Eskişehir’den İstanbul ve İzmir’e en son 2011 yılında tarifeli uçak seferleri başlatıldı ve kısa süre sonra bitti.
Eskişehir’den İstanbul ve İzmir’e en son 2011 yılında tarifeli uçak seferleri başlatıldı ve kısa süre sonra bitti.
Yeterli sayıda yolcu olmaması tarifeli seferlerin sonlandırılmasına gerekçe olarak gösterildi.
Herkesin malumu olan bu konuyu yeniden gündeme getirmemin sebebi…
Tarifeli uçak seferlerinin eksikliğine Eskişehir’in her geçen yıl artan turizm potansiyeli penceresinden de bakmak...
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Eskişehir, Kütahya ve Bilecik’ten sorumlu Bölge Başkanı iken TÜRSAB’ın Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilen Özgür Ersoy’u ESTV yayınına konuk aldığımızda bu konu gündeme geldi.
Turizm için de tarifeli uçak seferlerinin ne kadar önemli olduğunu Ersoy, çok net ortaya koydu.
Burada sözü Ersoy’a bırakalım:
“Eskişehir’den tarifeli seferlerinin başlatılması gerekir. 14 yıl önceki turist hareketliliği bugün 20’ye katlandı. Bu gözle bakmak lazım. Artık insanların yurtdışı seyahatleri de arttı. Antalya’da yaz tatili fiyatına yurtdışında tüm masraflar dahil tatil yapmak mümkün. İnsanların tercihleri de değiştiği için aktarmalı uçuşa da buna imkan sağlayacaktır.
Sadece İstanbul’a uçmak gibi bakılmamalı. Yurtdışından İstanbul’a 2,5 saatte gelen turist, Eskişehir’e İstanbul’dan 5,5 saatte gelebiliyor. Onlar için uzun bir yolculuk bu. Avrupa’da 3 saatte 3 ülke değiştiriyorsunuz. Dolayısıyla bu anlamda yurtdışından gelecek turistlere tarifeli uçak seferleriyle böyle bir aktarma sağlanırsa Eskişehir’in giderek artan sağlık turizmini daha da ileri götürürüz. Yabancı turist için kapı açılır. O açıdan da kıymetli buluyorum.”
Tarifeli uçak seferleri Eskişehir’e turizmin yanı sıra ekonomi, lojistik ve şehir imajı açısından da çok yönlü ve doğrudan katkı sağlayacak.
Şehrin dinamizmi göz önüne alındığında, etkisi çoğu şehirden daha güçlü olur diye düşünüyorum.
Ulaşım kolaylaştığında iş insanları, yatırımcılar ve şirketler Eskişehir’e gelmeyi daha çok tercih eder.
Kongre ve fuar turizmine ivme kazandırır.
Şehirde savunma, raylı sistemler ve ileri teknoloji üretimi var. Yüksek değerli ürünlerin sevkiyatı kolaylaşır. Küçük ölçekli de olsa hava kargo bağlantıları sanayi için kritik önem taşır. Uluslararası iş görüşmeleri hızlanır. Her sefer küçük de olsa iş hacmini büyütür.
Eskişehir’in marka değeri artar. Eskişehir’e taşınmayı düşünen beyaz yakalıları için şehrin cazibesini yükseltir.
Buradan da anlaşılacağı üzere…
Eskişehir’de son tarifeli uçak seferlerinin düzenlendiği 2011 yılından günümüze geçen 14 yılda çok şey değişti.
Özgür Ersoy’un da teyit ettiği resmi verilerle yılda 1-1,5 milyon turisti ağırlayan, sağlık turizminde yıldızı parlayan, termal turizmde gelecek vadeden Eskişehir’in buna ihtiyacı olduğunu ortaya koyacak güçlü bir lobiye ihtiyaç var.
Eskişehir Konseyi bir meşale yaktı, umarım gerekli desteği görür.
Eskişehir’in her anlamda kabuğunu kırması için tarifeli seferler şart.
Bu gerçeği atık görmek gerekiyor.
Eskişehir’in turizmde yıldızının parlama öyküsü
Eskişehir’in özellikle son 15 yılda giderek artan turizm potansiyelinin nasıl oluştuğu konusunda herkesin bir fikri olabilir…
Ancak bunu işin ehlinden, konunun uzmanından duymak doğru tespit için kuşkusuz çok önemli.
TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Ersoy’un gözünden Eskişehir’in turizmde yıldızının parlaması 2005 yılına uzanıyor.
Ersoy’un tespitiyle özetle şehrin turizm öyküsü şöyle başladı ve şekillendi:
“Yılmaz Büyükerşen’in 2005 yılında başlattığı kapsamlı şehir içi renovasyonla şehir 2009’da sahneye çıktı. Hızlı trenin de aynı dönemde aktif olmasıyla şehir turizmde hızlı gelişti. Altyapı hazırdı, hızlı tren sayesinde de meraklı çok sayıda turist gelmeye başladı.
İletişim Bilimleri Fakültesi’nin ilk defa Anadolu Üniversitesi bünyesinde kurulmasının da avantajı oldu. Yılmaz Hoca’nın öğrencileri medyanın pek çok sektöründe üst düzey yönetici olunca şehrin reklamı anlamında da hızlı ilerledik. Bununla beraber şehir çok hızlı yol aldı. Hiçbir imizin tahmin etmediği boyutta.
Odunpazarı evleri kendi haline terk edilmişken turizme kazandırılmaya başlandı. Turist geldikçe orada çok fazla işyeri ve müze açıldı. Çok hızlı bir arz yarattı. Belirli dönemler için otellerde yer bulunamaz hale gelindi. Çok dinamik bir yapı oluştu. Yerel yönetimler iyi çalıştı, çalışmaya da devam ediyor. Bir gelenin bir daha göreceği yeni müzelerin oluşturulması da olumlu katkı sundu. Sonuçta yılda 1 ile 1,5 milyon turistin ziyaret ettiği bir şehir haline geldik.
Gelecek projeksiyonu oluşturmak açısından şehrin genel alanlarını kullanma zorunluluğumuz var. Belirli noktalarda turizmi şehir içinden dışarı çıkarmamız lazım. İlçelerin de dahil edildiği, merkezdeki hareketliliği, insan yoğunluğunun farklı bölgelere kaydırıldığı bir planlamanın artık nihayete ermesi gerektiğini düşünüyorum.”