Çin’den sonra en büyük nadir toprak elementi rezervine sahip Türkiye, şu anda belki de petrolden daha kıymetli bir doğal kaynağa sahip durumda.
Çin’den sonra en büyük nadir toprak elementi rezervine sahip Türkiye, şu anda belki de petrolden daha kıymetli bir doğal kaynağa sahip durumda.
Şu son bir hafta içinde cereyan eden olaylar nadir toprak elementini altından daha kıymetli hale getirdi.
Neden mi?
Çünkü Çin, 3-4 gün önce, küresel arzın büyük bölümünü karşıladığı nadir toprak elementleri ve üretim teknolojilerinin ihracatına yeni kısıtlamalar getirdiğini açıkladı ve hayata geçirdi.
Nadir toprak elementlerinin işlendiği tesislerde montaj hatlarının kurulması, tamir, hata giderme, bakım ve güncelleme işlemlerine ilişkin teknolojilerin transferi de kontrol kapsamına alındı.
Ayrıca, Çin'de üretilen nadir toprak elementlerini ihraç eden yabancı şirketlerin, sivil ve askeri ikili kullanıma sahip ürünlerin ihracatı için Ticaret Bakanlığından lisans alması zorunlu tutuldu.
Bunun yanında yurt dışında üretilen fakat Çin'den ithal edilen ürünleri ve teknolojileri kullanan üreticilerin aynı kısıtlamalara tabi tutulacağı, söz konusu kısıtlamaların bu şirketler için 1 Aralık'tan itibaren yürürlüğe gireceği bildirildi.
ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumunun (USGS) verilerine göre 2024'te dünya genelinde nadir toprak elementi üretimi 390 bin tona ulaşırken, bunun 270 bin tonu Çin'de üretildi.
Bu duruma tepki gösteren ABD Başkanı Trump, böyle bir tutumun dünya piyasasını tıkayacağı ve çok sayıda sanayi kolunda küresel üretime zarar vereceği uyarısında bulundu.
ABD Başkanı, bununla da yetinmeyip 1 Kasım'dan itibaren Çin'e yüzde 100 ek gümrük uygulayacaklarını, ayrıca tüm kritik yazılımların ihracatını durduracaklarını duyurdu.
Anlayacağınız tüm bu gelişmelere baktığımızda…
Dünyada 694 milyon tonluk rezerviyle Türkiye, küresel enerji dönüşümünde kritik bir kaynak sağlayarak Çin’e bağımlılığı azaltma potansiyeli taşıyor.
Böyle olunca da Türkiye, dolayısıyla Eskişehir, dünya ülkelerince konuşulur hale geldi, kıymete bindi.
Çin’den kısıtlama nedeniyle nadir toprak elementi alamayan ABD’nin gözünü Beylikova’ya diktiğini öngörmemek aptallık olur.
CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan’ın soru önergesinde de belirttiği gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti ve Trump’la yaptığı görüşmede Türkiye’nin stratejik kaynaklarının konuşulduğuna dair iddialar, siyaset gündemini hareketlendirdi.
Arslan, “Bu sessizlik kabul edilemez” diyerek hükümete sert eleştiriler yöneltti.
Beylikova sahasının, uluslararası pazarlıklarda kullanıldığına dair kuşkuların güçlenmesine dikkati çeken Arslan, “Bu madenler bir kişinin koltuğunu kurtarma aracına dönüştürülemez” dedi.
Vekil Arslan’ın sözlerine katılmamak mümkün değil.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz da Beylikova nadir toprak elemenlerinin Erdoğan-Trump görüşmesinde imzalanan nükleer enerji anlaşması içinde yer aldığını savundu.
Asıl mesele şu:
Beylikova’da altın değerindeki bu rezervin dışa bağımlı olmadan üretilmesine olanak verecek tesislerin kurulması son derece önemli.
Pilot tesisin dışında bir gelişme yaşanmadı Beylikova’da.
Umalım ve dileyelim ki…
Kişisel ikballer doğrultusunda Kapalı kapılar ardında pazarlıklar yapılarak ülkenin geleceği ABD’ye peşkeş çekilmesin.
Nadir toprak elementleri hangi alanlarda kullanılıyor?
Nadir toprak elementleri cam ve seramik sanayi, metalürji sanayi, lazer üretimi, mıknatıs üretimi, petrol katalizörü ve ileri teknoloji cihazların üretiminde yaygın olarak kullanılıyor.
Nadir toprak elementleri günümüzde hibrid arabalarını, elektrikli taşıt araçlarını, rüzgar türbinlerini, güneş enerjisi panellerini, MR makinelerini ve birçok temiz enerji teknolojisini hayata geçiriyor.
Bu elementler birçok yeşil enerji teknolojilerinde gerekli olmalarından dolayı yeşil elementler olarak da biliniyor.
Lütfü Yüksel Yaşlı Bakım Merkezi’ndeki doktor sorunu şimdilik çözüldü!
Odunpazarı Belediyesi’nin İş insanı Lütfü Yüksel’in katkılarıyla Vadişehir Mahallesi’nde yaptığı yaşlı bakım merkezine doktor atanması için yapılan girişimler tam olarak sonuç vermediyse de ara çözüm bulundu.
Vadişehir Mahallesi Aile Sağlık Merkezi’nden bir aile hekimine buradaki bakım merkezi sakinlerinin kayıtları yapılmış.
Aile hekimi haftada bir yaşlı bakım merkezi sakinlerini ziyaret edecek, muayene edecek, ilaçlarını yazacak.
Başkan Kazım Kurt ile sohbet ederken söylediği bu gelişme ara çözüm olarak görülse de sevindirici.