Eskişehir’de adı Cumhuriyet Halk Partisi ile özdeş Kazım Kurt’un siyasal mücadelesini konu alan “Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu” adlı kitap Cumhuriyet Kitapları tarafından yayımlandı.
Eskişehir’de adı Cumhuriyet Halk Partisi ile özdeş Kazım Kurt’un siyasal mücadelesini konu alan “Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu” adlı kitap Cumhuriyet Kitapları tarafından yayımlandı.
Meslektaşımız Arif Anbar’ın kaleme aldığı kitap, Büyük Önder Atatürk’ün çizdiği yolda şekillenen demokratik, laik, hukuk devleti Türkiye Cumhuriyeti’nin başta eğitim olmak üzere her alanda vatandaşına sunduğu fırsat eşitliğinin kazanımlarını da ortaya koyuyor.
Başkan Kurt ile ESTV’de yaptığımız programda söylediği şu sözler bunu destekler nitelikte:
“Eskişehir’in Seyitgazi ilçesine bağlı Yenikent köyünde 1957'de dünyaya geldim. İlkokulu köyümde okudum.
Devlet parasız yatılı sınavını kazanarak İstanbul'a gittim. Haydarpaşa Lisesi'nde bir süre okudum sonra Eskişehir'e gelip liseyi burada bitirdim.
Yine devlet yurtlarında kalarak Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdim. Benim ülkeme, devletime borum var.
Büyük Önder Atatürk, demokrasi ve Cumhuriyet sayesinde eşit ve parasız eğitim imkanına kavuştum. Cumhuriyetin yurttaşa tanıdığı fırsat eşitliğiyle TBMM’de görev yaparken, iki Cumhurbaşkanı’nın çocuklarıyla arkadaşlık yaptım. Milletvekilliği, belediye başkanlığı yaptım, yapıyorum.
Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin sıradan bir yurttaşıyım. Halktan hiç kopmadım. Pek çok insana dokundum.
Sivrilmiş özelliğim yok, sıradan bir insanım.
Köyden yetişmiş Cumhuriyetin imkanları ve devletin desteğiyle okumuş şanslı bir insanım.
Atatürk, demokrasi ve Cumhuriyet olmasaydı biz buralara gelemezdik.
Halkın beni sıradan bir Eskişehirli, ‘Bizim Kazım’ diye hatırlamasını isterim. ‘Vekil oldum, başkan oldum, kimse yanıma sokulamasın’ böyle bir derdim olmadı, olamaz.
Eskişehir’de doğup, büyümüş, Eskişehir’e hizmet etmiş biri olarak ‘İyi adamdı’ deseler yeter.”
Başkan Kurt’a “Halkçı Başkan” yakıştırması da buradan geliyor zaten…
Savunduğu siyasi çizgiye yakışan da budur, her zaman mütevazi olmak…
Gelelim kitaba…
Öğrencilik yaşlarında başlayan siyasal mücadelesinde çeşitli dönemlerde CHP üyesi olarak Eskişehir'de İl Yöneticiliği, Merkez İlçe Başkanlığı, Kurultay Delegeliği, Milletvekili adaylığı görevlerinde bulunan…
Odunpazarı ve Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi olarak görev yapan, 2 yıl Büyükşehir Belediye Meclis Başkan vekilliği yapan, 2009-2011 yıllarında Eskişehir Kent Konseyi Başkanlığını üstlenen...
24. dönem TBMM Eskişehir Milletvekiliyken 2014 yerel seçimlerinde Odunpazarı ilçesinden belediye başkanı seçilen ve bu görevinde 12. yılını dolduran Kazım Kurt’un 69 yıllık ömrünün önemli bölümünü adadığı siyasal mücadelesine pencere açmış bu kitap.
Cumhuriyet Kitapları başta olmak üzere birçok kitapçıda, yayınevinde ve online satış platformlarında yerini alan kitabı, Eskişehir’de temin etmek isteyenler, İnsancıl ve Adımlar kitapevleri ziyaret edebilir.
Günümüzün vebası: Sanal kumar ve uyuşturucu!
1–7 Mart tarihleri arasında kutlanan Yeşilay Haftası kapsamında, Yeşilay Eskişehir Şubesi Başkanı Ayşe Fert Dökmeci ile Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) Eskişehir Bölge Koordinatörü Volkan Şahin’in ESTV yayınında paylaştığı veriler, meselenin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
2019 yılında Eskişehir’de kurulan YEDAM’a bugüne kadar 1.600 kişi başvurmuş.
Şahin’in verdiği bilgiye göre, son 2-3 yıldır YEDAM’a yıllık ortalama 300 başvuru var.
Asıl çarpıcı olan şu:
Başvuruların yüzde 60’ı uyuşturucu ve sanal kumar bağımlılığıyla ilgili.
Sanal kumar cephesinde cep telefonlarının ekranında büyüyen bir salgınla karşı karşıyayız.
Bağımlılık türlerinde en riskli yaş aralığı 15-24. Ancak uyuşturucu maddelerde kullanım yaşının 12’ye kadar düştüğüne dair gözlemler, alarm zillerinin çoktan çaldığını gösteriyor.
Daha çocuk sayılabilecek yaşta gençler, bir yandan uyuşturucu maddelerle tanışıyor, diğer yandan sanal bahis ve kumar sitelerinin içine çekiliyor.
Kumarda ve madde kullanımında YEDAM’a başvuranların yüzde 80’ini 20-40 yaş arası oluşturuyor. Üretken çağdaki bir kuşaktan bahsediyoruz.
Bu sadece bireysel bir sorun değil. Bu, aileyi dağıtan, ekonomiyi zayıflatan, toplumsal çürümeyi hızlandıran bir mesele.
Devlet kurumları okullarda çalışmalar yürütüyor. Yeşilay ve YEDAM ücretsiz psikolojik ve sosyal destek sağlıyor. Ailelere de danışmanlık veriliyor. Bu çok kıymetli.
Sanal kumar ve uyuşturucu artık “başkasının çocuğunun” sorunu değil. Bu, hepimizin kapısına dayanmış bir gerçek.
Eğer 12 yaşındaki bir çocuk maddeyle tanışıyorsa, eğer 20 yaşındaki bir genç maaşını sanal bahiste kaybediyorsa, bu sadece sağlık problemi değil, aynı zamanda bir gelecek problemidir.
Geleceğimizi kaybetmeden toplumsal seferberlik şart gibi görünüyor.