Havaların ısınması ve pandemi şartlarının hafiflemesi aynı döneme denk geldi. Böyle olunca da 2 senedir evlerimize tıkılmış olan bizler, ufak ufak başımızı dışarı çıkartmaya başladık. Meğer hayat ne güzelmiş...
Tabii bu arada kentimizdeki turist sayısında da artış olmaya başladı. Eskişehir'in – mesela – bir Antalya gibi olmasını beklememek lazım. Ancak giderek daha çok turiste ev sahipliği yapıyoruz. Tabii burada Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin önemli katkıları var. Nitekim Porsuk Çayı'nda sıra bekleyen yerli turistleri görmek bizi mutlu ediyor. Yılmaz Büyükerşen'in çağrısını tekrarlayalım ve ülkemizdeki bütün vatandaşlarımızı güzel Eskişehir'i ziyaret etmeye davet edelim. İnşallah bu sene yeni bir sıkıntıyla karşılaşmayız ve kentimizde daha çok misafir ağırlamanın mutluluğunu yaşarız. Açıkçası ben bu sene turizmden, her senekine nazaran daha çok gelir elde edeceğimizi düşünüyorum.
Alın teri kurumadan
Birkaç hafta önce yaşanan bazı sıkıntılar nedeniyle kadroya alınmayan futbolcumuz Tolga Yakut'un kulüpten ayrılmak için harekete geçtiği öğrenildi. Şimdi Tolga Yakut'un nicedir maaşını alamadığını öğrendik ve üzüldük. Halbuki biz futbolcularımızın maaşlarını almakta büyük sorunlar yaşamadığını düşünüyorduk.
Seneye transfer tahtasını açacağımızdan umudum kalmadı. Ancak eldeki futbolcuları kaybetmek kötü olur. Başta Tolga Yakut olmak üzere kimse yanlış anlamasın; hiçbiri bulunmaz Hint kumaşı değiller. Alt yapıdan gelecek yeni futbolcularla yerleri çok rahat doldurulur. Ayrıca geçen sene "Eskişehir'den gidiyoruz" diyen futbolcularımızın durumundan da ibret almak lazım; hiçbiri kadro yüzü göremedi. Mesela Tolga Yakut kadrodan ayrılırsa, "Eyvahlar olsun! Eskişehir şimdi hapı yuttu" demeyiz.
Ancak sıradan bir futbolcu olmak demek, maaşların ödenmemesinin mazereti olmaz. Tolga Yakut kiminle münakaşa etmiş? Suat Kaya neden böyle bir tutum almış? Bütün bunlar ayrı konu... Alın teriyle mücadele eden futbolcularımızın hakları, daha terleri kurumadan ödenmeli. Bu konuda yönetimin biraz daha özverili olmasında fayda var.
Önce indirim sonra bindirim
En son 12 Nisan'da benzin fiyatlarına 1 lira 4 kuruşluk indirim gelmişti. Bizim memlekette bir şeyin indirilmesini hayra yormamak lazım. Maaşallah vatandaş olarak indirimlere değil, bindirimlere alışkınız. Sevgili hükûmet büyüklerimizin vatandaşı düşünüp bir şeye indirim yapmasına bünyemiz alışkın değil.
Nitekim yandaş ve yalaka basın tarafından 12 Nisan'daki "Büyük indirim! Asrın indirimi!" gibi sözlerle pazarlanan indirimin kokusu da çıktı. Bugünden itibaren benzinin litre fiyatına 1 lira 79 kuruş zam geliyor. Yani 4 gün öncesine göre benzini 75 kuruş daha pahalıya alacağız.
Ne güzel indirim öyle değil mi? Önce indirim, sonra üzerine bir güzel bindirim...
Heykel görmeye bekleriz Eskişehir e
Ellere var da Eskişehir’e yok mu?
Tarkan Demir
Almanya Ahmet Ataç’ı örnek alıyor
Kerem Akyıl
Sağduyu her şeyden önemli
Ahmet D. Canoruç
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
