Gündoğdu ve Sanayi Çarşısı’nın dönüşememesinin nedeni AK Parti’nin Eskişehir’deki politikacılarıdır

Başlıktaki ifade Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a ait.

24 Mart 2026 09:11
A
a
“Eskişehir’in çözüm bekleyen en büyük sorunu nedir?” diye anket yapılsa, ilçe yolları, kuzey çevre yolu ve trafikten önce kentsel dönüşüm gelir.
Ama bir türlü, “seçim öncesi propagandadan” öteye geçemiyor.
Yıllardır hep aynı şeyler söyleniyor ama bu defa biraz farklı.
Başkanlar Ayşe Ünlüce de Kazım Kurt da üzerine basa basa “Verin yetkiyi yapalım” diyor.
Ayşe Ünlüce’den sonra Başkan Kazım Kurt da ESTV yayınında vurguladı:
“Biz Ayşe Hanım'la Aynı düşüncenin insanlar olarak aynı şeylere inanan kişileriz. Küçük Sanayi Sitesi’nin ve Gündoğdu'nun mutlaka dönüşmesi lazım.
Afet riskli alan olarak ilan edilmiş ise bunun anlamı şudur:
Burada her an afet olabilir, her an her şey dökülebilir, yıkılabilir ve can kaybı olur, mal kaybı olur, büyük bir felaket olur demektir bu.
Ama Gündoğdu 2012'den bu yana, Küçük Sanayi Çarşısı da 2017'den bu yana bir çizik işlem yapılmadan duran alanlardır. Ben her ikisiyle de ilgili uğraştım. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na dilekçeler yazıyorum her yıl ‘Yetkiyi bize verin’ diye ama vermiyorlar.
Dava açtık afet riskli alanın iptali için, onu da maalesef kaybettik. Dolayısıyla biz uğraşıyoruz, istiyoruz. Çünkü şehrimizin en merkezi yeri. 66 hektar Küçük Sanayi Çarşısı, 28 hektar da Gündoğdu'da olmak üzere neredeyse 100 hektara yakın bir alanın dönüşmesi şart. Resmi Gazete’yle devlet ilan etmiş, ‘Ben burayı dönüştüreceğim’ demiş. Ama dönüştürmüyor.
Dönüştürmemesinin sebebi Eskişehir'deki Adalet ve Kalkınma Partili yerel politikacılar. Çok net bunu da bütün Eskişehir bilsin.
Biz Türkiye'deki her türlü ekonomik zorluğa rağmen yetki bize verilirse biz o işi yaparız. Hem de en iyisini yaparız. Sanayi Çarşısı ve Gündoğdu'nun yetkisi verilirse Büyükşehir de yapar biz de yaparız. Birlikte de yaparız.”
Yahu daha ne desinler…
Eskişehirlileri kurtarın bu zulümden artık.

Trafik cezalarının artması işe yaramış gibi görünüyor!

 Bazı konularda cezalar ne kadar yüksekse caydırıcılık etkisi de aynı oranda yüksek olabiliyor.
Bir etkinliği haber amaçlı izlemek üzere 2005 yılında gittiğim Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta sigaraya karşı başlatılmış adeta bir seferberlik söz konusuydu.
Öyle ki bu günümüzde de devam ediyor. Sokakta sigara içmek halen yasak.
Nitekim bugün Türkmenistan’da sigara tüketiminin yok denecek kadar azaldığından bahsedebiliriz.
Türkiye’de maalesef güvenlik endişesi yaratan trafik kurallarına uymama konusunda direnç gösteren “maganda”ların varlığı hepimizin malumu.
Hem sağlıklı ulaşım ve trafik hem de can güvenliği konusunda tehlikeli bir hal alan bu durumun önüne geçmek için hükümetin attığı en olumlu adım trafik cezalarını artırmak oldu.
Bazı alanlarda cezaların yüksekliği doğrudan davranışı değiştiriyor.
Ev ile işyerim arasında çevreyolunu kullanan biri olarak hız limitlerini aşmamak için sürücülerin azami gayret gösterildiğine tanık olmak bir yana…
Bayram iznim nedeniyle otomobilimle gittiğim Eskişehir-İzmir güzergahında da benzer duruma şahit oldum.
Trafik cezalarının caydırıcı hale gelmesi meyvesini vermeye başlamış.
İçişleri Bakanlığı her yıl bayramlarda meydana gelen trafik kazalarının bilançolarını açıklıyor.
Geçen yıl Ramazan Bayramı tatili boyunca yaşanan 6 bin 268 trafik kazasında 74 kişi hayatını kaybetti, 10 bin 199 kişi yaralandı. Aşırı hız kaynaklı ölümler 44 kişiyi buldu.
Bu bayram için henüz bir açıklama yapılmadı ancak gözlemlerime göre bir azalma yaşanacak.
Trafik cezalarının ağırlaştırılması yani caydırıcı hale gelmesi sonuç verecek gibi duruyor.
Çünkü artık sadece kural değil, ceza da ciddiye alınıyor.
Sonuç olarak…
Trafik cezalarının artırılması bir tercih değil, bir zorunluluktu.
Ve görünen o ki…
Ceza arttıkça ihlal azalıyor, ihlal azaldıkça hayat kurtuluyor.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi