Sekiz saatlik bir yolculuğu sohbetle,şekerleme ile tamamlayıverdik. Side’ye geldiğimizde bizi ılıman bir hava karşıladı.Eskişehir’le arasında yaklaşık on, on bir derece ısı farkı vardı yani. Akşam yemeği ve gezinti sonrası yol yorgunluğu kendisini gösterdi. Zorlanmadan uykuya daldık ama ne uyku! Kabusla karışık rüyalar serisi sonrası sabahın altısında sırılsıklam uyandım. Daha doğrusu eşimin “ŞİNASİ UYAN” sarması ile uyandım, “kabus görüyordun” dedi. Tüm tutuklu gazetecileri görmüştüm rüyamda,bire bir hem de. Demir parmaklıklar arkasındaki buz gibi hücrelerinde sarı beyaz karışımı benizleri ile titriyorlardı. Sırası ile ellerini tutmaya,moral vermeye çabalıyordum. Lakin hepsi de kaçamak ve sitemkar biçimde bakışlarını kaçırıyorlardı benden. Hiçbir şey yapamıyordum onlar için. Kiminin bıyıklarının ucundan buz parçacıkları sarkıyordu. Koşarak dışarı fırlayıp insanlardan yardım almak istedim. Çığlık atarcasına bağırıyordum tüm insanlığa “yardım edin” diyerek. Lakin hiçbir Allah’ın kulu beni duymuyor ya da duymazlıktan geliyordu. İçim yanarcasına bir kez daha bağırdığımda yarimin beni sarsması ile uyanmıştım zaten. Rüyamı anlattığımda karım umutsuz bir vakaya bakarcasına homurdandı; “sen ne zaman normal bir insan olacaksın,bu duyarlılıktan arınacaksın bilmiyorum ki” diyerek…
O eğitim seminerine giderken ben de kendimi vurdum sahile. Yaratanın o güzel denizini seyrederek yürüdüm de yürüdüm. Kilometreler boyunca tüm sahili kaplayan otellerin süslendiği palmiye ve çam ağaçlarının yeşiliyle, deniz ananın maviliğinin gök yüzüne aktığı sonsuzluğu seyrettim. Birbirinden güzel ve insana yakın kedicikleri sevdim okşadım sahil boyunca. Balıkçı ağlarındaki umudu izledim. Milyarlarca altın kırıntısına benzer o güzelim kumu avuçlarımın içine alarak okşadım durdum. Aslında o bir avuç kum yaşama sevincimdi,o bir avuç mutluluktu işin doğrusu. O mutluluğu, özgürlüklerinden edilmiş nice duyarlı yürek adına hissettim. Sahile vuran dalgaların köpükleriyle avuçlarımı yıkarken martıların kanatlarına sakladığım selamımı yolladım o duyarlı yüreklere…Bir avuç mutluluğumu yolladım onlara yüreklerini ısıtsın diyerek…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Ahmet Ataç’ın Eskişehir’de yarattığı güç!
Tarkan Demir
Yeni otoparklar trafiği rahatlatacak
Kerem Akyıl
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
