Benzine yeniden zam geldi ve pompa fiyatı 28 lira 90 kuruşu buldu...
Aslında zam gelmediği günleri haber yapsak yeridir. Her ne kadar "Ben hep 50 liralık benzin alıyorum" desem de, son olarak benzin istasyonundaki pompacı. "Kardeşim 50 lira ile zippo çakmak doldurursun" dediği için bir çılgınlık yapmaya karar verdim; arabayı benzin istasyonuna çekip, "Fulle delikanlı!" demeye karar verdim.
Tabii kolay bir karar değildi benimkisi...
Önce annemin hayır duasını almam gerekiyordu. Allah razı olsun kendisi bana sonuna kadar destek olacağını söyledi. Dayımı arayıp tavsiye aldım. Amcam ve küçük halam beni yalnız bırakmayacaklarını söylediler. Teyze, ana yarısıdır... Onların da hayır duasını aldım. İş yerindeki dostlarım arkamda durdular. Bu başarıda onların desteğini yadsıyamam...
Nihayetinde uykusuz bir geceden sonra sabah namazını kılıp, babamın mezarında Fatiha okuyup ve akabinde benzin istasyonuna gidip, "Fulle delikanlı" dedim. Artık ne olacaksa olmasının zamanı gelmişti...
Pompacı çocuk, "Ağbi 'Fulle' derken..." dedi; "Hani pompayı koyup, ne kadar dolarsa o kadar mı benzin koyacağım?" diye sordu. Sanki sıradan bir şeymiş gibi cep telefonumu karıştırıken, "Evet güzelim" dedim. Çocuk bir anda uzaklaştı ve yanındaki istasyon müdürü içeriden "Arz-ı hürmetler ederim efenim" diyerek fırlayıp geldi. Yüz vermedim elbette. Sonuçta parasıyla hizmet almıyor muyum?
Müdür "Çocuk yanlış mı anladı acaba? Depoyu fulleyecekmişsiniz" dedi. Telefondaki mesajları okuyormuş gibi yaparak ve sanki sıradan bir şeymiş gibi davranarak, "Doğru anlamış, depoyu fulleyelim" dedim.
Bunun üzerine istasyon müdürü "Şak" diye topuk selamı verdi ve pompacıya "Fulllleeee" demeye kalmadan gözleri kaykıldı ve gariban bayıldı gitti. Neyse ki kafasını betona çarpmadan havada tuttuk. Benim arabada pandemi döneminden kalma limon kolonyası var. Adamcağızın yüzüne yüzüne çarptık da zor ayılttık.
Ayılıp da kel suratımı görünce yattığı yerden ayağa fırlayıp ceketinin düğmelerini iliklemeye kalktı. Neden sonra aklına geldi ve pompacı başta olmak üzere çalışanlara sert bir dille bir takım talimatlar verdi. Pompacı – nereden bulduysa artık – beyaz ipek bir eldivenle geldi. Hani Fransız özentisi restaurantlarda şarap koyan garson şişeyi kıvırarak kaldırır ya... Hah; işte o hesap. Çalışanlardan genci pompanın altına üçgen katlanmış peçete koyarken, asıl pompacı – tek kaşı havada – pompayı kıvırarak kaldırdı ve tecrübesini konuşturarak tek elle yerine astı.
Bu arada diğer müşteriler kimisi nefretle bakarak kimisi de fırsattan istifade selfie çekerek bizi takip ediyordu.
Bir diğer kriz de ödeme yaparken gerçekleşti. Alman gümüşü bir tepsinin üzerinde getirilen post cihazını reddederek, "Nakit canım" deyince oluşan şaşkınlığı görmeliydiniz. Abartmıyorum, nakit parayı sayarken bütün sesler kesilmiş, sanki kuşlar bile susmuş, sadece banknotların hışırtısı kalmıştı.
Son olarak aracıma binip uzaklaşmadan Müdür Bey yanıma yaklaştı ve selfie çekme teklifinde bulundu. Tevazu en önemli özelliklerimdendir. Kendisini kırmayıp selfie çektirdim. Tabii bu arada bir diğer görevli de aracımın üzerindeki ölü sinekleri temizlemekle meşguldü.Onun da yanağını okşadım ve tokalaşır gibi yapıp, eline üç – beş kuruş bir şeyler sıkıştırdım.
Sonuç olarak ne yaptıysam, bilinçli olarak yaptım. Yaptığımın arkasındayım ve asla pişman değilim. Elbette hükûmetimize de duacıyım. Allah efendimiz hazretlerini başımızdan eksik etmesin. Eğer onlar olmazsa – maazallah – ekonomik kriz olur. Aman istikrar bozulmasın...
İLAHİ KEREM BEY, NEYZEN TEVFİK Mİ DESEM, FUZULİ Mİ DESEM ...
Anlayana sivrisinek az gelir anlamassan davul zurna calsak hikaye, dünyaya ampulden bakanlara iyi bir kinaye yada hikaye...
Allah iyiliğinizi versin bende rüya gördünüz de onu anlatıyorsunuz sandım.
yazarımız bol bol yılmaz özdil okumuş hafta sonu galibaaa
okumasına gerek yok. aynı kalemden çıkan yazılar çünkü
Ellere var da Eskişehir’e yok mu?
Tarkan Demir
Almanya Ahmet Ataç’ı örnek alıyor
Kerem Akyıl
Sağduyu her şeyden önemli
Ahmet D. Canoruç
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
