yandex

Sıkı para politikası 3 yılda vatandaşın sırtında kambura döndü!

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, bu yılın 3. enflasyon raporunu açıkladı. Bu yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 26’dan yüzde 28’e yukarı yönlü revize edildi.

14 Ağustos 2026 09:25
A
a
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, bu yılın 3. enflasyon raporunu açıkladı.

Bu yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 26’dan yüzde 28’e yukarı yönlü revize edildi.

2027 yılı sonunda yüzde 15, 2028’de ise yüzde 9 hedefi yinelendi.

Orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağı öngörüldü.

Anlayacağınız enflasyonla mücadele sınavımız sürüyor.

AK Parti’nin iktidara geldiği Kasım 2002’de yıllık yüzde 31 düzeyinde olan enflasyon 24 yıl sonra aynı seviyelerde seyrediyor.

AK Parti, Kemal Derviş programı ve IMF ile yapılan stand-by anlaşmaları çerçevesinde uygulanan ekonomik programlar ve mali disiplini sürdürünce Aralık 2004 sonunda enflasyon yüzde 9’ları gördü, uzunca süre yüzde 10’un altında devam etti.

2020 itibarıyla pandemi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Nas” politikası ısrarıyla kontrolden çıkan enflasyon yüzde 70’leri gördü.

2023’te ekonominin dümenine geçen Mehmet Şimşek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizesiyle hayata geçirdiği sıkı para politikası ve enflasyonla mücadele programı istenilen sonucu halen vermiş değil.

“İtibardan tasarruf olmaz” anlayışıyla kamuda tasarrufun esamesinin okunmadığı ekonomi programı vergilerle vatandaşın sırtına yüklenmiş durumda.

Bütçe harcamalarının bu yılın ilk yarısı ile geçen yılın aynı dönemini karşılaştırdığımızda yüzde 27’lik bir artış söz konusu.

Kamudaki tasarrufsuzluğa bir türlü hayata geçirilemeyen yapısal reformlar eklendiğinde bu acı tablo çıkıyor karşımıza.

Türkiye 3 yılı aşkın bir süredir yüksek enflasyonla yaşayıyor.

Yüksek enflasyona bağlı hayat pahalılığıyla kazançları arasındaki makas kapanamaz hale gelince özellikle dar ve sabit gelirliler perişan oldu.

Asgari ve buna yakın ücret alanlar ile emekliler maalesef temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyor bugün.

Açlık sınırı 37 bin, yoksulluk sınırı 121 bin liraya dayandı.

Hasılı…

Üç yıldır uygulanan sıkı para politikasının faturası artık vatandaşın sırtında ağır bir kambura dönüşmüş durumda.

“Enflasyon düşecek” deniliyor, faizler artırılıyor, vergiler yükseliyor, krediye ulaşmak zorlaşıyor, vatandaşın harcama gücü geriliyor.

Kuşkusuz enflasyonla mücadele kolay değil. Fiyat istikrarı sağlanmadan sürdürülebilir büyüme ve refahtan söz etmek mümkün değil.

Ancak ekonomik programın yükü toplumun geniş kesimlerine yüklenirken, kamunun tasarruf konusunda aynı kararlılığı göstermemesi ciddi bir adalet sorununa dönüşüyor.

Vatandaştan fedakarlık istenirken kamu harcamalarında aynı fedakarlığın görülmemesi, “Bu yükü neden hep biz taşıyoruz?” sorusunu gündemden düşürmüyor.

Artık vatandaşın hayatında hissedilecek gerçek bir ekonomik rahatlamaya ihtiyacı var.

Çünkü 3 yıldır sabreden vatandaşın artık kemer sıkacak hali kalmadı.

(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...