Türkiye’de çek ve senet gibi kambiyo senetlerinin günümüzdeki modern uygulamaları 1956 tarihli Türk Ticaret Kanunu hükümleriyle şekillendi.
Türkiye’de çek ve senet gibi kambiyo senetlerinin günümüzdeki modern uygulamaları 1956 tarihli Türk Ticaret Kanunu hükümleriyle şekillendi.
Buna karşın Türk toplumunda “söz” senet yerine geçerdi.
Verdiği sözü tutamayan insanlar hoş karşılanmaz, cemiyetlerden adeta aforoz edilirlerdi.
Bu durum, kişi için utanç vesilesi olurdu.
Günümüzde bunlardan pek bahsetmek mümkün değil.
Giderek büyüyen yozlaşma ve nasıl olsa yapanın yanına kar kalıyor anlayışı maalesef egemenliğini ilan etti.
Hak etmeyenin yükselmesi, kuralları delenin kazançlı çıkması, dürüst insanların ise çoğu zaman yalnız bırakılması toplumda derin bir kırılma yaratıyor.
En tehlikelisi de bu çürümenin normalleşmesi…
Yani eskiden ayıplanan davranışların artık sıradan karşılanması...
ABD’nin en prestijli üniversitelerinden biri olan Princeton Üniversitesi’nin 133 yıllık “onur sistemi”ni kaldırması aslında çağın yaşadığı güven krizinin çarpıcı bir örneği oldu.
Princeton’da 133 yıllık yasak kaldırıldı.
Sınavlara gözetmen girmesinin yasak olduğu üniversitede, “onur sistemi” kapsamında öğrenciler, sınavlarda kopya çekmeyeceklerine dair yemin ediyorlardı.
Öğrenciler, sınıf arkadaşlarının kopya çektiğini görürse onları şikayet etmekle yükümlüydü. Ancak o günler, büyük ölçüde yapay zeka yüzünden geride kaldı.
Wall Street Journal’ın aktardığını haberleştiren Oksijen gazetesine göre, bu hafta başında öğretim üyeleri, bu yaz döneminden itibaren tüm yüz yüze sınavlarda gözetmen bulunması yönünde oy kullanarak Princeton’da 1893 yılından bu yana yürürlükte olan “onur sistemi”nden vazgeçti.
Princeton Dekanı Michael Gordin tarafından kaleme alınan bir mektuba göre bu değişiklik, “sınıf içi sınavlarda kopya çekmenin yaygınlaştığı algısı nedeniyle” çok sayıda lisans öğrencisi ve öğretim üyesinin talebi üzerine gerçekleşti.
Gordin, yapay zekanın öğrenciler için kopya çekmeyi kolaylaştırdığını, tespit edilmesini ise zorlaştırdığını yazdı.
Öğrenciler, sosyal medyada ifşa edilmekten korktukları için sınıf arkadaşlarını şikayet etmekten kaçınıyorlar.
Şikayet edenler ise bunu çoğunlukla anonim olarak yaptıkları için okul soruşturma başlatmakta zorlanıyor.
Anlayacağınız…
Bir dönemin güven üzerine kurulu eğitim anlayışı teknoloji karşısında geri adım attı.
Princeton’da 133 yıllık öğrencilere duyulan güven bitti.
Yapay zeka, bilgiye ulaşmayı kolaylaştırırken dürüstlüğü ölçmeyi zorlaştırdı.
Artık Princeton, öğrencilerle birlikte teknolojik gelişmelere bağlı değişen ahlak anlayışını da denetlemek zorunda.
Ya kaybolan “onur” duygusu yeniden inşa edilebilir mi?
Çok zor ama imkansız değil.
Prof. Dr. Cem Kaptanoğlu ESOGÜ Tıp Fakültesi’ndeki görevine başladı
Türkiye’de psikiyatri alanında önde gelen isimler arasında yer alan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı eski öğretim üyesi Prof. Dr. Cem Kaptanoğlu yargı karıyla görevine iade edildi.
Hatırlanacağı üzere Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Eskişehir'deki Anadolu Üniversitesi'nden 28, ESOGÜ'den de 16 akademisyen ihraç edilmişti.
11 Ocak 2016'da 1.128 akademisyenin imzasıyla yayımlanan "Barış için Akademisyenler Bildirisi”ni imzaladığı için KHK kararıyla ihraç edilenlerden Prof. Dr. Kaptanoğlu’nun yargı kararıyla görevine dönüyor olmasını “geç gelen adalet” olarak yorumlamak mümkün.
Akademik özgürlük ve bağımsızlıktan halen bahsedemiyor olmamız Türkiye’nin utancı olmayı sürdürüyor maalesef.
İyi tarafından bakıldığında…
ESOGÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı’nın efsane hocalarından Prof. Dr. Kaptanoğlu, 2017 yılından bu yana uzak kaldığı öğrencileriyle nihayet bir araya gelecek.
Prof. Dr. Cem Kaptanoğlu gibi Türkiye’nin önemli değerlerini beyan ettikleri görüşlerinden dolayı cezalandırmak değil pamuklara sarıp sarmalamalıyız.
Hoş geldin hocam.
Bu yazıyı 31 Aralık 2025 tarihinde bu köşede kaleme almıştım.
Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri ile hekim arkadaşlarının Prof. Dr. Cem Kaptanoğlu’nu üniversitedeki odasında ziyaret ettiklerine ilişkin fotoğraflı paylaşımı görünce…
Kıymetli Cem hocamızı selamlamasak olmazdı.
Başkan Nazan Aksaray’ın şu sözlerinin altına imza atarak yazımı sonlandırayım:
“Hukuka aykırı biçimde kamu görevinden uzaklaştırılan tüm akademisyenlere yaşatılan mağduriyete bir an önce son verilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.
Bilimin, emeğin değeri için, adalet, demokrasi ve barış için hep birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.”