Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Genel Müdürlüğü’nün (ESKİ) art arda bazı beceriksiz uygulamaları ile o çok konuşulan 36 saati bulan su kesintilerinin vatandaşta yarattığı öfke henüz dinmemiş…
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Genel Müdürlüğü’nün (ESKİ) art arda bazı beceriksiz uygulamaları ile o çok konuşulan 36 saati bulan su kesintilerinin vatandaşta yarattığı öfke henüz dinmemiş…
Genel Müdür Oğuzhan Özen’in iletişim bilimleri fakültesi mezunu olarak ESKİ’nin başına getirilmesinin yanlışlığı, liyakat sorunu yeniden gündeme gelmiş…
Artık Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin ESKİ’ye neşter vurması, bu konuda eyleme geçmesi gerektiğinin çokça konuşulduğu dönemler yaşanıyordu.
ESKİ’nin yanlış tarifeyi uygulamaya koyduğunun fark edildiği, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın sahte imzalarla evrakta sahtecilik yapılarak Büyükşehir Meclisi’nin by-pas edildiği iddiasıyla 10 Nisan’da Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmasının hemen ardından…
ESKİ Genel Müdürü Oğuzhan Özen’in emekliye ayrıldığı, iki genel müdür yardımcısının emekliliğinin istendiği günlerin hemen sonrası…
İsmi lazım değil...
Eskişehir’de üst düzey bir siyasetçiyle sohbet ederken, şu ifadelerine adeta şok olmuştum:
“Eskişehir medyası ESKİ meselesine o kadar yüklenmeseydi ne Büyükşehir Belediyesinde bu skandal yaşanırdı ne de Oğuzhan Özen emekliye ayrılırdı. ESKİ’nin tarife hatası fark edildiğinde yapılacak iş çok basit. ESKİ’nin Genel Kurulu’nu oluşturan Büyükşehir Belediyesi Meclis üyeleri, Başkan Ünlüce’nin olağanüstü genel kurul çağrısıyla toplantıya çağrılır, bu hata düzeltilirdi.
Ama uzun süreli su kesintileri ESKİ’de işlerin iyi yönetilemediği algısına neden olup, medya da bu işin üzerine çok gidince tarife hatasının kamuoyuna yansımasından çekinildiği için bu sahte imzalı usulsüzlük skandal patlak verdi. Bu işte medyanın da suçu var.”
Bu ifadelere çok şaşırdığımı dile getirdiğim siyasetçinin kendinden emin, kesin yargısı karşısında o saatten sonra bu fikri değiştirecek bir tutum içinde olamadım doğrusunu söylemek gerekirse.
Ama bu düşüncenin sadece o siyasetçide değil başka kişilerde de olgunlaştığına tanık oldum.
Gelelim meseleye…
Nihayetinde İçişleri Bakanlığı, ESKİ’nin bazı tarifelerde sahte imzayla usulsüzce Büyükşehir Meclisi’ni by-pas ederek yaptığı tarife zammı hatasını düzeltme işlemiyle ilgili evrakta imzası bulunan Başkan Ayşe Ünlüce hakkında soruşturma izni verdi.
Bu saatten sonra ne olacak?
Bilindiği üzere İçişleri Bakanlığı izni olmadan Cumhuriyet savcılıkları, belediye başkanlarının görev suçları hakkında doğrudan soruşturma açamıyor.
Verilen bu izinle dosya ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecek ve adli soruşturma resmen başlayacak.
Ancak bundan önce Başkan Ünlüce ve hakkında suç isnat edilen kamu görevlileri, verilen soruşturma iznine karşı tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Danıştay ilgili dairesine itiraz edecek.
Muhtemelen etmiştir de…
Hukukçular Danıştay’da itirazın görüşülme süresini 3-4 ay olarak tahmin ediyor.
Eğer Başkan Ünlüce’nin itirazı kabul edilirse soruşturma izni kalkacak, reddedilirse adli süreç devam edecek.
İtiraz reddedilirse yargılama Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayacak ve karara bağlanacak.
Büyükşehir Belediyesinde, eğer Başkan Ünlüce’nin yargılaması başlarsa bu 3-4 yıl sürer beklentisi hakim…
Ancak, fakat, lakin…
Üsküdar Belediyesi’nde Başkanvekilliğinin CHP’den AK Parti’ye ayak oyunlarıyla nasıl geçtiği 86 milyonun gözü önünde cereyan etti.
Yargı eliyle siyasetin dizayn edildiği iddialarına çokça tanık olduğumuz bu dönemde, YENİ Parti’li bir Büyükşehir Belediye Başkanı için bu süre kısaltılabilir mi?
Kısaltılabilir.
Hele bir de en ufak bir açık bulunursa…
Yandı gülüm keten helva.
(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)