Yaşı müsait olanlar hatırlar, 2021 yılında "Fırıldak Kubi" adlı bir belgesele de konu olan Kubilay Uygun’u... TBMM 20. dönem üyelerinin belirlendiği 24 Aralık 1995 tarihinde yapılan genel seçimde DSP’den Afyonkarahisar Milletvekili seçilen Kubilay Uygun, yaklaşık 3,5 yıl bu görevini sürdürdü.
Yaşı müsait olanlar hatırlar, 2021 yılında "Fırıldak Kubi" adlı bir belgesele de konu olan Kubilay Uygun’u...
TBMM 20. dönem üyelerinin belirlendiği 24 Aralık 1995 tarihinde yapılan genel seçimde DSP’den Afyonkarahisar Milletvekili seçilen Kubilay Uygun, yaklaşık 3,5 yıl bu görevini sürdürdü.
Kısa süreli parti değiştirmeleri nedeniyle etik tartışmalarına neden oldu.
ANAP, DYP, MHP, DTP (2 kez) ve DSP'nin rozetlerini yakasına takan Fırıldak Kubi, 2 yıl içinde 6 kez parti değiştirerek adeta rekor kırmıştı.
Bu geçişlerde siyasi ve maddi kazanç elde ettiği çokça konuşuldu.
Uygun, Fırıldak Kubi olarak Türk siyasi tarihine geçti.
Sonu kötü oldu.
2016 yılında 61 yaşındayken İstanbul'da bir otelde intihar etti.
İntihar notunda "İntihar ettiğim silahı satın, otelin parasını ödeyin" yazıyordu.
Eskişehir’de bazı kişilerin, üyesi olduğu siyasi partilerinden istifa edip ne tarihi ne de politik bağı ve benzerliği olan, dünya görüşü apayrı partilere geçtiğine tanık oluyoruz.
Siyasi partilerde aidiyet duygusu zayıfladığında, parti değiştirme davranışı da doğal olarak şaşkınlık yaratmıyor.
Çünkü siyaset, ilke ve değerler anlayışından çıkıp pragmatik bir pozisyona dönüşüyor.
Partiyle kurulan bağ, ideoloji, ortak mücadele ve fedakarlık yerine kişisel kariyer, kısa vadeli çıkar ya da seçilebilir yer hesabına indirgenince, parti değiştirmek bir kopuş değil, sıradan bir transfer gibi algılanıyor.
Bu durum, seçmen açısından siyasetin samimiyetini ve güvenilirliğini sorgulatıyor.
Aidiyet, rozet değil, o partinin tarihine, diline, değerlerine ve bedellerine ortak olmak değil de nedir?
Bugün şaşırmamız gereken, bir siyasetçinin parti değiştirmesi değil, politikanın sadakatten çok hesabın, ilkeden çok konjonktürün normal kabul edildiği bir noktaya gelmiş olması.
Ve belki de en acısı, “Aidiyetin bu kadar kolay terk edildiği bir siyasette, seçmen neye ve kime güvenecek?”
Sorarım size…
AK Parti Odunpazarı ve Tepebaşı ilçe yönetimleri Ankara onayında!
AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığına Mustafa Kemal Bandırma, Tepebaşı İlçe Başkanlığına Hasan Tunç atandıktan sonra yönetimlerini oluşturmak için hummalı bir çalışma yürüttü.
İnce eleyip sık dokudukları kulağımıza geliyor.
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın Yürütme Kurulu’nda yer alan İl Başkan Yardımcıları Bandırma ve Tunç, geçen hafta A takımını kurdu ve listeleri genel merkeze gönderdi.
Parti genel merkezindeki yoğunluk, GBT sorgulamaları ki…
Buraya ayrı bir parantez açmak lazım...
FETÖ’den ağzı yanan AK Parti’nin parti yönetimlerine gelecek kişilerin sicil sorgulamalarını artık daha detaylı yaptığı biliniyor.
Bu nedenle Bandırma ve Tunç’un yönetim kurulu listelerinin bir haftadır onay beklediğini öğrendim.
Yönetim onaylarının eli kulağında olduğu söyleniyor.
Bekleyip göreceğiz.