Türkiye ekonomisi zor günlerden geçiyor. Enflasyonla mücadele programı kapsamında ekonomiyi soğutma politikası bir yandan durgunluğu körüklerken diğer yandan konkordatoları ve iflasları artırdı, istihdam kayıplarına yol açtı.
Türkiye ekonomisi zor günlerden geçiyor.
Enflasyonla mücadele programı kapsamında ekonomiyi soğutma politikası bir yandan durgunluğu körüklerken diğer yandan konkordatoları ve iflasları artırdı, istihdam kayıplarına yol açtı.
Ancak her şeye rağmen enflasyonda istenilen sonuç alınamıyor. Halen yüzde 33 seviyesinde ve çok yüksek. MB politika faizi daha yeni 39,5’e geriledi.
Yüzde 44 ile dünya ortalaması yüzde 6’nın çok çok üzerinde gıda enflasyonuna sahip ülkeyiz.
Her şey bununla sınırlı da değil.
Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilip tutuklanması yani 19 Mart’ta derin yarıklar oluşan ekonomi 7 ay sonra ancak 19 Mart’taki seviyesine geldi.
Kısa, orta ve uzun vadeli program yapamayan bir iş dünyasından bahsediyoruz.
Kısacası önünü göremeyen, her an ekonomiyi sarsma potansiyeli yüksek siyasi gelişmeye evrilebilecek kaygan bin politik gündemle karşı karşıyayız.
Öğrencilerden sanatçılara, gazetecilerden akademisyenlere toplumda söz söyleyebilecek kesimlerin otoriter siyasal iklimin gölgesinde fikir mücadelesi vermesi ise cabası.
Bir ülkede hukuk siyasetin güdümüne girmişse adalet olmaz, adaletin yokluğunda ise demokrasi olmaz. Bunların sonucu olarak ekonomi düzelmez.
Bu kadar net.
ESKİŞEHİR’DEKİ FİNANSAL SIKIŞIKLIK
Eskişehir rakamları üzerinden ekonomiyi ele aldığımızda da farklı bir sonuç çıkmıyor karşımıza.
Eskişehir Ticaret Odası (ETO) verilerine göre, şehirde 2024 yılının Ağustos ayında 48,4 milyon lira olan karşılıksız çek işlemi tutarı, bu yılın aynı ayında yüzde 93,67 artarak 93,8 milyon liraya yükseldi.
Daha önce konkordato sayılarındaki artışın endişe verdiğini açıklayan Başkan Metin Güler, karşılıksız çeklerdeki artışın da piyasalarda yaşanan finansal sıkışıklığın açık göstergesi olduğunu belirterek, “Bu artış zincirleme şekilde tüccar ve sanayicinin yaşadığı finansman sıkıntılarının katlanarak devam etmesini gözler önüne seriyor. Finansmana erişimde yaşanan zorluklar üretim, istihdam ve ticaret üzerindeki baskıyı artırıyor” yorumunu yapıyor.
GENÇ İŞSİZİKTE ZİRVEDEYİZ
Tüm bu hengamede 38 ülkenin üyesi olduğu Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı’nın (OECD) her yıl yayınladığı ve ülkelerin eğitim sistemlerini farklı göstergeler üzerinden mercek altına alan “Bir Bakışta Eğitim 2025” raporu, eğitim sistemine dair önemli veriler ortaya koydu.
Rapora göre Türkiye, “ne eğitimde ne istihdamda” (NEET) olan genç nüfus açısından OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer aldı.
Türkiye’de 18-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 31,3’ü ne eğitimde ne de iş hayatında bulunuyor.
OECD ortalaması ise yalnızca yüzde 14,1. Kadınlarda yüzde 41,6 oranı, erkeklerin neredeyse iki katı seviyesinde.
Eğitim düzeyi yükseldikçe işsizlik oranının düşmesi gereken eğilimi de tersine çeviriyor Türkiye.
Lise mezunu olmayanlar, lise mezunları ve üniversite mezunları arasında işsizlik oranları neredeyse aynı: yüzde 11,2, yüzde 10,2, yüzde 10,6.
OECD ortalamasında ise üniversite mezunu gençlerin işsizlik oranı sadece yüzde 4,9.
Hasılı…
“Adalet olmazsa ne aş olur ne de iş.”
İşte tam bu noktadayız.
AK Parti Teşkilat Başkanlığı adım adım izliyor!
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, 7 Ekim’de katıldığı ESTV yayınında, görevlerinden istifa eden 7-8 il başkanıyla ilgili sorumuza karşılık, teşkilatlarda zaman zaman yaşanan yavaşlamaların önüne geçmek için bazen bazı il başkanlarının görev değişikliklerinin yaşanabildiğini söylemişti.
“AK Parti kongre süreçlerini tamamladı ve yeni kadrolarla yoluna devam ediyor. Teşkilat Başkanlığımız 81 ilde teşkilatları yakından takip ediyor” ifadesini kullanan Albayrak, şöyle devam etmişti:
“Teşkilat Başkanlığımız şu anda yaklaşık 300 kişilik bir ekiple Türkiye’nin her yerini adım adım izliyor. Özellikle 100 bin nüfusun üzerindeki tüm ilçeler yakından takip ediliyor.
‘Türkiye Yüzyılı Programı’ kapsamında milletvekillerimiz, MKYK üyelerimiz, grup başkan vekillerimiz sahaya iniyor, illerden veriler toplanıyor ve bu veriler genel merkeze iletiliyor.
81 ilde bu süreç tamamlandı. Bu nedenle de herkesin bir karnesi oluştu, performanslar değerlendirildi. Bazı il başkanları 6-7 yıldır görevdeydi, dolayısıyla bazen yeni, daha heyecanlı arkadaşlarla devam etme kararı alınabiliyor. Yani bu bir kriz değil, bir yenilenme süreci. AK Parti büyük bir aile, bu nedenle de sistem hep dinamik kalıyor.”
Duyduğumuza göre, Gürhan Albayrak’ın karnesi artılarla doluymuş.
Parti genel merkezi Albayrak’ın performansından oldukça memnunmuş.
Eskişehir’den görünen de farklı değil kuşkusuz…