kondurmuş; Polatlı’nın medarı iftiharı diyerek... O yorumun hemen altına da sevgili Osman Bahadır Bey döşenmiş... “Şinasi Bey, Eskişehir' in sanat ve kültür yaşamına ışık saçıyorsunuz... Ancak biz Eskişehirliler biraz kıskancızdır... Sizin gibi bir değeri, Polatlı'ya da başka bir memleket ile paylaşamayız. Lütfen karar verin, nerelisiniz...”
Yüreğin sıvazlanması kimin hoşuna gitmez lütfen söyler misiniz? Bu ülke topraklarında nice büyük değerler yaşamıştır. O değerler ki birçoğu hak etmediği bir yaşam biçimi sonunda yaşama veda etmiştir. Onlar ki Anadolu semaları üzerinde birer yıldız olarak yerlerini almış, yaşananları izlemektedirler gökyüzünden. Onların tırnağı bile olamayacağımı bildiğim değerlerin başında Pir Sultan Abdal, Hacı Bektaşı Veli, Mevlana, Yunus Emre, Dadaloğlu, Köroğlu, Nazım Hikmet, Âşık Veysel, Âşık Mahzuni, gökyüzündeki yıldızlardan sadece bazılarıdır. O yıldızlardan bir tanesi de çirkin kral lakaplı Yılmaz Güney’dir. Yüzü halka dönük ve derin bir felsefenin izlerini taşıyan bu değerler hep ağır bedeller ödeyip yaşamla hesaplaşmışlardır... İşte Yılmaz Güney'in bir şiirini sizlerle paylaşmak istedim kabul buyurursanız...
“Biz de bilirdik! Bilirdik el ele tutmayı...
Göz göze bakmayı bilirdik,
yürüyüp sahil boyu şiir okumayı, çiçek almayı...
Üzerine bir dipnot sevgi düşmeyi bilirdik.
Doluydu ellerimiz kalplerimiz dolu,
köşe başları siyaset tartışmalarından fırsat düşmezdi...
Biz de bilirdik yağmurda yürümeyi.
Ama parkamız taşımazdı incecik yağmuru.
Sızardı tenimize...
Rüyalar görmeyi de bilirdik.
Gecemiz işgal edilmişti karabasanlarca.
Dünde sallanır günde sallanır...
Bilirdik hisli şarkıları, armağanı birbirimize bir borç.
Ondan olacak ki,
Türküler çağırdık geceler boyu...
Bilirdik şarap rengi denizin kokusunda.
Ay ışığı yakmayı, lakin yasaktı...
Bilirdik güneş altında sıhhate haiz olmayı.
Küf kokulu karanlıklar öğretti gençlikte solmayı.
Bilirdik tatmayı dünya mutfağında nice eşsiz lezzeti.
Lakin güneşi yoğurup koyduk aşımıza.
Bizde bilirdik sevgiliye karanfil almasını.
Lakin aç idik yedik karanfil parasını...
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Ahmet Ataç’ın Eskişehir’de yarattığı güç!
Tarkan Demir
Yeni otoparklar trafiği rahatlatacak
Kerem Akyıl
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
