Güler, Eskişehir’in bir sanayi şehri olarak Türkiye ekonomisinde çok önemli bir yere sahip olduğunu ifade ederek, “Mevcut ekonomik koşullar nedeniyle firmalar işlerini sürdürülebilir kılmakta zorlanıyor. Ne yazık ki bu süreçte konkordato ilan eden firmalar var. Artık sadece üretim yapmak, bir işletmenin ayakta kalması için yeterli değil. Sanayiciler, AR-GE merkezleri, tasarım birimleri gibi yenilikçi alanlara yatırım yapmak zorunda. Çünkü küresel rekabette var olmanın yolu, teknoloji ve inovasyondan geçiyor. Ancak bu da işletmeler için ek maliyet anlamına geliyor. Eskişehir’in ekonomisinde öne çıkan sektörler arasında havacılık, savunma sanayi, raylı sistemler ve seramik sektörü yer alıyor. Ancak bu büyük firmalar bile mevcut ekonomik ortamdan olumsuz etkilenmiş durumda. Kentin sanayi kimliğini koruyabilmesi için bu sektörlerin güçlendirilmesi, maliyetlerin makul seviyelere çekilmesi ve üreticinin desteklenmesi gerekiyor” dedi.
Esnafların bir sonraki yıla umutla bakmak zorunda olduğunu belirten Başkan Güler, “Çünkü bir ülkenin ya da bir kentin geleceğe dair planı ve umudu yoksa, bu durum karamsarlık yaratır ve ekonomik hayata da olumsuz yansır. Eskişehir bu anlamda Türkiye’nin en şanslı kentlerinden biri. Yaklaşık 100 bin öğrencinin yaşadığı bir şehirden bahsediyoruz. Öğrenciler kadar, şehre gelen aile bireyleri de ekonomik canlılığa katkı sağlıyor. Bu da Eskişehir’e düzenli bir sıcak para girişi anlamına geliyor. Ayrıca kentte sabit gelirli, yani emekli nüfusun oranı da yüksek. Bu kesim, aldığı maaşla sürekli harcama yaptığı için ekonominin döngüsünü canlı tutuyor. 2024 yılında kentte 2 milyonun üzerinde konaklama yapıldığı tespit edildi. Yani Eskişehir’e gelen insanlar burada kalıyor, para harcıyor, şehir ekonomisine katkı sağlıyor. Kimi turistik amaçla, kimi iş nedeniyle geliyor ama sonuçta hepsi kente bir ekonomik değer kazandırıyor. Eskişehir’in diğer kentlere göre farkı, ekonomisinde sürekli bir para dönüşümünün olması” ifadelerini kullandı.
Güler, Eskişehir Konseyi’nin kentin ekonomik, sosyal ve stratejik meselelerinde ortak aklı geliştirmeyi amaçlayan bir oluşum olduğuna dikkat çekerek, “Şimdiye kadar üç toplantı yapıldı, dördüncü toplantı 27 Kasım’da gerçekleştirilecek. İlk toplantılarda özellikle tarifeli seferler, serbest bölge çalışmaları ve KKF (Kamu Katkı Fonu) gibi konular ele alındı. Konular zaman içinde çeşitlenebilir, genişleyebilir. Konseyin karar verici bir organ haline gelmesi için yapının daha geniş katılımlı olması gerekiyor. Sadece üç oda başkanı, bir il başkanı ve birkaç uzmanın katılımıyla kapsamlı sonuçlar alınamaz. Bu nedenle her toplantıda konuların içeriğine göre yeni katılımcılar ekleniyor. Bazı toplantıların basına yansımaması, yanlış bir algı da oluşturabiliyor. Ancak burada önemli olan samimiyetle kentin menfaatine hizmet edecek fikirlerin paylaşılması” diye konuştu.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
AK Parti’de Eskişehir için ikinci şans istisna olur mu?
Tarkan Demir
Albayrak’ın başı çok ağrıyacak
Kerem Akyıl
Silahları evinizden uzak tutun!
Kaan Özcan
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bu bayram ihmalin bedeli ağır olmasın
Ümit Polatbaş
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
