SİDE'DE BİR AVUÇ MUTLULUK.

Normal 0 21 <w:Punctuatio

3 Şubat 2012 00:00
A
a
Tam bir buçuk senedir Eskişehir dışına çıkıp tatil amaçlı bir gezi yapmadım. İzmir’den geldiğim günden bu yana denizi koklamadığım tam on sekiz ay oldu. Eşim,  eğitim semineri almak üzere üç günlüğüne Side’de görevlendirilmişti. “Bunca yıl sen bana tatil yaptırdım,gel ben de sana üç günlük bir tatil yaptırayım” deyince hoşuma gitti. Es Tv genel yayın yönetmenimiz Soner Yüksel kardeşime durumu anlattığımda “merak etme hocam ben senin yerine GÜNAYDIN ESKİŞEHİR programını sunarım” deyince bu iş oldu dedim…

Sekiz saatlik bir yolculuğu sohbetle,şekerleme ile tamamlayıverdik. Side’ye geldiğimizde bizi ılıman bir hava karşıladı.Eskişehir’le arasında yaklaşık on, on bir derece ısı farkı vardı yani. Akşam yemeği ve gezinti sonrası yol yorgunluğu kendisini gösterdi. Zorlanmadan uykuya daldık ama ne uyku! Kabusla karışık rüyalar serisi sonrası sabahın altısında sırılsıklam uyandım. Daha doğrusu eşimin “ŞİNASİ UYAN” sarması ile uyandım, “kabus görüyordun” dedi. Tüm tutuklu gazetecileri görmüştüm rüyamda,bire bir hem de. Demir parmaklıklar arkasındaki buz gibi hücrelerinde sarı beyaz karışımı benizleri ile titriyorlardı. Sırası ile ellerini tutmaya,moral vermeye çabalıyordum. Lakin hepsi de kaçamak ve sitemkar biçimde bakışlarını kaçırıyorlardı benden. Hiçbir şey yapamıyordum onlar için. Kiminin bıyıklarının ucundan buz parçacıkları sarkıyordu. Koşarak dışarı fırlayıp insanlardan yardım almak istedim. Çığlık atarcasına bağırıyordum tüm insanlığa “yardım edin” diyerek. Lakin hiçbir Allah’ın kulu beni duymuyor ya da duymazlıktan geliyordu. İçim yanarcasına bir kez daha bağırdığımda yarimin beni sarsması ile uyanmıştım zaten. Rüyamı anlattığımda karım umutsuz bir vakaya bakarcasına homurdandı; “sen ne zaman normal bir insan olacaksın,bu duyarlılıktan arınacaksın bilmiyorum ki” diyerek…

O eğitim seminerine giderken ben de kendimi vurdum sahile. Yaratanın o güzel denizini seyrederek yürüdüm de yürüdüm. Kilometreler boyunca tüm sahili kaplayan otellerin süslendiği palmiye ve çam ağaçlarının yeşiliyle, deniz ananın maviliğinin gök yüzüne aktığı sonsuzluğu seyrettim. Birbirinden güzel ve insana yakın kedicikleri sevdim okşadım sahil boyunca. Balıkçı ağlarındaki umudu izledim. Milyarlarca altın kırıntısına benzer o güzelim kumu avuçlarımın içine alarak okşadım durdum. Aslında o bir avuç kum yaşama sevincimdi,o bir avuç mutluluktu işin doğrusu. O mutluluğu, özgürlüklerinden edilmiş nice duyarlı yürek adına hissettim. Sahile vuran dalgaların köpükleriyle avuçlarımı yıkarken martıların kanatlarına sakladığım selamımı yolladım o duyarlı yüreklere…Bir avuç mutluluğumu yolladım onlara yüreklerini ısıtsın diyerek…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi