Eskişehir’de son haftaların en dikkat çekici konusu ESKİ tartışması üzerinden yürüyen siyaset oldu.
Bu gerilime karşın, hatta kendisi hakkındaki suç duyurusuna rağmen Başkan Ünlüce, alışıldık siyasi reflekslerin dışına çıktı.
Normal şartlarda böyle bir gelişme karşısında ağır sözler ve siyasi iklimi gerecek bir karşı duruş beklenir değil mi?
Sert açıklamalar, karşılıklı suçlamalar, dozu giderek artan polemikler…
Hele ki karşı cephede AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak gibi doğrudan suç duyurusuna giden bir siyasi figür varsa, tansiyonun yükselmesi neredeyse kaçınılmazdır.
Ama öyle olmadı.
Ünlüce, bırakın üslubunu sertleştirmeyi, eleştiri tonunu dahi artırmadı.
Israrla “hukuk”, “adalet” ve “hata varsa bedeli ödenir” çizgisinde kaldı.
Bu, bilinçli bir tercih. Daha doğrusu, bir siyasi strateji.
Çünkü Türkiye’de artık seçmen sadece kimin ne dediğine değil, nasıl dediğine de bakıyor.
Sürekli gerilim üreten, sesi en çok çıkan değil, kriz anında soğukkanlı kalabilen siyasetçi daha fazla güven veriyor.
Ünlüce’nin yaptığı sanırım bu.
Krizi büyütmek yerine yönetmek.
ESKİ Genel Müdürü Oğuzhan Özen’in emekliliğinin istenmesi de bu çerçevede okunmalı.
Bu hamle, klasik siyasette bir “geri adım” olarak yorumlanabilirdi.
Ancak Ünlüce, ESTV yayınında bunu sürecin doğal bir parçası gibi sundu.
Ne panik havası estirdi ne de bir kurban verme görüntüsü oluşmasına izin verdi.
Aksine, ekibine sahip çıkan ama aynı zamanda sorumluluğunu da ihmal etmeyen bir profil çizdi.
Yani hem ekibime kol kanat gererim hem de hata varsa gereği yaparım mesajı verdi.
Bu ikisini aynı anda yürütmek kolay değil.
Fazla sakinlik eleştiri konusu olabilir. “İnsan hiç mi öfkelenmez?” sorusu oluşabilir. Ancak siyaset ani refleks verme işi değil, aynı zamanda sabır işi.
Ve bazen ses yükseltmeden verilen mesaj daha güçlü olur.
Ünlüce’nin bu süreçte kurduğu dil, aslında gerilimden beslenmeyen, çatışmayı büyütmeyen bir dil.
CHP Genel Merkezi’nde cumartesi günü gerçekleştirilen ve “büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkanlarının” buluştuğu toplantıdaki konuşmasına baktığımızda da Ünlüce’nin, düşük tonlu siyasi vurguları ve barışçıl çağrılarına tanık oluyoruz.
Bu yaklaşım kısa vadede yumuşak görünebilir ama uzun vadede güven üretecek diye düşünüyorum.
Görünen o ki Ayşe Ünlüce, gerilim yerine uzlaşıya çağıran sakinliği…
Sivri ve sert yerine yumuşak tonlu, ürkütmeyen bir dili egemen kılarak krize karşı soğukkanlı siyaseti tercih ediyor.
Kendisinin de söylediği gibi….
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.
ESGİAD Başkanı Eldem’in mesajı net: İş dünyası önünü görmek istiyor
Eskişehir Genç İş İnsanları Derneği (ESGİAD) Başkanı Batuhan Eldem, konuk olduğu ESTV yayınında önemli mesajlar verdi.
Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonu (TÜGİK) Yönetim Kurulu Üyesi de olan Eldem, yüksek enflasyona bağlık yüksek faizli kredilerin finansman maliyetlerini artırdığını belirtirken, finansmana ulaşım sıkıntısı ve karsızlığın da piyasanın dengesini bozduğunu kaydetti.
Konkordatoların domino etkisi yaratması, icra dosyalarının sayısının artması, otomotiv ve dayanıklı eşya grubu dahil reel sektördeki üretim düşüşünün yaşanan ekonomik sıkıntıların birer göstergesi olduğuna dikkati çeken Eldem, şöyle konuştu:
“Mart ayı enflasyonu yüzde 31. Bunun kırılımlarına baktığımızda temel mallar grubu, tüketici elektroniği, mobilya, ev tekstili, dayanıklı eşya... Bunun içinde imalat sanayinin enflasyonu yüzde 16, hizmette yüzde 40, gıdada yüzde 32.
100 liranın maliyeti 140 liralarda şu anda. Yüzde 40’ın altında kredi bulmak imkansız.
Buradaki dengesizlik hem sanayiyi hem perakendeyi hem de esnafı sıkıntıya sokuyor.
Önemli meselelerden birisi de karsızlık.
Enflasyona baktığımızda hizmet ve gıda sektöründeki fiyat istikrarının sağlanamaması herkesi etkiliyor. Hane halklarının ana harcaması gıda.
İş dünyası nakit akışını sağlamakta zorlanıyor. Nereye kadar bu böyle gider bilemiyorum. 2 Yıldır sıkı para politikasıyla nereye kadar… Kısa vadeli çözümler daha büyük sorunlara sürüklüyor. Yapısal reformlara ihtiyaç var. Ekonomik sıkıntıların bu kadar uzun sürmesi pek görülmedi. Zaten çanlar çalıyor.
Umut ışığı seçim.
Öyle bir ülkedeyiz ki seçim olunca biraz rahatlayacağımızı düşünüyoruz.
Önümüzü gördüğümüz bir ortama sahip değiliz maalesef.”
Başkan Batuhan Eldem’in bu açıklamalarından iş dünyasının da umudunu erken seçime bağladığı anlıyoruz.