Prof. Dr. Ataç’ın 50 yıllık akademik birikimi bu kitapta!

Yarım asır dile kolay… Başta Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir olmak üzere, akademik hayata, eğitime, sanata dokunan 50 yıllık bir kariyer.

30 Eylül 2025 09:25
A
a
Yarım asır dile kolay…
Başta Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir olmak üzere, akademik hayata, eğitime, sanata dokunan 50 yıllık bir kariyer.
Türkiye’nin yetiştirdiği önemli maliye profesörlerinden…
Sadece yüksek lisans eğitimi için değil misafir öğretim üyesi olarak da ABD’de bulunan Prof. Dr. Engin Ataç, Anadolu Üniversitesi’nde iki dönem Rektör seçilmeden önce Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Dekan, Yılmaz Büyükerşen döneminde 6 yıl Rektör Yardımcılığı görevlerini üstlendi.
Seçilerek Rektör olan Prof. Dr. Ataç’ı özel kılan, görevi süresince kendisi gibi -üstelik bir ilk olma özelliği taşıyan- seçimle Dekanların belirlenmesine özen göstermesi…
Yani içselleştirdiği demokrasi kültürünü üniversitede uygulaması.
Bir eğitim kurumunu ileriye taşıyan, tercih edilmesini sağlayan en temel etkenlerden akademik  özgürlük ve akademik özerkliği sonuna kadar savunması ise cabası.
Rektörlüğü sırasında Anadolu Üniversitesi’nin hazırladığı akademik yükselme kriterlerini YÖK’ün tüm üniversitelerde model olarak hayata geçirdiğini de hatırlatırım.
Prof. Dr. Engin Ataç, yaklaşık 4 yıl 2009 yılına kadar YÖK üyeliği yaptıktan sonra 2010 yılında Anadolu Üniversitesi’nden emekli oldu.
Sadece Eskişehir’in değil, Türkiye’nin önemli akademisyenlerinden Engin Hoca’yı ESTV yayınında konuk ettiğimizde gördük ki emeklilik dönemini boş geçirmemiş.
Fırsat bulamadığı kitapları okumuş, yazmış, çizmiş.
Kemal Sezer tarafından kaleme alınan Engin Hoca’nın çocukluğundan günümüze hayatını konu ettiği biyografi tadındaki “Aklın ve Bilimin Işığında Bir Ömür” adlı eser kitapevlerinde yerini aldı.
İnternetten de sipariş edilip satın alınabiliyor.
Tepebaşı Belediyesi’nin 4 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te Özdilek Sanat Merkezi’nde düzenleyeceği etkinlikte Engin Hoca hem söyleşiye katılacak hem de kitabını imzalayacak.
Kitabın geliri 2014 yılında Tepebaşı Belediyesi’nce hayata geçirilen Alzaymır Konukevi’ne bağışlanacak.
TV programında Engin Hoca yaşamından kesitleri paylaşmakla kalmadı, eğitim üzerine de önemli mesajlar verdi.
Engin Hoca’nın ders niteliğindeki şu sözleri son derece kıymetli:
“Eğer akademik özgürlükler kısıtlıysa, akademik özerklik yani kurumsal özellikte belli müdahaleler varsa, orada evrensel nitelikte bir yüksek öğretimden bahsedilemez. Önemli olan yaptığınız işlerde ulusal değerlere bağlı kalarak evrensel değerleri ilke edinmenizdir. Bu bakış açısı her zaman, hem ülkenin hem şehrin hem de üniversitenin yararına olur.”
Kitabına adını veren yaşam felsefesi “Aklın ve Bilimin Işığında”ki ömrünün 50 yılını akademik hayata adayan Prof. Dr. Engin Ataç ile eğer tanışmak, feyz almak, imzalı kitabını temin etmek isterseniz 4 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te Özdilek Sanat Merkezi’ndeki bu etkinliği kaçırmayın derim.
Cumhuriyet değerlerinin savunucusu, ülkemizin yüz akı böylesine donanımlı akademisyenler kolay yetişmiyor.
Kıymetlerini bilmemiz lazım.

Ayşe Ünlüce’yi hafife alan yanılır

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Emlakçılar Odası tarafından düzenlenen etkinlikte trafik sorunuyla alakalı söylediği “Eskişehir’de pik saatlerin dışında trafik sorunu yok” açıklaması çokça konuşuldu, eleştirildi.
Kitabın ortasından başlarsak eğer…
Gözlemlerime ve verilere dayalı olarak Ayşe Ünlüce’nin ifadelerine katılıyorum.
Nedeni basit.
İş ve okula gidiş ve dönüş gibi pik saatlerde Eskişehir’de trafik yoğunluğu oluştuğu bir gerçek. 
Ancak onun dışında trafik sorunu olduğunu söylemek, işi siyasete dökmek anlamına gelir.
Ya da bunu söyleyenlerin başka şehirlere gitmediğinden bahsedilebilir.
Eskişehir, toplam 1 milyon nüfusunun yüzde 90’ının kent merkezinde yaşadığı, her 3 kişiden birinin araç sahibi olduğu tek merkezli bir il.
Pik saatler ve özellikle şehir dışından turistlerin akın ettiği cumartesi günü hariç şehirde yoğun trafikten bahsedemeyiz.
Ayşe Ünlüce, UKOME ölçümleri ve gözlemlerini paylaşarak bu sözü söylüyorsa onu hafife almamak lazım.
Çevre yolu olmayan, üvey evlat muamelesi gören Eskişehir’de sırf belediye başkanına muhalefet etmekse maksat, yöntem doğru…
Ancak objektif olmak isteyenler için tavsiyem Bursa, Kütahya ve Ankara gibi çevre illerin pik saatlerin dışında ziyaret edilmesidir.
O zaman bu konu daha iyi anlaşılacaktır. 

Baskıların gölgesinde küllerinden yeniden doğan CHP! 

Yerel seçimlerde birinci parti olup 400 belediyeyi kazandıktan sonra iktidarın hedef tahtasına koyduğu CHP, birçok cephede savaş veriyor.
Yargı kıskacıyla belediye başkanları tutuklanan, kongreleri iptal edilen, kayyum atanan, Büyük Kurultay’ları şaibeli hale getirilmek istenen CHP, bir yandan parti içindeki “Truva” atlarını ayıklamaya çalışırken, diğer taraftan 6 ayda 56 mitingle tarihte görülmemiş bir performans gösteriyor.
Partideki değişimi sadece genel başkanlıkta değil, arkasında iktidarın olduğu her gelişen olaya karşı muazzam bir refleks göndererek bunu bertaraf eden dinamizmde görüyoruz.
24 Ekim’e ertelenen mutlak butlan davası tehdidinin gölgesinde iktidara karşı anamuhalefet görevini üstlenen CHP, adeta küllerinden yeniden doğuyor.
Yani AK Parti siyasi öngörüsüzlüğüyle yok etmek, zayıflatmak isterken uyuyan devi uyandırdı. Bununla da kalmadı, CHP’de birlik ve bütünlüğün sağlanmasına yol açtı.
Bunun en güzel örneğini Eskişehir’deki CHP delege seçimleri ve kongrelerinde gördük.
Düne göre daha güçlü, daha derli toplu, daha güçlü, daha fazla iktidar olacağına inanmış bir CHP var.
Buradan görünen o.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi