Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Talat Yalaz hakkında, “Halkı kanunlara uymamaya alenen teşvik” suçlamasıyla 3 yıl hapis ve siyasetten men cezası talebiyle dava açıldı. Eğer mahkeme CHP İl Başkanını suçlu bulursa, Talat Yalaz hapse girecek ve siyaset yapamayacak.
Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Talat Yalaz hakkında, “Halkı kanunlara uymamaya alenen teşvik” suçlamasıyla 3 yıl hapis ve siyasetten men cezası talebiyle dava açıldı. Eğer mahkeme CHP İl Başkanını suçlu bulursa, Talat Yalaz hapse girecek ve siyaset yapamayacak.
Peki bu suçlama neye dayanıyor? Sayın Yalaz’ın iki sene önce Hayvan Hakları Yasa tasarıyla ilgili sözleri davanın konusunu teşkil ediyor. Burada Sayın Yalaz’ın yaptığı eleştirileri tekrarlayacak değilim. İşgüzar bir savcı, “Halkı kanunlara uymamaya teşvik eden Talat Yalaz’ın sözlerini paylaşmak” suçlamasıyla bir de benimle ilgilenmek zorunda kalmasın.
Şimdi burada önemli bir ayrıntı bulunuyor. Vatandaşlar olarak kanunlara uymak zorundayız. Ancak kanunları beğenmek zorunda değiliz. Ben bir kanunu beğenmeme hakkına sahibim. Hele ki bir siyasi partinin il başkanı beğenmediği kanunları elbette eleştirecektir. “Falanca kanunu beğenmiyorum” demek vatandaşa, “Kurallara uymayın” demek değildir.
İşin ilginç yanı Talat Yalaz’ın yaptığı basın açıklamasının üzerinden iki yıl geçmiş olması. İddia makamı Talat Yalaz’ı yaptığı basın açıklamasından dolayı suçluyorsa, bu davayı neden açmak için iki yıl beklemiş? Bu süre zarfında delil mi toplamış? Hâlbuki Talat Yalaz’ın basın açıklaması suç teşkil ediyorsa, deliller o basın açıklaması yapıldığı zaman zaten oluşmuştur.
Tam da CHP’ye mahkeme kararıyla bir nevi kayyum olan ve Saray’ın adamı olduğu tescilli Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirildiği bir dönemde bu davanın açılmasını bir tesadüf olarak nitelendiriyorum.
Netice itibarıyla söz konusu dava, “Talat Yalaz çok konuşuyor. Onu susturmak lazım” diyenlerin çok hoşuna gitmiş olmalı.
Özgür Özel’e zindan yolu açılıyor
CHP lideri Özgür Özel ve yine CHP’li Milletvekilleri Veli Ağababa, Suat Özçağdaş ve Umut Akdoğan hakkında hazırlanan dosyalar, İstanbul’dan Ankara’ya gönderildi. Eğer ki ilgili hukuki süreç hızlı ilerlerse, CHP lideri Özgür Özel’in dokunulmazlığı kaldırılabilir.
Bu durumda Sayın Özel’in Silivri zindanlarına tıkılması an meselesi olacaktır.
Sayın Özgür Özel hakkında ne tarz bir suçlama yapıldığını bilmiyorum. “Terörist başı Abdullah Öcalan’ı övmüş, ona ‘Kurucu Önderimiz’ demiş” diye bir dava açılmış olabilir. “Özgür Özel hırsızdır, zimmetine para geçirmiştir” diye dava açılmış da olabilir. Hatta “Arabasını yanlış yere park etmiş” diye suçlanmış bile olabilir; hiç şaşırmam. Ancak eğer ki Özgür Özel Silivri’ye gönderilmezse, işte ona çok şaşırırım…
Ahmet Ataç çok haklı
Bilindiği gibi Tepebaşı Belediyesi’nde çalışan ve aralarında üst düzey bürokratların da olduğu bir yolsuzluk mahkemesi devam ediyor. Aslında bu dava – normal koşullar altında – Eskişehir’in en önemli gündemi olmalıydı.
Ama normal şartlar altında yaşamıyoruz. Anormal bir memlekette yaşıyoruz. CHP’nin yaptığı ve tertemiz geçtiğini düşündüğüm bir kurultay, “Dış kapının mandalı” kıvamındaki bir mahkeme tarafından iptal ediliyor ve CHP’nin başına Saray’ın adamı olan bir kişi getiriliyor.
Doğal olarak bizler de bu konuyu konuşuyoruz.
Dahası aynı CHP’nin İl Başkanı 3 yıl hapis istemiyle mahkemeye veriliyor. Dolayısıyla öyle ruh hastası bir memlekette yaşıyoruz ki, hangi gündemi takip edeceğimizi şaşırıyoruz.
AK Parti’nin Tepebaşı Meclis üyeleri bu konuyu elbette gündemde tutmak istiyor. Tepebaşı Belediyesi’ne dava ile ilgili süreci sormaları hem hakları hem de görevleridir. Ancak “Dava nasıl gidiyor?” diye bir soru sormaktan ziyade, Ahmet Ataç yönetimini itham altında bırakmak niyetinde oldukları da gözüküyor. İşte bunu yapmamaları lazım.
Sonuç olarak ilgili dava siyasetin gölgesinde ilerleyen bir dava değil ve belli ki kısa süre içerisinde neticelenecek. İşte o zaman kimlerin suçlu olduğunu hep beraber göreceğiz ve birilerinden hesap sorulması gerektiğini düşünürsek, bu hesabı da soracağız.
Netice itibarıyla “Yargısız hesap soramazsınız” diyen Ahmet Ataç’a sonuna kadar katılıyorum. Yargı yakında neticelenecektir. O zaman hesap soracaksak sorarız.
Öfke “Doruk”ta
Doruk Maden işçilerinin çilesi bitmek bilmiyor. Son olarak Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel, hükümet ve şirket temsilcilerinin verdiği sözleri tutmaması üzerine Yıldızlar Holding önünde eylem düzenleyen Doruk Madencilik işçileri ile bir araya gelerek destek verdi.
Eskişehir’deki Doruk Maden işçilerinin aylardır maaşlarını alamadıklarına dikkat çeken Özel, hükûmet yetkililerinin işçilerin haklarının alınacağına ilişkin verdiği sözü tutmadığını da hatırlattı.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu’nun da desteklediği eyleme katılan Özgür Özel, Eskişehirli 160 maden işçisinin yanlarında olduklarını söyledi.
Bu eylemden sonra ve konunun yine basına yansıması üzerine işçi kardeşlerimizin hesabına bir miktar para yatırıldığını da öğrenmiş olduk. Umarız bir an önce ve yasal faizleriyle birlikte bütün haklarını alırlar. Eskişehirli işçileri yalnız bırakmayan CHP ve İYİ Partili yetkililere teşekkür ederiz. Keşke hükûmetimiz de işçisinin yanında yer alsaydı da, böylesine bir durumla karşılaşmasaydık.
Kene vakaları artıyor
Veteriner Hekimler Odası Başkanı Erdinç Yuva, vatandaşları artan kene vakalarına karşı uyardı. Keneler yaz aylarında ortaya çıkıyor ve özellikle ormanlık alanlarda yuvalanıyor. Buradan geçen küçük ve büyükbaş hayvanlara geçen keneler, dolaylı olarak insanlara da bulaşabiliyor. Keneler ender olarak ölümcül olsalar da dikkatli olmak lazım. Uzmanlar keneyle karşılaşıldığında sigarayla yakmak veya üzerine alkol, gazyağı dökmek gibi uygulamaların kesinlikle yapılmaması gerektiğini belirtiyor. En güzeli kırsal alana gidilecekse uzun paçalı pantolon giymek ve keneyle karşılaşıldığı zaman en yakın sağlık kuruluşuna uğramak. Biz de vatandaşlarımızı dikkatli olmaya davet ediyoruz.
Destici’nin acı günü
Büyük Birlik Partisi lideri Mustafa Destici’nin biz Eskişehirliler için yeri ayrı. Eskişehirli olan Mustafa Destici’yi – siyaseten desteklemeyenler bile – takdir ediyor. Maalesef Sayın Destici’nin ağabeyi Halil NuralDestici’nin vefat ettiğini öğrendik. 65 yaşındaki Halil NuralDestici uzun süredir tedavi oluyordu. Merhuma Allah’tan rahmet, başta Mustafa Destici olmak üzere kederli ailesine baş sağlığı ve sabır dileriz.
Sultan bile öldürülür
Bundan tam 150 yıl önce 4 Haziran 1876’da bir darbeyle tahttan indirilen Osmanlı Padişahı Abdülaziz, gözaltında bulundurulduğu Feriye Sarayı'nda bilekleri kesilmiş olarak ölü bulundu.
Tam 15 yıl boyunca saltanat süren ve 11’inci Halife olan Abdülaziz dönemi, Osmanlı İmparatorluğunun can çekiştiği bir dönemdi. Sultan Aziz döneminde Osmanlı hem pek çok savaş kaybetmiş hem de mali açıdan felaketleri birbiri ardına görmüştü. Osmanlı her ne kadar Abdülaziz’in babası 2’inci Mahmud ve üvey kardeşi Abdülaziz döneminde modernleşse de, çağa ayak uyduramamıştı. Artık memleketi mutlak bir “Tek adam” tarafından yönetme dönemi çoktan kapanmıştı. Dolayısıyla devleti “Ortak akıl” yani parlamentoyla yönetmek gerekiyordu. Ancak Abdülaziz buna ayak diredi ve ülkeyi ataları Fatih’ler, Yavuzlar gibi yönetmek istedi. Ancak bunu yapacak bir çağda değildik.
Abdülaziz bir darbeyle iktidardan indirildi ve yerine yeğeni 5’inci Murat getirildi. 3 ay sonra başka bir darbeyle 5’inci Murat da devrildi ve 33 yıl sürecek 2’inci Abdülhamid dönemi başladı. Ki aynı 2’inci Abdülhamit ilk iş kendisini tahta geçirenleri öldürterek ve parlamentoyu dağıtarak, ülkeyi tek adam olarak yönetti. Bu da Osmanlı’nın çöküş dönemi oldu.
Sultan Abdülaziz’in ölümü çok şaibelidir. Muhtemelen ve gerçekten bileklerini kesen Abdülaziz çok rahat kurtarılacakken, yanına saatlerce doktor sokulmayarak ölüme tek edildi. Dolayısıyla Sultan Abdülaziz’in öldürülen son Osmanlı Padişahı olduğunu söyleyebiliriz.
Günün Sözü
Bizi yok edecekler şunlardır: İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz insanlar; ahlaktan yoksun bir iş dünyası
MahatmaGandhi