Eskişehir’de özellikle 1999 Marmara Depremi’nden sonra gündeme gelen kentsel dönüşüm meselesi maalesef sadece söylem düzeyinde kalıyor.
Eskişehir’de özellikle 1999 Marmara Depremi’nden sonra gündeme gelen kentsel dönüşüm meselesi maalesef sadece söylem düzeyinde kalıyor.
Bu konuda yapılan ilk ciddi girişim önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen tarafından 13 yıl önce gerçekleştirildi.
Toplam 8 mahallesi kapsayan Afet Riski Alan ve Gündoğdu Kentsel Dönüşüm Projesi maalesef bazı kişilerin karşı davaları yüzünden hayata geçirilemedi.
Bugün gelinen noktada kentsel dönüşüm bir hayalden ibaret mi yoksa olabilirliği var mı, onu değerlendirelim istedim.
Başkan Ayşe Ünlüce, yerel seçim atmosferinde AK Parti’nin adayı Nebi Hatipoğlu’nun da vaatleri arasında yer alan kentsel dönüşümle ilgili önemli adımlar attı.
İlki, İnşaat Mühendisleri Odası ile imzalanan protokol kapsamında yapı stokunun adeta röntgeninin çekilip riskli binaların belirlenmesiydi ki bu çalışma tamamlandı.
İkincisi Eskişehir’den geçen fay hattının tam olarak belirlenmesi için üniversitelerle yapılan işbirliği ve sondaj çalışmalarının gerçekleştirilmesiydi.
Bu çalışma da bu yaz bitmiş olacak.
Üçüncüsü de özellikle Porsuk Havzası’ndaki riskli 8 mahalleyi önceleyen ada bazlı imar planı çalışmasıydı. Bunda da mesafe alındığını biliyorum.
Hatta kentsel dönüşümle ilgili 4 gün önce bir çalıştay da düzenledi.
Özetlemek gerekirse…
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bir büyükşehir belediyesinden kentsel dönüşümle ilgili yapmasını istediği tüm çalışmaları Eskişehir bu yıl tamamlanmış olacak gibi görünüyor.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi raporlarını ve çalışmalarını Bakanlığa sunduğunda şehirde kentsel dönüşümün yapılabilirliğini ortaya koymuş olacak.
Bundan sonra iş Bakanlığa kalacak.
Bakanlığı harekete geçirmek de “Bu konuda taşın altına elimizi koymaktan çekinmeyiz” diyen AK Parti Eskişehir milletvekillerinin görevi olacak kuşkusuz.
Ancak üzerinde durulması gereken en önemli mesele kentsel dönüşüm kararı alınan mahallelerde vatandaşın buna rıza göstermesi.
Bunun için de evi yıkılacak vatandaşa cazip koşulların sağlanması gerekiyor.
Zaten zurnanın “zırt” dediği yer de burası.
Kentsel dönüşümün belediye bütçeleriyle gerçekleşmesi zaten imkansız.
Belediyeye düşen görev arabuluculuk olur ki zaten en zoru da bu.
Bakanlığın yapması gerekenler belli.
Eğer hak sahibi ek ödeme yapacaksa uzun vadeli, düşük faizli, sabit taksitli model veya İstanbul’da olduğu gibi “Yarısı Bizden” kampanyaları uygulanmalı. Piyasa gerçeklerine uygun kira ve taşınma desteği olmalı.
Hasılı…
İnsanlar belirsizlikten korkar. Bilgi aldıkça direnç azalır.
“Riskli ve değeri belirsiz bir konuttan, daha küçük de olsa güvenli ve değerli bir mülke geçiyorum” psikolojisi sağlanırsa uzlaşma oranı yükselir.
Sağlanmazsa süreç hukuki krizlere ve siyasi tartışmalara dönüşür.
Tabi Eskişehir’de kentsel dönüşüm konusundaki gelişmeler bu noktaya gelebilir mi?
Bana göre zor ama imkansız değil.
Hükümet CHP’li belediyelerin başarılı olmasını istemiyor!
Başlıktaki ifade, Eskişehir’de “kentsel dönüşüm” denilince ilk akla gelen inşaat mühendisi Saadet Partisi İl Başkanı Fesih Bingöl’e ait.
Eğitimi bu konu üzerine…
ESTV yayınına konuk olan Bingöl, kentsel dönüşümün emsal ve kat artışlı ada ölçeğinde yapılacak imar planı çalışmasıyla mümkün olduğunu söyledi.
“Yeter ki istensin” demeyi de ihmal etmedi.
Bingöl’ün söyledikleri arasında en can alıcı nokta şu:
“Bugüne kadar yaşananlara baktığımızda AK Parti’nin, merkezi hükümetin CHP’li belediyelerin bu konuda başarılı olmasını istemediği anlaşılıyor. Belediyelerin hem yetkileri hem de ekonomik imkanları kısıtlanıyor. Tablo bu. Eskişehir’de kentsel dönüşüm çok zor.”
Ne diyelim?..
Umarım yanılıyordur.