yandex

Bırakın çocuklar kod yazsın

Anadolu Üniversitesi bu yıl tam 15 yeni bölüm açıyor: Yapay zeka, veri analistliği, dijital oyun tasarımı, kodlama… Hatta "Felsefe ve Yapay Zeka" diye bir lisans programı bile var.

4 Ağustos 2026 09:08
A
a

Haberin detaylarını okurken ilk bilgisayarın o hantal kasasının hayatımıza girişini düşündüm. Eskilerin zamanında meslek dediğin belliydi; mühendis olurdun, doktor olurdun, öğretmen ya da kaymakam olurdun. En fazla "iktisat okuyayım da bankaya gireyim" derdi gençler. Şimdi dünya öyle bir hızla kabuk değiştiriyor ki, düne kadar adını bile duymadığımız meslekler bugün üniversite amfilerinde ders olarak okutuluyor.

Şu an çoğu kişi bu hızlı değişime biraz mesafeli yaklaşıyor. "Canım, bilgisayardan da meslek mi olurmuş?" ya da "Çocuk sabahtan akşama kadar ekran karşında oyun oynuyor, istikbalini karartacak" diye dizini döven çok anne baba gördüm. Haklılar da bir bakıma. Çünkü biz ekmeğimizi bilekle, alın teriyle, elle tutulur işlerle kazanmaya alışmış bir kuşağız. Bizim için bir şeyin "iş" sayılması için sabah sekizde evden çıkıp akşam altıda dönülmesi gerekirdi.
Ama işte zamanın kendine has bir hesabı var. Biz istesek de istemesek de o çark dönüyor.

Dünyanın gidişatına göz atan herkes görecektir ki, dünün sabit ve değişmez kabul edilen üretim modelleri bugün yerini dinamik, hızlı ve veriye dayalı bir yapıya bıraktı. Tam da bu yüzden, gençlerin sadece diploması olan bireyler olarak değil, günümüz dünyasının ihtiyaç duyduğu donanımla yetişmesi stratejik bir zorunluluktur.

Bugün Eskişehir’de, o bizim bildiğimiz güzelim sokaklarda yürüyen gençler, yarın hayatı tamamen dijital ekranların arkasından inşa edecekler. Bu noktada vizyoner adımların Eskişehir gibi bir eğitim kentinde atılması şaşırtıcı değil. Yıllardır binlerce genci bağrında ağırlayan, onlara sadece bir üniversite eğitimi değil, bir şehir kültürü sunan bu topraklar; şimdi de geleceğin iş gücünü şekillendirme misyonunu üstleniyor.

Anadolu Üniversitesi’nin açtığı bu bölümler, bana kalırsa sadece birer tercih seçeneği değil; geleceğin kapısını aralayan birer anahtar. Üstelik bu işin sadece teknik tarafına değil; işin felsefesine, etik boyutuna da kafa yoracak bölümlerin açılması -"Felsefe ve Yapay Zeka" gibi- bana ayrı bir güven verdi. Demek ki teknolojiyi sadece tüketen değil, üzerine düşünen bir nesil yetiştirmek istiyoruz.

Eğitimin amacı yalnızca geçmişin bilgisini aktarmak değil, geleceğin belirsizliklerine karşı yeni nesillere yol gösterebilmektir. Yarının dünyasını kuracak olan gençlerin, bugünden doğru kulvarlara yönlendirilmesi; hem bireysel istihdam olanakları hem de ülkenin küresel ölçekteki rekabet gücü açısından büyük önem taşıyor.

Değişim kapıyı çaldığında onu görmezden gelmek değil, doğru araçlarla karşılamak gerekir. Yükseköğretimdeki bu dönüşüm hamlesi, geleceği doğru okumanın ve zamanın ruhuna uyum sağlamanın değerli bir örneğidir. Yeni açılan bu yolların, idealist gençlerin emeğiyle memleket için verimli neticeler doğurmasını temenni etmek gerekiyor.

Evlatlarımız, torunlarımız bizim geçtiğimiz yollardan yürümeyecekler. Onların önünde başka bir patika var. Bizim yapmamız gereken tek şey, kendi zamanımızın alışkanlıklarıyla onların geleceğine ket vurmamak. "Yapay zeka da neymiş, oyun tasarımıyla karın mı doyar?" demek kolay. Zor olan, zamanın ruhunu anlamak ve gençlerin heyecanına ortak olabilmektir.

Zaman değişiyor dostlar. Dünün makbul meslekleri bugün yerini yenilerine bırakıyor. Varsın bıraksın. Yeter ki o bölümlere girecek gençlerimiz sadece ekran karşısında kod yazmayı değil; o teknolojiyi insana, vicdana ve memlekete faydalı kılmayı da öğrensinler.
Kendi adıma, geleceği inşa edecek bu çocuklara sadece başarılar diliyorum. Yolculukları uzun, zihinleri açık olsun. Zaman onların zamanı.

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...