Koca Çınar grubunun CHP’li seçilmişlere muhalefet yapmak için bir araya gelmediğini söyleyen Şenol Beycan, “Biz muhalif falan değiliz. Biz sandıkları bekleyen insanlarız. Biz sokak sokak gezen insanlarız. Biz mahalle mahalle gezen insanlarız. Partiliyiz” dedi.
Kendisini Koca Çınar grubu olarak tanımlayan CHP’li grup cumartesi günü kahvaltıda bir araya geldi. Parti içi muhalefet yaptıkları iddia edilen Koca Çınar grubu adına Anadolu Gazetesi’nden Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtlayan Şenol Beycan, parti içi muhalefet nitelendirmesinin doğru olmadığını söyledi. Amaçlarının tabanın sesini duyurmak olduğunu söyleyen Beycan, ön seçim vurgusu yaptı. Partinin seçilmişlerinin herkesi bir araya getirmesi ve birleştirmesi gerektiğinin altını çizen Beycan, Koca Çınar grubunun belirli ilkeler etrafından toplandığını kaydetti.

“İSİMLER İÇİN DEĞİL İLKELERDE BULUŞAN PARTİLİLERİZ”
Koca Çınar’ın isimlere karşı ya da isimler için değil ilkeler çerçevesinde bir araya geldiğini söyleyen Beycan, “Biz yaklaşık üç dört aydır bizim gibi düşünen, parti içi demokrasiye inanan, ilk talebi de tüm seçimlerde hakim huzurunda ön seçim olan arkadaşlarla görüşüyoruz. Bu partiye çok emek vermiş insanlar var. Bu partinin kirasını ödemiş yerine göre arkadaşlarımız, değerli büyüklerimiz var. Böyle bir araya gelmeyi düşündük. En azından arkadaşlar birbirini tanısın istedik. Kahvaltının temel sebebi bu. Bir WhatsApp grubumuz varKoca Çınar diye. Bu arkadaşlarımızın hepsi ne Şenol içinne Ahmet için ne Ayşe içinne Fatma için ilkelerde buluşanpartinin içinde çok emek vermiş arkadaşlar” dedi.
“KOCA ÇINAR PARTİYİ ANLATAN İSİM”
Grubun isminin Koca Çınar olmasının nedenini açıklayan Beycan, “Bu isim aslında partiyi anlatıyor, Cumhuriyet Halk Partisi'ni. Cumhuriyet tarihinde ayakta kalmış o çınarın muhteşemliğini bilirsiniz,yaşamını da bilirsiniz. Bizim partimiz de siyasi tarihte ayakta kalmış tek parti. Çok severek koyduk. Çok yakıştı gruba. İçindeki değerli arkadaşlar da bunu beğendiler. Böyle oldu isim konması” diye konuştu.
“TALEPLERİMİZİ DEDİKODU YAPAR GİBİ ANLATMIYORUZ”
Taleplerini dedikodu yapar ya da hakaret eder gibi anlatmak yerine partinin yararına olacak şekilde anlatmayı doğru bulduklarını söyleyen Beycan, “Bu arkadaşlarla biz zaten tanışıyorduk. Şimdi ben şuna inanan bir insanım. Ben tek başıma işte kahvede, kafede ya da sokakta birilerine dedikodu yapmayı, taleplerimi anlatmayı açıkçası çok doğru bulmuyorum. Ben bunları tek başıma dillendirsem ciddiye alınacağına da inanmıyorum. Bir şeyi anlatmanız için bir şeyi doğruluğunda birçok insanı buluşturursanız, bunu birlikte talep ederseniz bunun bir anlamı oluyor. Yani güç olursanız ve söylerseniz bir karşılık bulur. Yoksa işte bir arkadaşım günde anlatır bunu, bir arkadaşım bir kahvede anlatır. Çok bir anlam taşımaz, dedikodudan öte geçmez. Bizim derdimiz taleplerimizi dedikodu şeklinde ağlayarak, inleyerek ya da yakınarak anlatmak değil, hakaret ederek anlatmak değil. Bizim derdimiz belli ilkelerde buluşmak ve doğruları bu partinin yararına olacak şekilde, bu partinin içindeki insanlara yararlı olacak şekilde güç olduğumuz zaman söylersek karşılık bulur. Ben bunun için çok uğraştım gerçekten. Emek de verdim” şeklinde konuştu.
“KIRILANI, DÖKÜLENİ TOPLAMAK SEÇİLMİŞLERE DÜŞÜYOR”
“Kırılanı, döküleni toplamak seçilmişlere düşüyor” diyen Beycan, “Biz şunu istiyoruz: Bu partide partili olan herkes söz sahibi olsun. Seçilme ön seçimli olsun ve hakim huzurunda olsun. Zaten partinin genelinde de bu istek dillendiriliyor, anlatılıyor. Bu zaman kırılma dökülme az olur arkadaşlar. Öbür türlü parti içinde yapılan bir yarışta karşı karşıya gelen insanlar yani bu yarışa iki kişi katılmış, üç kişi katılmış. Bu yarış bittikten sonra yan yana gelmekte güçlük çekiyor. Sanki o ona düşmanmış gibi, sanki o ona kırılmış gibi, sanki o onu istemiyormuş gibi. Halbuki biz parti içi bir yarış yapıyoruz. Kimsenin kimseye kırılma hakkı yok. Kimsenin kimseye darılma hakkı yok. Hele ki seçilmişlerin hiç yok. Yani bundan sonraki olayı da o kırılanı, döküleni toplamak da bu seçilmişlere düşüyor aslında. Yani seçilmişler, seçilmemişleri arayacak, yine beraberiz diyecek, yine aynı yolu yürüyoruz diyecek. Bu kültürü geliştirmek zorundayız. Ama ön seçimde bence buna da gerek kalmayacak. Taban ne derse onlar öne çıkacak ve seçime onlar girecek” dedi.
“PAZAR TOPLANTILARI VE DANIŞMA KURULLARI YAPILMALI”
Pazar toplantılarının ve danışma kurullarının yapılması gerektiğinin altını çizen Beycan, “Yok yok yani siyaset böyle kırılacak, dökülecek, ağlayacak bir yer değil bence. Siyaset çözüm üreteceğiniz bir yer. Şunu bekliyorduk: Bu seçimlerin değerlendirilmesi için bir pazar toplantısı, bir danışma kurulu toplantısı bu altı ay içinde gerçekleşmedi. Bu düşüncelerimizi de aslında orada söylemek istiyorduk. Mesela ben seçimlerden sonra sosyal medya hesaplarımda tek bir paylaşım bile yapmadım bu konularla ilgili. Çünkü biz kendi içimizde yaşadık bunu. Bizim paylaşacağımız kırıldıysak da döküldüysek de işte mutlu olduysak da bunları anlatacağımız yer partinin kendi içi. Bunlar başkasını ilgilendirmiyor. Ve oradan kol kola çıkmayı becermeliyiz biz. Ondan sonrasını toparlamak ve yürümek esasında seçilenlerin işi. Bunlardan beklediğimiz o” diye konuştu.
“PARTİDE ÖNE ÇIKAN İSİMLERİN PARTİYİ BİRLEŞTİRMESİ LAZIM”
Partide öne çıkan isimlerin partiyi birleştirmesi gerektiğini söyleyen Beycan, “Doğru olan her şeyi konuşabilmek. Yanlışsa yanlış, doğruysa doğru. Yani bu partide öne çıkmış insanların yapması gerekenler partiyi bölmek, parçalamak değil. Kaybedeniyle, kazananıyla hep beraber tek vücut olarak birleştirmek. Kavga varsa barıştırmak. Yani abi diyor ya mesela Kazım Kurt kendisine, abilik öyle olur. Abilik taraf tutmakla olmaz. Kim kavga etmiş? Ayşe ile Ali kavga etmiş. Çağıracaksın kardeşim. Yan yana getireceksiniz” şeklinde konuştu.
“MUHALİF DEĞİL PARTİNİN EMEKTARIYIZ”
Kendilerinin muhalif değil sandıkları bekleyen, sokak sokak gezen partililer olduğunu söyleyen Beycan, “Yok, arayan olmadı. Aramalarına gerek de yok zaten. Biz çıktığımız yol doğru bir yol. Biz muhalif falan değiliz. Biz kimiz biliyor musunuz? Biz sandıkları bekleyen insanlarız. Biz sokak sokak gezen insanlarız. Biz mahalle mahalle gezen insanlarız. Partiliyiz. Siz beni çok eskiden tanırsınız. Eylemlerde biz varız. Basın açıklamalarında biz varız, mitinglerde biz varız. Onun için zaten bizim alnımıza bu parti için de çok şey yapabilecek insanlarız. Onun için rahatça yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
“AMAÇ TABANIN SESİNE KULAK VERİLMESİ”
Amaçlarının kişileri eleştirmek değil tabanın sesine kulak verilmesini sağlamak olduğunun altını çizen Beycan, “Yani esas hikaye uygulamayadır. Bugün Talat vardır, yarın başka biri olur. Ayşe Hanım olur il başkanı. Bugün Kazım Kurt vardır belediye başkanı, başka bir arkadaş olur. İlçe başkanı Rami olur, onun yeri değişir. Mesele oradakileri değil, mesele parti için demokrasiyi geliştirmek ve partinin büyümesini sağlamak. Orada tıkanıp kalmama, kişilere bağlı olmama. Bizim de amaçladığımız bunu tabana yaymak. Taban ne istiyor? Ben diyor, kim seçilecekse belirleyeyim diyor. Bu kadar. Bu da ön seçimden geçiyor” dedi.
“ESKİŞEHİR'DEKİ HER CHP’Lİ ÜYESİ ONUN EKİBİ”
Talat Yalaz’ın “Partililerin bir araya gelmesinden rahatsız olmam” açıklaması hakkında da konuşan Beycan, “Talat Bey'in rahatsız olacağı bir konu da yok zaten. O demeç doğrudur, yanlıştır. Benim rahatsız olduğum orada bir şey var, onu söyleyeyim. Benim ekibimden de birileri var zaten o kahvaltıda demiş ya. Başkanın şunu iyi anlaması gerekiyor: Eskişehir'deki her Cumhuriyet Halk Partisi üyesi onun ekibi. Benim ekibim, onun ekibi, bunun ekibi değil yani. Eskişehir'deki her Cumhuriyet Halk Partili, Talat Bey'in ekibi zaten. Bunu değerlendirecek, bunu düşünecek. Ben okudum, onu da üzüldüm yani. Sen bu partideki en yukarıdaki insansın. Bütün partililer o ekip. Böyle çalışması lazım, böyle görmesi lazım. Sadece il yönetimi seçtik, bitti. Yok. Mücadele edeceğiz. Biz ne istiyoruz? Biz iktidar istiyoruz. Biz çok yorulduk Meltem Hanım. 20 küsur yıldır AKP iktidarında yaşamaktan biz çok yorulduk” diye konuştu.
“BEN DAHA DA BÜYÜYECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”
Beycan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “300 kişiye yakın bir potansiyel var burada. Ben daha da büyüyeceğini düşünüyorum. Toplantılar devam edecek. Farklı şekillerde, farklı etkinliklerle devam edecek. Bu talebi biz anlatmaya devam edeceğiz daha doğrusu. Bu talebi doğru bulunana kadar insanlara da anlatacağız, kendi arkadaşlarımızla anlatacağız. Biz zaten iktidar olmak için bu tür buluşmaları yapıyoruz ve doğru yapılsın istiyoruz işler. Bu Talat için de doğru, bu partiler için de doğru bizim taleplerimiz. Onun için karşılık buluyor. Yoksa Şenol Beycan ya da bir başka insan değil mevzu. Sizin ilkeleriniz karşılık buluyor. Biz bunları istiyoruz diyoruz ve bunlar karşılık buluyor. Onun için büyüyecek bu grup.”