Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ülkedeki 26 milyondan fazla hanenin gelir seviyesi, ortalama eğitim süresi ve meslek bilgilerine göre hesaplanan sosyoekonomik seviye (SES) bilgilerini paylaştı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ülkedeki 26 milyondan fazla hanenin gelir seviyesi, ortalama eğitim süresi ve meslek bilgilerine göre hesaplanan sosyoekonomik seviye (SES) bilgilerini paylaştı.
2022, 2023 ve 2024 yılı verilerine göre hanehalklarının sosyal ve ekonomik statüsünün birlikte ele alındığı bir ölçüm aracı olarak tanımlanan SES skoruna göre Türkiye hanehalklarının yüzde 1,1'i en üst seviyede, yüzde 11’i üst seviyede.
Yüzde 16,4'ü üst altı seviyede bulunurken, yüzde 19,7'si üst orta seviyede, yüzde 16,5'i alt orta seviyede, yüzde 18,6'sı alt seviyede, yüzde 16,7'si en alt seviyede yer aldı.
İllere göre incelendiğinde, Eskişehir’deki 336 bin 898 hanehalkının yüzde 1,35’i yani 4 bin 563’ü en üst seviyede, yüzde 11,45’i yani 38 bin 595’i üst seviyede, yüzde 17,7’si yani 59 bin 635’i üst altı seviyede, yüzde 18,34’ü yani 61 bin 802’si üst orta seviyede, yüzde 17,69’u yani 59 bin 621’i alt orta seviyede, yüzde 16,66’sı yani 56 bin 148’i alt seviyede, yüzde 16,78’i yani 56 bin 535’i ise en alt seviyede kayıtlara geçti.
Sosyoekonomik seviyesi en yüksek ilçeler Odunpazarı, Tepebaşı ve Sivrihisar olurken, skoru en düşük ilçeler ise Mihalgazi, Sarıcakaya, Alpu ve Günyüzü oldu.
İl düzeyinde en üst ve üst sosyoekonomik seviye gruplarındaki hanehalkları, Türkiye içindeki oranlarına göre sıralandığında, yüzde 28,6 ile İstanbul, yüzde 11,5 ile Ankara, yüzde 6,7 ile İzmir, yüzde 3,9 ile Bursa, yüzde 3,3 ile Antalya oldu. Eskişehir ise 0,16 ile alt sıralarda yer aldı.
Anlayacağınız Eskişehir’de kaymak tabakasını oluşturan en üst seviyede 4 bin 563 aile var. Buna, üst seviyedeki 38 bin 595 aileyi de eklersek 43 bin 158 ailenin refah içinde olduğu saptamasında bulunmak mümkün.
En alt seviyedeki yoksulluk ve sosyal statüden yoksun 56 bin 535 aile ile alt seviyedeki 56 bin 148 aileyi de ilave edersek 112 bin 683 aile ise sıkıntıda.
Tablo bize bunu gösteriyor.
Yorum sizin.
Memur hakkını istiyor!
Hükümetle memurlar arasında devam eden toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine memurlar yurt genelinde iş bırakma eylemine gitti.
Bundan özellikle ulaştırma sektöründe daha çok da Yüksek Hızlı Tren’ler dışındaki konvansiyonel hatlarda çalışan ana hat trenlerinin seferleri etkilendi, PTT’de de memurlar yarı yarıya çalıştı.
Memur makinistler iş bırakınca seferler iptal edildi. Eskişehir Garı’nda sürekli anons yapılarak Kütahya ve Denizli istikametinde seferlerin iptal edildiği duyuruldu.
Hükümet, memura bu yılın silk 6 ayı için yüzde 10, ikinci 6 ayı için ise yüzde 6 zam önerdi.
Enflasyonun o da TÜİK rakamlarıyla yüzde 33 olduğu bir ortamda, gelecek yıl ne seviyelere ineceği ise meçhul bir durumda üç kuruşluk zam teklif ederseniz olacağı bu.
Asgari ücretli, emekli ve kamu işçisi “geçinemiyoruz” diyerek nasıl isyan ediyorsa memurları onlardan ayrı tutmak mümkün değil.
Bu, Türkiye gerçeği artık.
Kamu çalışanına hakkını arıyor.
Eğer bu tür iş yavaşlatma, iş bırakma eylemleri olmazsa memur sesini nasıl duyuracak?
Kamu hizmeti alan yurttaşa düşen görev ise hoşgörülü olmak ve empati yapmaktır.
Hak verilmez alınır.
Borsada şirketler zarar açıkladı!
Borsada bilanço dönemi yarın sona eriyor. Bugüne kadar bilançosunu açıklayan ve enflasyon muhasebesi uygulanan 282 şirketin 137’si zarar etti. Geçen yıl aynı dönemde bu oran yüzde 36 seviyesindeydi.
Ekonomim'den Şebnem Turhan'ın haberine göre, en yüksek zarar 8,3 milyar lirayla Zorlu Enerji'de. İkinci sırada zararı 4 milyar lirayı geçen Arçelik, üçüncü sırada 3,3 milyar lira ile Petkim var.
En yüksek kar ise 25 milyar lira ile Türk Hava Yolları oldu. Tera Yatırım Menkul Değerler 18,5 milyar lira kar ile ikinci geldi.
Borsada ikinci çeyrek bilanço dönemi 19 Ağustos'ta tamamlanacak. 312 şirket finansal sonuçlarını duyurdu. Bu şirketlerden 282’si enflasyon muhasebesi uygulamasına tabi. 30 şirket ise bankalar ve finans kurumları. Bunlar enflasyon muhasebesi uygulamadan finansal sonuçlarını yayımlıyor.
Hasılı…
İSO’nun 500 büyük sanayi kuruluşunun karlarının yüzde 95’ini finansman maliyetine yani kredi faizlerine verdiğini biliyoruz.
2023 yılında 1.516 olan konkordato ilan eden şirket sayısının 2024 yılında 3 bin 497’ye çıktığını, bu yılın sadece 7 ayında 3 bin 474’ü bulduğunu, bu yılın sonunda sayının 5 bin - 5 bin 500 civarında olmasının beklendiğini düşündüğümüzde, gerçekten ekonomide ve reel sektörde tablo ürkütücü boyutlara geldi.
İşler iyi gitmiyor.
Umarım bir çıkış yolu bulunur.
Ekonomik buhran toplumun tüm kesimlerinde huzursuzluk yaratıyor.
Benden söylemesi.