Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclisi 1. Başkan Vekili Hasan Ünal, ESTV ekranlarında yayınlanan “Günaydın Eskişehir” programına konuk oldu. Gazteciler Tarkan Demir ve Ayşegül Hümmet’in gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Ünal, kentsel dönüşümden su krizine, imar planlarından trafik sorununa kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
6 Şubat Kahramanmaraş depremi üzerinden açıklamalarda bulunan Ünal, 4 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğe yönelik eleştirilerde bulundu. Ünal, “4 Şubat’ta çıkan yönetmelikle kuralları sadece sertleştirerek bazı sorunları çözemiyorsunuz. Vatandaşa da yardımcı olmanız gerekiyor. Türkiye’de vatandaşlarımızın ekonomik durumu belli. Kentsel dönüşüm ilan edilen sahalarda vatandaşa şu güvence açıkça verilmelidir: Devlet, vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Riskli bir binada, normal şartlarda tek bir kişinin talebiyle bile o binanın boşaltılması ve gerekli tedbirlerin alınması gerekir. Ancak riskli ya da hasarlı olduğu tespit edilen bir binada, kat maliklerinden birinin yürütmeyi durdurma kararı almasıyla süreç tamamen kilitleniyor. Davalar yıllarca sürüyor, çözülemiyor” ifadelerini kullandı.
Eskişehir’de meydana gelebilecek depreme yönelik çalışmalara ilişkin açıklamalar yapan Ünal, “Ciddi bir jeolojik etüt sorunumuz var. 2017’de çıkan yasa değişikliğiyle mikro-bölgeleme çalışmalarının yapılması zorunlu hale geldi. Odunpazarı ağırlıklı olmak üzere Tepebaşı’nda yaklaşık 14 mahalle bu revizyonu bekliyor. Çalışmaları yaptık, bakanlığa sunduk ancak bakanlık onaylamadı. İhale yapıldı, hendekler açıldı, kazılar yapıldı, fay hattı netleşti. Ancak koruma bandı konusunda bakanlıkla uzlaşma sağlanamadı. Biz, danışman hocaların ve yönetmeliğin gerektirdiği ne varsa yapmaya hazır olduğumuzu söyledik. Süreç uzayınca, tüm Eskişehir’i kapsayan mikro-bölgeleme ihalesini yaptık. Şu anda çalışmalar hızla sürüyor. Temmuz–Ağustos aylarında bu konuda bir sorun kalmayacağını düşünüyoruz” açıklamasında bulundu.
Kentsel dönüşüme yönelik açıklamalarda da bulunan Ünal, “Kentsel dönüşümde ise Gündoğdu bölgesinde 100 konutun ihalesi yapıldı, kazılar başladı. Mart ayında aynı bölgede yaklaşık 800 konutun daha ihalesi yapılacak. Belediyelerin kentsel dönüşüm yapmak gibi bir zorunluluğu yok. Yetki bakanlıkta. Bu iş kamu gücüyle yapılmalı. Vatandaşa mülkünün değerinin korunacağı garantisi verilmeden bu iş yürümez. İnsanları aynı yerde dönüşüme zorlamak yerine, ‘Evinin değeri 3 milyon lira, bunu sana garanti ediyorum; ister başka mahallede, ister başka şehirde kullan’ diyebilmelisiniz. Bunun için rezerv alanlar gerekir. Eskişehir’de bu alan Kocakır’daydı, TOKİ’ye devredildi. Şimdi TOKİ konut yapıyor ama altyapıyı nereye bağlayacağını bilmiyor, Büyükşehir’e yazı yazıyor. Plan yapılırken kimseye sorulmamış. Aynı sorunlar tekrar yaşanacak. Sonuç olarak, yerel yönetimlerle diyalog kurulmadan, kaynaklar doğru yönlendirilmeden ve yasal düzenlemeler yapılmadan kentsel dönüşüm hızlanmaz. Devletin bu süreci sahiplenmesi şart” diye konuştu.
Tepebaşı’nda hayata geçirilmesi planlanan yeni imar alanlarına yönelik değerlendirmeler yapan Ünal, “Yapılan plan çalışmaları, geliştirme çalışmaları doğrudur; yapıldı, belli bir noktaya da getirildi. Ama tarım il müdürlükleri ya da bakanlık izin vermediği için şu an olduğu yerde bekliyor, tıpkı evimizde duran dosyalar gibi. Sanayi açısından bakarsak, Eskişehir için özellikle Tepebaşı bölgesinde mutlaka bir sanayi alanına ihtiyaç var. Biz sanayiyi Ankara yoluna fazlasıyla sıkıştırdık. Sanayicimizin maliyetlerini düşürebilmesi, taşımacılığı daha ucuza yapabilmesi için bu demiryolu hattı çok önemli. Ama bakanlığın bu konuda söylediği şu: Yaklaşık 25 milyar liralık bir maliyet var ve şu an yatırım programında yok. Yani şu anda yapılması mümkün değil. Hiç olmazsa çevre yolu olarak kullandığımız güzergâhlarda, katılım noktalarını biraz rahatlatmak için Büyükşehir Belediyesi’nin talepleri vardı. Eğer bunlar yerine getirilirse en azından bir nebze rahatlama olur. Mesela Hava Müzesi önündeki çıkışlar. Organize Sanayi Bölgesi tarafında da benzer noktalar var. Çeper yollarla ilgili iyileştirme çalışmaları devam ediyor. Maddi kaynaklar el verdikçe bu çalışmaları yapıyoruz. Kamulaştırma çalışmaları başladı. Bazı yerleri imar uygulamalarıyla açıyoruz, yapabildiğimiz ölçüde ilerliyoruz. Aslında plan belirlenmiş durumda ama bu süreçler zaman alıyor. Sonunda mutlaka yapılacak, çünkü yapılma zorunluluğu var. Çevre yolu yapılsa da yapılacak, yapılmasa da yapılacak” dedi.
Büyükşehir Belediyesi’nin ciddi bir tasarruf süreci başlattığına dikkat çeken Ünal, “Alımlarda, personelde, malzemede ve yatırımlarda ciddi tasarrufa gidildi. Bunlar tek tek bakıldığında küçük gibi görünüyor ama toplamda çok ciddi rakamlara ulaşıyor. Eğer bütçemiz yetmezse ek bütçe yaparız, bu bir sorun değil. Ama gelir kaynaklarınız aynı kaldığı sürece, devletten gelen İller Bankası payları yeniden değerleme oranında artarken piyasa enflasyonu yüzde 60–70’lerdeyse, kağıt üzerinde büyüyen bütçenin çok da bir anlamı kalmıyor. Belediyenin kira gelirleri var, tabela vergileri var ama bunlarda ciddi düşüşler yaşanıyor. Pandemi döneminden beri bu aksamalar devam ediyor. Tahsil edemediğiniz bir gelir bütçede yazsa da fiilen yok demektir.
Yaşanan su kesintileri üzerinden ESKİ’ye yapılan eleştirilere yönelik konuşan Ünal, “Altyapı yatırımlarımız yavaş yavaş eskimeye başladı. Daha önce yaşadığımız iki-üç günlük su krizlerinde de bunu gördük. Deponun önündeki alan açıldığında, sadece bir flanş değişimi yapılması gerekirken, iş 28 metrelik, 90 santim çapında yeni bir boru yapılmasına kadar vardı. Son yaşadığımız krizle birlikte Devlet Su İşleri ile aramızdaki ilişkilerde de bir kopukluk olduğunu gördük. DSİ diyor ki: ‘Bana kapat dedin, kapattım.’ Doğrudur. Ama ‘aç’ dediğimizde neden açılmadı? Eğer iş güvenliğiyle ilgili bir endişe varsa, barajlar zaten mekanik yapılardır. O kapaklar elle açılıp kapanan kapaklar değil; büyük çoğunluğu elektrikli ve mekanik sistemlerle çalışır. Bizi yanıltan nokta şuydu: Yan derelerden, Porsuk’taki su alma yapılarımıza yeterli su geldiği dönemler çok oldu. ‘Bir süre yan derelerle idare ederiz, barajdaki su dursun, sonra Porsuk’tan su salınımı devam eder’ diye düşündük. Ancak yan derelerden su gelmedi. Çünkü yeterli yağış yok. Şu an Porsuk Havzası ciddi bir su sıkıntısı yaşıyor. Porsuk Havzası’nı besleyen Murat Dağı’ndan çıkan kaynakların önünde Devlet Su İşleri’ne ait iki gölet var. Bu göletlerin 2018 yılında su tutmaya başlamasıyla birlikte Porsuk Barajı’ndaki su seviyesinin ciddi şekilde düştüğüne inanıyorum. Ölçümler ne kadar sağlıklı, ne kadar bize aktarılıyor, onu da net olarak bilemiyoruz. Bir de çok garip bir durum var: DSİ havza raporlarını 2021 yılından beri yayımlamıyor” ifadelerini kullandı.
Ünal, sözlerine kentin trafik problemine ilişkin konuşarak son verdi. Ünal, “Trafik, tek bir önlemle çözülecek bir konu değil; bir dizi önlem gerekiyor. 2026 yılında otopark ve trafik sistemlerinin yeniden ele alınmasıyla ilgili çalışmalarımız hızla devam ediyor. 2026 Eskişehir yılı oldukça hareketli geçecek. Otoparklar, park alanları, enerji ihtiyacı, mama üretim tesisleri, doğal afetlere karşı alınacak önlemler… Bunların hepsi için ciddi bir hazırlık var. Çalıştaylar, toplantılar yapılıyor. 2026 yılı Eskişehir için yoğun ama planlı bir yıl olacak” dedi.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
MHP’de siyasi kırılma!
Tarkan Demir
Eskişehir’de emekli ne yiyecek?
Kerem Akyıl
Silahları evinizden uzak tutun!
Kaan Özcan
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bu bayram ihmalin bedeli ağır olmasın
Ümit Polatbaş
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
