Halkın kendi kaderini yazdığı gün

Her milletin tarihinde dönüm noktaları vardır; bir ulusun yeniden doğduğu, geleceğine yön verdiği o büyük anlar…

27 Ekim 2025 21:01
A
a
Bizim için o an 29 Ekim 1923’tür.

Bir imparatorluğun küllerinden doğan, özgürlüğü karakteri sayan bir milletin, kendi iradesini eline aldığı gündür.

Cumhuriyet yalnızca bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda bir varoluş iradesidir.

O gün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları sadece yeni bir devlet kurmadılar; aynı zamanda halkın, “Ben de varım” dediği bir çağın kapılarını araladılar.

Yüzyıllardır tebaa olan insanlar, o gün itibarıyla yurttaş oldular. Eşitliğin, hukukun, bilimin ve eğitimin önünü açan bir aydınlanma yürüyüşü başladı.

Cumhuriyet, sadece bir yönetim biçimi değil; bir halkın kendi kaderine sahip çıkma kararlılığıdır

Kadınların seçme ve seçilme hakkı kazanması, eğitimin laikleşmesi, hukuk sisteminin çağdaşlaşması, sanatta, bilimde ve ekonomide atılan adımlar hep bu iradenin eseridir.

29 Ekim’de, sadece bir bayramı değil; aynı zamanda bir teşekkür borcumuzu da hatırlıyoruz.

Çünkü Cumhuriyet bize düşünme özgürlüğünü, eleştirme hakkını, eşit yurttaşlık bilincini verdi.

 Bizlere, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözünün ne demek olduğunu öğretti.

Fakat Cumhuriyet, sadece kutlanacak bir miras değildir.

O, korunması ve yaşatılması gereken bir emanettir.

Büyük Önder Atatürk’ün “Benim en büyük eserim” dediği bu eseri, bizden sonrakilere daha güçlü, daha özgür, daha adil bir biçimde devretmek hepimizin görevidir.

Sokaklarda dalgalanan her bayrak, bir ulusun onurudur.

Çocukların gözlerindeki ışıltı, geleceğin umududur.

Ve her 29 Ekim sabahı, bize bir kez daha hatırlatır:

Cumhuriyet kolay kazanılmadı, asla da kaybedilmeyecek.

Yaşasın Cumhuriyet!
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi