Eskişehir Baro Başkanı Günaydın 11. Yargı Paketi’ni değerlendirdi

ABONE OL:google news abone ol butonu
Videoyu Aç Eskişehir Baro Başkanı Günaydın 11. Yargı Paketi’ni değerlendirdi
A
a

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, ES TV’de katıldığı programda 11. Yargı Paketi’ni değerlendirerek yargı reformlarının hukukun üstünlüğü ve savunmanın güçlendirilmesi temelinde ele alınması gerektiğini vurguladı, İnönü Adliyesi’nin 2026 Ocak’ta hizmete gireceğini açıkladı.

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, ES TV’de yayınlanan Günaydın Eskişehir programının konuğu oldu. Gazeteciler Tarkan Demir ve Ayşegül Hümmet’in sorularını yanıtlayan Baro Başkanı Günaydın, açıklanan 11. Yargı Paketi ile hayata geçirilecek yeni uygulamalara dikkat çekti. Yargı reformlarıyla yapılan düzenlemelerin hukukun üstünlüğüne ve savunmanın güçlendirilmesine fayda sağlaması gerektiğinin altını çizen Günaydın ayrıca, 2026 yılının Ocak ayında İnönü Adliyesi'nin hizmet vermeye başlayacağını duyurdu.

GENÇ AVUKATLARIN SORUNLARI

“Geçtiğimiz hafta sonu Ankara'da 81 ilin baro başkanı, delegelerimizle Türkiye Barolar Birliği'nin bir yılını değerlendirdik.” diye konuşan Günaydın, “Hem ekonomik sorunları hem mesleki sorunları masaya yatırma fırsatı bulduk. Çünkü 2025 yılı gerçekten hukuki anlamda dünyada, ülkemizde, kentimizde de birçok hukuksal konuları tartıştığımız da bir yıl oldu. Tabii burada özellikle genç meslektaşlarımızın sorunları bizim için kanayan bir yara. Çünkü Türkiye'deki avukatlık mesleğini yapan meslektaş sayısının artması ve çok yoğun bir biçimde genç meslektaşları ve onların ekonomik mücadeleleri noktasındaki konular çok önem arz ediyor. Özellikle genç avukatların ilk yıl Bağ-Kur primlerindeki desteklemelerin arttırılmasını beklerken maalesef 1 Ocak itibariyle genç meslektaşlarımız bundan yararlanamayacak. Bununla ilgili mücadelemiz devam ediyor. Bizim için bir başka konu yine toplantıda ele alındığı için söylemek istiyorum; Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) tarafından bir müdafi atamasını da gerçekleştiriyoruz. Bu bir kamusal hizmet olarak devlet tarafından aslında ücreti de ödeniyor. Bir avukatlık asgari ücret tarifimiz vardır. Ama bunun çok çok altında bir CMK ücret tarifesine maruz kalıyoruz ve de geciken bir ödemeyle hemen de alınamıyor. 3 ay 4 ay sonra bazen uzunca ödenek durumuna göre uzayınca ekonomik olarak az olan bir para pul oluyor maalesef. İsteğimiz bizim en azından asgari avukatlık ücret tarifesine yakın olması yahut bununla ilgili KDV'nin olmaması. Dolayısıyla bu yıl beklentimiz 2026 yılı için bu ücretlerin de en azından bu noktaya gelmesi olarak söyleyebilirim.” dedi.

SAVUNMANIN GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKİYOR

Bugün Resmi Gazete’de yayımlanan 11. Yargı Paketi’ni değerlendiren Baro Başkanı Günaydın, “Özellikle burada toplumsal huzurun güçlendirilmesine ilişkin düzenlemeler olarak karşımıza çıkıyor. Bu ceza kanununda özellikle örgütlü suçlarda çocuğun araç olarak kullanılması halinde örgüt liderine cezayı arttırıcı bir noktada karşımıza çıkıyor. Örneğin meskûn mahal silahlı ateş etme yani silah kullanmanın cezası ağırlaştırılmış durumda. Trafikte yol kesme gibi trafik magandası olarak da tabir edebileceğimiz bir suç müstakil bir suç olarak geçiyor, kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngören bir düzenlemeye gelmiş durumda. Yine çok dile getirdiğimiz en çok dolandırıcılığın olduğu bilişim suçlarında cezalar arttırılmış. Buna ilişkin aslında bu çok olumlu bir düzenleme. BTK tarafından gerçek ve tüzel kişi adına açılabilecek hat sayısına ilişkin sınırlamalar getiriliyor. Yabancı uyruklu gerçek işlere ait mobil haberleşme hatlarına özgün numara tahsis ve kullanımının sağlanmasına yönelik düzenleme var. Hukuk devleti kötü niyeti korumaz. Bir kötü niyet varsa bunu koruyacak düzenlemeleri de bizim mahal vermememiz gerekir. Temel ilke budur. Bu açıdan bir başka düzenleme belki infazla ilgili söylemekte fayda var. Covid-19 nedeniyle biliyorsunuz kapalı cezaevinden yarı açığa, yarı açıktan denetimi serbestliği gibi geçiş sürecini bu adaptasyon süreciyle ilgili bunu öne çeken bir düzenleme vardı. Yine aynı düzenlemenin aslında kapsamının biraz genişletildiğini görüyoruz. Düzenlemede özellikle cinsel suçların kadına şiddet gibi toplumsal olarak hassasiyeti olan konuların bu kapsam dışında olduğunu görüyoruz. Bir başka düzenleme de Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği ve zorunlu olarak yapılması gereken düzenlemeler vardı. Yargı paketinde onları da görüyoruz. Özellikle bizim avukatlık kanunumuzda bir disiplin hükümleri iptal edildi. Buna ilişkin düzenlemeler yine Barolar Birliğimizin de önerileri doğrultusunda dikkate alındı. Nihayet genel olarak olumlu değerlendirmekle birlikte nitelik olarak hukuki güvenliğe odaklı düzenlemeler olması tabii ki bizim temel isteğimiz. Daha güvenli bir toplum yaratmak aslında güçlü bir hukuk devleti kurmaktan geçer. Dolayısıyla cezaları bazen arttırmak ya da hızlıca refleks almak dengeyi iyi korumak gerekiyor. Ama bizim için anahtar sözcüğümüz hukuk devleti, hukukun üstünlüğü. Bunu sağlayacak düzenlemelere ihtiyacımız var ve bunları uygulayacak vicdan sahibi, adaletin tecellisini sağlayacak yargıçlara ve tabii ki yargının kurucu unsuru olan savunmanın güçlendirilmesi çünkü savunma ne kadar güçsüzleştirilirse o zaman adalet de o kadar gerçekleşmez.Bir paket daha bekleniyor aslında. Bu 12. de herhalde gündeme gelecek. Bizim açımızdan kişisel verilerin koruması meselesiyle KVKK'daki düzenlemelerin özellikle avukatlık mesleğinin yerine getirilmesindeki engeller olarak düzenlemeyi acilen bekliyoruz. Tabii ki bir yandan kişisel verilerin korunması çok önemli bir konu ama bunu sığınak gibi bahane uydurma noktasına taşıması bizim eleştirdiğimiz bir noktaydı. Beklediğimiz belki en önemli düzenlemelerden biri o diyebilirim.” diye konuştu.
 

HUKUKU KONUŞTUK AMA HİSSEDEMEDİK

2026 yılı için açıklanan asgari ücrete ve yaşanan ekonomik sıkıntıların hukuksal düzlemdeki yansımalarına dikkat çeken Günaydın, “Maalesef ekonomi her şeyin temeli. Eğer insanlar açsa ekonomik olarak geçim sıkıntısı çekiyorsa bu her türlü toplumsal olaya yansıyor. Borcunu ödeyemiyor ve icra dosyalarına maruz kalıyor. Tabii bu ekonomik çaresizlik yön değiştirerek şiddete gibi hiç istemediğimiz sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Toplumsal, sosyolojik olarak boşanmalar artıyor. Eskişehir İcra Daireleri’nde 250 binden 270 bine yakın bir dosyadan bahsediyoruz. Eskişehir'de. 8 icra dairemiz vardı. Bunları artık yeni bir uygulamayla Eskişehir icra dairesi altında tek bir çatıda toplanıldı, fiziksel olarak bir mekan değişikliğine gidildi. 250 bin dosya diyoruz ama bundan kaç aile, kaç işletme etkileniyor? İnsani yanından da bakmak lazım. Asgari ücret 2026'da tabii çok düşük bir ücret ve çalışanların büyük bir kısmının aldığı ücreti ifade ediyor. Asgari olmaktan çıkıp aslında geneli yayılan bir ücreti ifade ediyor. Güvenli, huzurlu bir ortamda insanca yaşam hakkı bizim en temel hakkımız. Bu çerçeveden 2025'i aslında değerlendirmek gerekirse bir nokta bu ekonomi. Ama diğer taraftan global açıdan baktığımızda biliyorsunuz Gazze'de yaşananlar bir insanlık dramı. Savaş zaten kabul edilebilir bir unsur değil. Dünyadan birçok yerindeki savaşlar 2025'te de devam etti. Dolayısıyla önce barış içinde yaşam hakkı en önemli dileğimiz. Ama öteden beri 2025 Türkiye'de hukukun çok konuşulduğu ama bir o kadar da hukuki güvenliği maalesef hissedemediğimiz bir yıl oldu. Gazetecilerin, seçilmişlerin tutuklandığını, aslında tedbir mahiyetinde olan tutuklamanın bir yaptırıma dönüştüğüne tanıklık ettik. Seçilmiş siyasi parti liderleri, belediye başkanları bu süreçte maalesef bu durumuna maruz kaldılar ve hala da devam ediyor bu süreç. Gazeteciler aynı yaptığınız açıklamalarla her gün bir dava tehdidi ile karşı karşıyasınız. Avukatlar sadece mesleki faaliyetinden dolayı tutuklandılar. Avukat tabii ki görüşecek, savunma için yapacak. Dolayısıyla böyle bir kriminalize etme çabası gerçekten kaygı vericidir. Barolar bir muhalefet örgütü gibi görünmesin. Barolar bir meslek örgütü değil. Barolar hukuk devletinin sigortası. Yani bize sadece bir meslek örgütü olarak kanun bize bu görevi yüklemiş. Dolayısıyla bunları söylemek zorundayız. İstanbul Barosu ile ilgili bir dava hala devam ediyor ve yönetim kurulu üyelerinin Ocak 5 Ocak'ta duruşmaları var. Bu çerçevede 2025 yılında bu yaşadığımız hukuksuzluklarla hukuku çok konuştuk ama hissedemedik. 2026’da umuyorum ki hukuku ve adaleti hissedebileceğimiz bir yıl olmasını temenni ediyorum.” sözlerini kaydetti.

 
İNÖNÜ ADLİYESİ HİZMETE BAŞLAYACAK

 Eskişehir’in hukuk kültürü açısından güçlü bir kent olduğuna vurgu yapan Günaydın, “Meslektaşlarımızın dayanışması açısından bakmak istiyorum ama bu çerçevede bir fiziksel sorunumuz var. İcra Daireleri ayrı, Sulh Hukuk Mahkemeleri eski adliyenin orada, Çocuk Adalet Merkezi ayrı, bazen gün içinde adalete erişim anlamında bir sıkıntı yaşıyoruz. Ekonomik sorunlar tabi hala devam ediyor fiziksel sorunlarla birlikte. Bir de tabi 2026 ile güncellenecek yargı harçları da var. Hak arama özgürlüğünün önünde bir engel gibi duruyor. Yani siz bir dava açacaksınız ama avukatlık hizmetinden önce bunda bir harç masrafı var yatırılması gereken. Yahut bir bilirkişi ücreti gibi hani dosyanın devamında vatandaşa yük getiren ekonomik şeylerin de düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir ilçemizde de zaten var olan ve kapatılan bir adliyenin yeniden açılması gündeme geldi. Hakim savcı atamaları yapıldı. Muhtemelen Ocak ayı içerisinde de fiilen de hayata geçmesini bekliyoruz.” değerlendirmelerinde bulundu.

Kaynak : TUĞÇE KAŞ
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi