Musluğu her açtığınızda susuz kalma ihtimalini düşünün!

Önce bir hatırlatma yaparak girizgah yapalım. Tarım ve Orman Bakanlığı, yıllar önce yaptığı projeksiyonda Porsuk suyunun 2060 yılına kadar Eskişehir’in ihtiyacını karşılayacağına yönelik tahminini nüfus artışı ve kuraklık gibi etkenleri göz önüne alarak revize etmek zorunda kalmıştı. 

1 Ağustos 2025 09:17
A
a
Önce bir hatırlatma yaparak girizgah yapalım.
Tarım ve Orman Bakanlığı, yıllar önce yaptığı projeksiyonda Porsuk suyunun 2060 yılına kadar Eskişehir’in ihtiyacını karşılayacağına yönelik tahminini nüfus artışı ve kuraklık gibi etkenleri göz önüne alarak revize etmek zorunda kalmıştı. 
Böyle olunca, Bakanlık ve Büyükşehir Belediyesi şehre en yakın su kaynağı Sakarya Havzası suyunun Eskişehir’e getirilmesini planlamıştı.
Nihayet 29 Kasım 2021 tarihinde Büyükşehir Belediyesi ile DSİ arasında “Sakarbaşı kaynaklarından” su getirilmesini içeren bir protokol imzalanmıştı.
Sadece Çifteler’deki Sakarbaşı gibi tek bir kaynak veya noktadan bahsedilmiyor, “kaynaklarından” ifadesi yer alıyor.
Yani Eskişehir’e Yukarı Sakarya Alt Havzası’ndan getirilebilecek suyu işaret ediliyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın en son yayınladığı Sakarya ve Susurluk Havzaları Kuraklık Yönetim Planı’na göre bu bölgedeki su kullanımı bakımında arz-talep dengesine bakıldığında yüzde 50’den fazla arz söz konusu. Yani mevcut su ihtiyacın çok üzerinde. 
Eskişehir’e Porsuk’un dışında ikinci alternatif yaratacak Sakarya Havzası suyu Büyükşehir Belediyesi ve DSİ arasında imzalanan protokol kapsamında şehre bir boru hattıyla getirilecek. 
DSİ’nin Sakarbaşı ve diğer kaynaklardaki suyu bir noktada toplayıp Eskişehir’e getirmesi gerekiyor. Büyükşehir Belediyesi de DSİ’nin yaptığı harcamayı uzun vadeli taksitlerle geri ödeyecek. 
İşin özü bu.
Küresel iklim krizine bağlı kuraklık, vahşi sulama ve yer altı sularının bilinçsiz ve izinsiz kullanımı, üreticinin çok su isteyen ürün desenlerinden vazgeçmemesi, yurttaşın su tüketimine dikkat etmemesi gibi etkenler güncelliğini koruyor.
Gelelim Eskişehir’de kamu kurumları nezdinde bu konu ne kadar önemseniyor meselesine…
Eskişehir Valiliği başkanlığında yılda en az 1 kez toplanan İl Su Kurulu'na Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşu ESKİ Genel Müdürlüğü gibi kurumların yetkilileri katılıyor.
Yılda en az 2 kez “Havza Su Kurulu” toplantı yapıyor.
Cumhurbaşkanlığı başkanlığında “Ulusal Su Kurulu” yılda en az 2 defa toplanıyor.
Bunların dışında Eskişehir’de bu konuyla ilgi Valilik tarafından bir takip komisyonu kuruldu. 
Yakın zamanda ilk toplantısını yapması bekleniyor.
Yani su sorunu yaşanma ihtimaline karşı ilgili kurumların bir hassasiyeti olduğu görülüyor.
Eskişehir’in şu anda tek su kaynağı Porsuk Barajı’nda doluluk oranı şu anda yüzde 35 seviyesinde. Yüzde 30'un altı kritik olarak nitelendiriliyor. Geçen senenin aynı dönemine göre su yüzde 23'lük bir azalma var.
Tüm bu bilgiler ışığında ez cümleye gelirsek…
Sakarya Havzası suyu Büyükşehir Belediyesi ve DSİ arasında yaklaşık 4 yıl önce imzalanan protokol kapsamında şehre bir an önce getirilmeli.
Eskişehir’de yaşayan herkes, musluğu her açtığında susuz kalma ihtimalini göz önünde bulundurarak su kullanmalı.
Bu durum sadece Eskişehir için değil Türkiye’deki tüm şehirler için geçerli.
 

Felaketlerden ne ders çıkarabildik ne de bir sorumlu bulabildik!

Türkiye’de 2003-2025 yılları arasında, yani 22 yılda, “deprem, orman yangını, sel, patlamalar, maden ve tren kazaları ile metan gazı zehirlenmesi” gibi 26 büyük felaket yaşandı.
Bu doğa olayları ve facialarda 55 bine yakın kişi hayatını kaybetti.
Asıl sorun, bunlardan ne ders alındı ne de ortaya bir siyasi sorumlu çıktı. 
Dünya ülkelerinde benzer felaketlerde sorumluluk üstlenen bakan ve başbakan gibi önemli siyasi figürlerin istifasına tanık oluyorken, Türkiye’de bundan eser yok.
Dünya ülkelerinden örnek vermek gerekirse…
Yunanistan Vatandaşı Koruma Bakan Yardımcısı Nikos Toskas, Temmuz 2018’de ülkede yaşanan ve en az 91 kişinin yaşamını yitirdiği orman yangınlarıyla ilgili sorumluluğu alarak istifa etti.
Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta limanda 200’den fazla kişinin hayatını kaybetmesine ve binlercesinin yaralanmasına neden olan 2020’deki patlamanın ardından 2 bakan ve 6 milletvekili istifa etti.
Mısır Ulaştırma Bakanı Rashad al-Mateeni 49 kişinin öldüğü tren kazası sonucu istifa etti.
Letonya Başbakanı Valdis Dombrovskis alışveriş merkezindeki çatının çökmesiyle 54 kişi hayatını kaybetmesi üzerine istifa etti.
Makedonya’da gölde tekne faciası sonucu 15 turist hayatını kaybedince Ulaştırma ve İletişim Bakanı Mile Janakieski istifa etti.
Güney Kore Başbakanı Chung Hong Won., öğrencilerin okul gezisi için taşındığı feribot faciasında 276 kişi hayatını kaybedince istifa etti.
Japonya’da 2011'de yaşanan 8,9 büyüklüğündeki deprem ve ardından yaşanan tsunamide etkisiz kriz yönetimi eleştirileri sonrası Başbakanı Naoto Kan istifa etti.
Oslo’da 77 kişinin öldüğü çifte saldırıda yetersiz kaldığı eleştirileri yapılınca Norveç Adalet Bakanı Knut Storberget istifa etti.
Sizce de bu işte bir gariplik yok mu? 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi