Türk Harb-İş Şube Başkanı Atak, savunma sanayinde yetişmiş iş gücünün düşük ücret politikaları nedeniyle kamudan koparıldığını vurgulayarak, emeğin basitleştirildiğini, istihdam ve vergi politikalarında acil ve kalıcı bir değişime ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Eskişehir savunma sanayinde görev yapan işçilerin yaşadığı ekonomik ve mesleki sorunlar yeniden gündeme geldi. Türk Harb-İş Şube Başkanı Atak, savunma sanayinde çalışan emekçilerin ücret politikaları ve istihdam anlayışı nedeniyle sistemli biçimde değersizleştirildiğini belirterek, bu durumun nitelikli iş gücü kaybına ve sendikal örgütlülüğün zayıflamasına yol açtığını söyledi.
EMEĞİMİZ DEĞERSİZLEŞTİRİLİYOR
Türk Harb İş Şube Başkanı Atak, savunma sanayinde çalışan işçilerinin emeğinin değersizleştirildiğini ve bu nedenle de sendikalarda üye kayıpları yaşandığını belirtti. Savunma sanayiinde daha fazla işçi kaybı yaşanmaması için istihdam politikalarının değiştirilmesi gerektiğine vurgu yapan Başkan Atak, “Yapılan bazı işlerin parasal değeri olmamalı. yakın zamanda Gürcistan üzerinde bir uçağımız düştü. Allah rahmet eylesin 20 şehidimiz vardı. Şimdi bakın o uçağın havada kalmasının teknik anlamda sorumluluğu Kayseri'de, Eskişehir'de çalışan bizim gibi arkadaşlar da. Bizler yapıyoruz bu uçağı ve biz bunları ülkemiz adına uçurmak durumundayız. Milli güvenliğimiz açısından da ve savunma açısından da çok önemli. Ben bunun hiçbir şekilde parasal değerinin olmaması gerektiğini düşünüyorum. Burada F4'lerin, F16'larının bakım, onarım, tadilat idamesini sağlayan bir insan kesimi var. O insanı elinizde tutmak zorundasınız. Göndermemelisiniz, ülkeyi bu şekilde kalkındırırsınız. Ama biz hep feryat ettik. Dedik ki ‘Çalışma hayatındaki sorun çok daha derinleşerek gidiyor. Ve önlem alalım, tedbir alalım. Yani emekli olanları kaybetmeyin.’ Biz siyaset kurumundan iktidarıyla muhalefetiyle görüşmediğimiz kimse kalmadı. Bağlı olduğumuz Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndan ilişkiler kurarak, raporlar sunarak ve Cumhurbaşkanı'na da mektup yazarak şunu dedik: ‘Bakın ülkemizin geleceği bu anlamda kritik ve bir beka sorunu haline gelmiş vaziyette. Bunu bir şekilde adım atmalısınız, çözmelisiniz.’ Ama bu çözülmedi. Çözülmediği gibi, 5 yıllık bir işçi arkadaşımıza baktığımızda bizim istediğimiz rakamlarda tabii ki değil, 61-62 civarında bir maaşa geldik biz. Asgari ücretin neredeyse bir katı ama normal şartlarda 4-4,5 katına kadar bizim savunma sanayi sektöründeki ücretler oluyor. Ve zaten aklımızın almadığı bu, yetiştirmişsiniz bir insanı, belli bir noktaya getirmişsiniz, milyon dolarlar verseniz o adamı eğitemezsiniz, eğitmişsiniz ama 3-5 kuruşunun hesabı yapılarak... Bununla ilgili ciddi adımlar atılmadı. Atılmayınca da insan her geçen gün umutsuzluğa kapılıyor. Biz Türk Harb-İş Sendikası olarak Türkiye genelinde son 2 yıl içerisinde emeklilerimiz dahil 5 bine yakın işçi arkadaşımızı kaybettik. Eskişehir'de 300 - 350 civarında arkadaşımız son 1 yılda bizden ayrıldı. Türkiye'deki insanların bizim işimize saygı duymasını bekliyorum. Kamuoyunda fazla reklamının yapılamadığı bir alan ya da anlatılamadığı bir alan. Bu ülkenin savunması sadece İHA'lar, SİHA'lar değil. Bu ülkenin tankını yapan, denizaltını yapan, uçakların bakımını yapan insanlar var. Ve ana gücünüz. Siz eğer düşmana karşı, terör saldırılarına karşı caydırıcı bir gücünüz olacaksa bakın bunlar sizin hava kuvvetleriniz, savaş uçaklarınız. Yani çok fazla konuşulması gereken, çok fazla tartışılması gereken bana göre politika anlamında hatalar yapıldı. Bu hatalar da bizi etkiledi. Ama biz ona rağmen ayakta durmaya çalışıyoruz. Çünkü biz işçi arkadaşlarımızla birlikte vatanımızı, ülkemizi çok seviyoruz. Yani biz devletimiz için var olduğumuzu, bu işleri devletimiz için yaptığımızı biliyoruz. Tabii ki her şey para değil. Fakat günün sonunda siz de biz de evimize ekmek götürmek zorundayız. Geçinmek zorundayız. Ve çok fazla bir şey istemiyoruz. Sadece yaptığımız eğitimimize, yaptığımız işe uygun, bunun karşılığına gelen bir insanca yaşayacak ücret politikası izliyoruz. Sorun aslında emeğin değersizleştirilmesi sorunu, emeğin basitleştirilmesi sorunu. Milli savunmaya ayrı bir önem vermeli. Yetişmiş elemanları kamunun kendi içerisinde tutması, onu değerlendirmesi gerekiyor. Türkiye'de gerçekten artık istihdam politikalarının acilen değişmesi gerekiyor. Kalıcı bir istihdam politikasına geçilmesi gerekiyor. Kayıt dışının devlet açısından da açık ve net bir şekilde önlenmesi gerekiyor. En önemlisi adil bir vergi sisteminin çok acilen kaçmadan, uzaklaşmadan Türkiye'de oturtulması ve çalışanların insanca geçirilebileceği bir maaş sisteminin yapılması gerektiğini düşünüyorum. Ancak siz çalışma hayatında böyle bir barış sağlarsınız. Toplumsal dengeyi, sosyal adaleti aynen ancak bu şekilde sağlarsınız. Ekonomik istikrarı da bu şekilde sağlarsınız diye düşünüyorum.” değerlendirmelerinde bulundu.
Kaynak : HABER MERKEZİ