Devletin nasıl işleyeceğinden kaynakların nasıl kullanılacağına, vatandaşların haklarının nasıl korunacağından geleceğe dair hedeflerin nasıl belirleneceğine kadar geniş bir alana yön veren siyaset kurumu, Türkiye’de kariyer sahibi olmanın aracı haline dönüştü maalesef.
Devletin nasıl işleyeceğinden kaynakların nasıl kullanılacağına, vatandaşların haklarının nasıl korunacağından geleceğe dair hedeflerin nasıl belirleneceğine kadar geniş bir alana yön veren siyaset kurumu, Türkiye’de kariyer sahibi olmanın aracı haline dönüştü maalesef.
Her alanda toplumsal ihtiyaçları karşılayan politikalar üretmeyi temel amaç edinmesi gereken siyasetçilerin bundan giderek uzaklaştığına tanık olurken…
Siyasetçilerin günümüzde nezaket ve üsluplarında büyük erozyon yaşandığını da üzülerek görüyoruz.
Bazı siyasi partilerin genel başkanlarında dahi bunu görür hale geldik.
Kutuplaşmanın değil farklı görüşlerin aynı masada buluşabildiği bir ortak zemin yaratmanın aracı olması gereken siyaset kurumunun demokrasi kültürünün de taşıyıcısı olduğunu hatırlatırım.
Ancak ne hacet…
İngiliz tarihçi Lord Acton’a atfedilen “Her türlü iktidar bozar mutlak iktidar mutlak bozar” sözünün doğruluğunu Türkiye’de özellikle 2018 yılında hayatımıza giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet modeliyle net bir şekilde görüyoruz, yaşıyoruz.
İnsanın, sınırsız yetkiyle buluştuğunda siyaset kurumundaki dengenin nasıl kaydığına şahit oluyoruz.
Tüm çelişkilere rağmen halen toplumun daha adil, özgür ve yaşam standartları yüksek geleceğe ulaşmasında en önemli araç siyaset kurumundan başkası değil.
Dolayısıyla şirazesi her ne kadar kaydıysa da siyaset sorunların çözümünde halen anahtar konumunda.
Siyaseti yapanların kalitesini ve seviyesini ise toplumu oluşturan yurttaşların beklentisi, içinde bulundukları yaşam koşulları ve niteliği oluşturuyor.
Sayıları giderek atan, yardıma muhtaç hale gelen yoksul kesimin seçim öncesi ekonomide suni rahatlama sağlayıp gözünü boyadığının…
İleri demokrasi vaat ederek otoriter iklimi güçlendirdiğinin fark edilmediğini sanan iktidar siyasetçileri, büyük bir yanılgı içinde.
Azalan halk desteğini sadece ekonomi temelli iyileştirme çabalarına odaklanarak artıracağı hatası içindeki hükümetin, dünyadaki gelişmelere seyirci kaldığı, toplumun beklentilerini ıskaladığı gerçeğinden de hareketle, hukuku ve demokrasiyi tesis etmeden iktidarını sürdürmesi artık imkansız hale geldi.
Bu paradoksa mukabil Türkiye’nin 40 yıllık terör sorununu çözme çabalarının, önemli siyasi figürlerin cezaevi serüvenleri sürerken, demokrasi çemberi giderek azalırken istenilen sonuca ulaşmasını beklemek de pragmatist yaklaşımla bile mümkün görünmüyor.
Dolayısıyla…
Bugünün sorunlarını çözerken yarının koşullarını da düşünen, kalkınma planları yapan, ülkenin uzun vadeli hedeflerine yön veren anlayışı terk etmesinin üzerinden neredeyse 10 yıl geçen iktidarın koltuğu sallantıda.
23 yılın sonunda…
19. yüzyıl İngiltere'sinin en seçkin tarihçilerinden Lord Acton’un söylediği “Her türlü iktidar bozar mutlak iktidar mutlak bozar” sözünün günümüz Türkiye’sinde nasıl ete kemiğe büründüğünü hep beraber görüyoruz.
Ez cümle…
Atık Türkiye’nin düştüğü yerden kalkabilmesi için yeni bir hikayeye ihtiyacı var.
Bu kadar net.
CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları’nda değişim!
İktidarın baskı altına aldığı CHP’nin Genel Başkanı Özgür Özel, her hafta 2 miting yaparak, içinde bulundukları durumu partililere ve buluştuğu vatandaşlara anlatırken, önemli mesajlar da veriyor.
Aynı anda birçok şeyi yapmak zorunda kalan Özel’in böylesine dinamik ve enerjik yapısına, partinin il ve merkez ilçe örgütleri olabildiğince ayak uydurup sahada çabalarken, aynı performansı İl Gençlik Kolları’nda göremiyoruz.
Yani bu alanda bir eksiklik olduğu aşikar.
Bu durumu sadece biz değil anlaşılan CHP Gençlik Kolları Genel Merkezi de fark etmiş olacak ki…
Buraya bir neşter vuruluyor.
CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Oğuzhan Demir’in, görevinden ayrılmak için iki hafta süre istediğini öğrendim.
Bu süre doluyor.
Demir’in yerine Anıl Yüksel veya Ali Eren’in getirilmesi düşünülüyor.
Umarım Demir’in yeni atanacak kişi, Odunpazarı Gençlik Kolları Başkanı Gün Barış Sevinç ve Tepebaşı Gençlik Kolları Başkanı Berk Doğdu ile eş güdüm içinde, sadece 70 bin örgün üniversite öğrencisi bulunan Eskişehir’de görevini daha etkin bir şekilde yapar.