Yeni yılın ilk günlerinden beri özellikle TÜİK’in enflasyon rakamlarını açıkladığı günden itibaren emekli maaşlarına ne kadar zam yapılacağı konuşuluyor. “Aslında yapılacak zam oranı belli de ilave bir artış olacak mı?” merak edilen bu.
Yeni yılın ilk günlerinden beri özellikle TÜİK’in enflasyon rakamlarını açıkladığı günden itibaren emekli maaşlarına ne kadar zam yapılacağı konuşuluyor.
“Aslında yapılacak zam oranı belli de ilave bir artış olacak mı?” merak edilen bu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, en düşük emekli aylığı alanlara yönelik bir yasal düzenlemenin hazırlığı olduğu yönünde açıklama yaptı ancak rakam veya oran vermedi.
En düşük emekli maaşı yüzde 12 enflasyon artışıyla 16 bin 881 liradan 18 bin 939 liraya çıkacak, memur emeklilerinde ise bu rakam yüzde 18’lik artışla 27 bin 887 lira olacak.
Kulislere göre, en düşük SGK ve Bağ-Kur emekli aylığı için 20 bin veya 21 bin 500 civarında bir rakamdan bahsediliyor. Asgari ücrete yapılan yüzde 27 oranı telaffuz ediliyor.
BİLE BİLE LADES
Bu duruma nasıl gelindiğini hepimiz biliyoruz ancak yine de hatırlatmak lazım.
2008 yılında ilgi yasadan “En düşük emekli aylığı asgari ücretten düşük olamaz” güvencesi kaldırıldı.
Emekli aylığı hesaplamasında baz alınan “Aylık Bağlama Oranı” her yıl için düşürülerek yüzde 75’lerden yüzde 25-30’lara kadar kademeli gerileyince…
Yaklaşık 17 milyon emekli için böylesine garabet bir durum ortaya çıktı.
28 bin 75 lira olan asgari ücretin çok çok altında en düşük emekli aylığı alan 4 milyon civarındaki SSK ve Bağ-Kur emeklisi, hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon karşısında zor günler geçiriyor.
Peki 2008 yılında bu düzenleme yapılmasaydı ne olurdu?
Sosyal güvenlik uzmanı Ali Tezel’in hesaplamasına göre, eğer 2008 yılında eski kanundan gelen taban aylık kaldırılmasaydı 1 Ocak 2026 günü taban aylık 46 bin liraya yükselecekti.
Yani hiçbir emekli 46 bin liradan az maaş almayacaktı.
Emekli maaşı formülüyle oynayınca bugün bu tablo ortaya çıktı. İnsanlara hak ettiğinden daha düşük emekli aylığı veriliyor.
Sosyal devletten sadaka devletine doğru yol alan Türkiye’de sadece emekliler değil asgari ücretliler, dar ve sabit gelirliler hatta esnaf ve sanatkarlar da çok zor durumda.
Toplumun büyük kesimini ilgilendiren böylesine adaletsiz duruma sessiz kalmak, kabullenmek anlamına geliyor.
Eğer emekliler örgütlenmeleri halinde daha güçlü hale geleceklerini, taleplerinin iktidarlarca dikkate alınmak zorunda kalınacağını iyi anlasalar…
Bugünkü tabloyla karşılaşmaları imkansız.
ESTV yayınına konuk olan Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı, en düşük emekli aylığının en düşük memur maaşına denk olması gerektiği konusundaki taleplerini sokaklarda haykırdıklarını söyledi.
Hangi parti iktidarda olursa olsun demokratik Türkiye ve adaletli gelir dağılımını savunmaya devam edeceklerini ifade eden Şanlı, “Hiçbir güç örgütlü toplumun önünde duramaz. Emeklilerin içinde bulunduğu açmaz düzeltilinceye kadar bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Emekliler yapılanları unutmaz, 2024 yerel seçimlerinde olduğu gibi sandıkta bunun hesabını sorar” dedi.
Unutmamak gerekir ki…
Ağlamayana meme yok.
Türk Metal Sendikası’nın omzundaki büyük sorumluluk!
İşverenleri temsil eden Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile Türk-İş’e bağlı Türk Metal Sendikası arasında yürütülen Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde henüz bir anlaşmaya varılamadı.
Türk Metal Sendikası’ndan yapılan açıklamaya göre, MESS’in daveti üzerine İstanbul’da yapılan toplantıda 1 Eylül 2025'ten geçerli olmak üzere, ücret zam teklifi 1. altı ay için yüzde 15.
Diğer 6 aylık periyotlar içinse herhangi bir teklif yok. Sosyal yardımlarda ise yıllık zam teklifi yüzde 33. 2. yıl için yine herhangi bir artış teklifinde bulunulmadı.
Ayrıca MESS, sözleşmenin 3 yıllık olması, ikramiyelerin kesinti yapılarak ödenmesi, denkleştirme ve telafi uygulamasının sözleşmede yer alması, deneme süresinin 4 aya çıkarılması gibi tekliflerini masada tutuyor.
Doğal olarak Türk Metal Sendikası teklifleri kabil etmemiş.
İnsanın aklıyla alay eder gibi bir zam teklifi var ortada.
Grev yasağı bulunmayan metal sektöründe grup toplu iş sözleşmesi örnek teşkil eder.
Dolayısıyla Türk Metal Sendikası’nın alacağı zam 2026 yılı için diğer sektörler için de emsal olacak.
Umarım sendika bu sorumluluğunun farkındadır.