Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, seçildiği günden bu yana rüştünü ispat etmek istercesine belediye işlerinde yoğun mesai harcıyor.
Kolay değil.
Eskişehir’i her yönüyle ihya etmiş, şehri Anadolu’nun incisi haline getirmiş, Türkiye’ye mal olmuş Yılmaz Büyükerşen’den sonra o koltuğun hakkını vermesi gerekiyor.
Veriyor da.
Şehre hizmet noktasında Başkanlar Kazım Kurt ve Ahmet Ataç gibi hiçbir fedakarlıktan kaçmıyor, halkla iç içe olmaya özen gösteriyor.
Öyle ki Kurtuluş kapalı pazaryeri, et kesim kombinası ve hayvan barınağı arazilerinin protokol imzası için Ankara’da Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’la fotoğraf vermekten çekinmedi.
“Eskişehir’e hizmet için hiçbir fedakarlıktan kaçmam” dedi.
Ve bunun sonuçlarını da aldı. Arazi tahsisleri yapıldı, inşaatlar yükselmeye başladı.
Buna, üçüncü dönemini kazanarak güven tazeleyen, Eskişehir’de CHP denilince ilk akla gelen isim Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’tan itiraz geldi.
Başkan Kurt, “Türkiye parti devleti olmamalı, buna çanak tutulmamalı. Devletin ve bürokrasinin çözüm üretmesi gereken işlere siyasiler aracılık ederse demokratik hukuk devletinden bahsedemeyiz” diyerek buna ölçülü itirazda bulunsa da uzatmadı.
Ayşe Ünlüce de “Her yiğidin yoğurt yeme şekli farklıdır” cevabını verdi ve konu kapandı.
Yerel seçimlerin ardından Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın uyumlu bir birliktelik sağlaması, imar planlamaları başta olmak üzere belediye işlerinin daha hızlı hayata geçirilmesine vesile oldu.
Ancak bu uyumu bozmak isteyen, başkanların her hareket veya eylemlerinin altında birbirlerine karşı art niyet arayanlar var.
Geçmişte Kazım Kurt ile Ahmet Ataç arasında yaşanan gerilim Eskişehirlilerin dilindeydi. Tıpkı AK Parti milletvekillerinin gruplaşıp birbirleriyle konuşmamaları gibi.
Bu tür anlaşmazlıkların uzaması, hem başkanlara hem de partilerine zarar veriyor. Hem kendileri hem de partileri yıpranıyor.
Aslında aralarında anlaşmazlık çıkan siyasiler, dedikodulara aldırış etmeden bir araya gelip konuşsalar, iş uzamadan çözülecek ama çevrelerindeki sözüm ona siyaset uzmanları, sokak jargonuyla “gaz verince” uzlaşmalar gecikiyor.
Malum, belediye başkanlarının çevresinde, başkanlardan daha çok politik ikballerini düşünen, kendilerine menfaat sağlamaya çalışan çok bilmiş siyaset seviciler kendiliğinden hemen türeyiverir.
İşte en büyük zararı da onlar verir.
Ünlüce ve Kurt’un uyumlu birlikteliğini bozmak isteyenler olduğunu görüyoruz.
Eğer o çok bilmiş siyaset simsarlarının dolduruşuna gelirlerse bundan sadece kendileri değil Eskişehir’de CHP de yara alır.
Dolduruşa gelmemek lazım.
Benden söylemesi.
Sanayici uçak seferi talebinde ses yükseltti!
Bu köşeden dün
“Eskişehirliler uçmak istiyor” başlıklı yazımla Eskişehir’in tarifeli uçak seferleri yoksunluğunu dilim döndüğünce gündeme getirmeye çalıştım.
Bu yazının üzerine Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, “Eskişehirli sanayiciler ve iş insanları İstanbul Havalimanı uçuşlarını bekliyor!” başlığıyla özetlenebilecek bir açıklama yapınca, tarifeli uçak seferi sıkıntısının had safhaya ulaştığını görmüş olduk.
Kesikbaş, şehrin sanayi ve ekonomik büyüklüğünü hatırlatarak İstanbul Havalimanı uçuşlarının başlaması gerektiğine vurgu yaptı.
Başkan Kesikbaş’ın şu sözleri kıymetli:
“Sanayisi, ihracatı ve ekonomisiyle Türkiye’ye değer katan Eskişehir, hak ettiği ulaşım imkanlarını talep etmektedir.
Eskişehir Sanayi Odası olarak, şehrimizdeki tüm sektörleri kapsayan firmaların katılımıyla Meslek Komiteleri Fikir Sofrası Buluşmaları düzenliyoruz. Bu toplantılarımızda firmalarımızın görüş ve önerilerini doğrudan dinleyerek şehrimizin ekonomik ve lojistik ihtiyaçlarını tespit ediyoruz. Özellikle Eskişehir-İstanbul Havalimanı uçuşlarının başlaması konusu, söz konusu toplantıların en önemli gündem maddesi olarak öne çıkıyor.
İş dünyamızın talepleri, sanayimizin büyüme ve ihracat potansiyelinin desteklenmesi açısından kritik öneme sahip. Bu toplantılar sayesinde ortak akıl ile güçlü bir yol haritası oluşturuyoruz. Eskişehir’in havayolu ile İstanbul Havalimanına ve oradan dünyaya bağlanmasını çok fazla önemsiyoruz.”
Artık bu konuda eyleme geçme zamanı geldi de geçiyor bile.
Aklın yolu bir.
Ahmet Ataç gerçeği!
Eskişehir’in en deneyimli Belediye Başkanı Ahmet Ataç, konuk olduğu ESTV’deki Soruyoruz programında, 400 bin nüfusuyla 32 şehirden daha büyük Tepebaşı’nda 5 dönem seçilmesinin sihirli formülünü şu cümleyle açıkladı:
“İşinde başarılı olamayanlar hizmet yerine siyaset yapar. Eskişehir’de biz belediye başkanları her vatandaşa eşit hizmet anlayışıyla bugünlere geldik.”
Başkan Ataç ayrıca, hayata geçirilen projelerin sürekliliği ve sürdürülebilir olmasının önemine vurgu yaptı.
Bu noktada Ataç’ın, Tepebaşı’nda sadece sürdürülebilir projeleri bile neden 5 dönem her seçimde oyunu artırarak kazandığının bir göstergesi niteliğinde.
Burada sözü Başkan Ataç’a bırakalım:
“Uzun yıllardır kararlılıkla yürüttüğümüz projelerimiz, vatandaşlarımızın yaşamını kolaylaştıran ve şehrimize kalıcı değerler kazandıran sürdürülebilir hizmetlerdir.
Buna örnek vermek gerekirse…
Gönüllü Bahçeleri 1999 yılında hizmete açıldı. Gönüllü bahçeleri 4 merkezde bugüne kadar 8 bin 369 kişi faydalandı. Belde Evleri 2001 yılından beri hizmet vermeye devam ediyor. Bugüne kadar 62 bin 249 yetişkin, 42 bin 40 çocuk olmak üzere 104 bin 289 kişi yararlandı.
Doğal Yaşam Merkezi 2009 yılında açıldı. 13 bin 879 sokak hayvanı sıcak yuvaya kavuştu. Gökkuşağı Kafe 2011’den beri hizmet veriyor. 24 özel birey istihdam edildi.
Vefa projemiz Altın Ayaklar, 2012 yılında futbolumuzun unutulmaz isimleri, ayak ve el izleriyle ölümsüzleştirildi. Efsane futbolcuların el ve ayak izi şehrin en işlek noktasında sergilenmeye devam ediyor.
Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği2013yılında hizmete açıldı. Bugüne kadar 81 bin 328 çocuk taramadan geçti.
Deneyimli Kafeler 2014 yılından beri hizmet vermeye devam ediyor. 29 Ekim Gençlik Merkezi 2014 yılından beri hizmet veriyor. Bugüne kadar 492 bin 754 kişi yararlandı.
Engelliler Montaj Atölyeleri İlki 2014 yılında Yaşam Köyünde ikincisi ise EOSB iş birliği ile 2019 yılında açıldı. 20 milyon 763 bin parçanın montesinin edildiği merkezden bugüne kadar 64 özel bireyin istihdamı sağlandı.
Melih Savaş Yaşam Köyü Alzheimer Konuk Evi 2014 yılında açıldı. 388 kişi yararlandı. İki Elin Sesi Var Çocuk ve Gençlik Senfoni Orkestraları ve Koroları 2015’ten beri hizmet veriyor. Şimdiye kadar 5 bin çocuk yararlandı.
Mustafa Kemal Atatürk Su Sporları Merkezi LEED Sertifikasını Altın Puan kriteri ile Türkiye'nin ilk kamu binası olma özelliğini taşıyor. Merkez, 2015 yılından beri hizmet veriyor.
Hanımeli Sokak, 2016’dan bu yana Eskişehirlilerin hizmetinde. Yunus Emre Spor Tesisi 2017 yılından bu yana yoğun ilgi görüyor. Matematik Evi 2018 yılından beri hizmet vermeye devam ediyor. Merkezden bin 924 kişi yararlandı.
İlki 2010’da açılan 4 Çocuk Sanat ve Kültür Merkezimizde bugüne kadar 116 bin 743 çocuk yararlandı.
Kağıt Geri Dönüşüm Atölyesi 2009 yılında hizmete açıldı. Uluslararası Sanat Çalıştayı’nın ilki 2010 yılında yapıldı. Pandemide ve bu yıl yapılmadığı için 13 kez düzenlendi.
Uluslararası Şiir Buluşmalarının ilki 2011 yılında yapıldı. Pandemide ara verilmek zorunda kalındı 13’üncüsü bu yıl 9-11 Ekim tarihleri arasında yapılacak.”
Daha ne olsun…