CHP’nin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde birinci parti olmasını hazmedemeyen iktidar, özellikle CHP’nin üzerine yerel yönetimler üzerinden gidiyor.
CHP’nin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde birinci parti olmasını hazmedemeyen iktidar, özellikle CHP’nin üzerine yerel yönetimler üzerinden gidiyor.
İktidarın, önce tasarruf genelgesi ardından vergi ve sigorta prim borçlarını genel bütçe paylarından kesmek suretiyle özellikle CHP’li belediyeleri iş yapamaz noktaya sürükleme çabası ortada.
Belediyelerin İller Bankası aracılığıyla aldıkları genel bütçe gelirleri yüzde 40’a varan oranda İller Bankası kanalıyla kaynağından kesiliyor.
Ödemeye alternatif olarak borçlar taşınmaz devirleri suretiyle ödenebiliyor.
Belediyeler, borçlarına karşılık bünyelerindeki taşınmazları SGK gibi devletin ilgili kurumlarına ortak belirlenen fiyat karşılığında devrediyor.
Niyet belli.
CHP’li belediyeleri sıkıştırmak, iş yaptırmamak.
Borç tahsilatının özellikle AK Parti’li belediyelere aynı şekilde uygulanmadığı neredeyse hakim görüş durumunda.
CHP’li Belediye Başkanları, tüm belediyelerden yapılan kesintilerin şeffaf bir şekilde açıklanmasını istiyor.
Ancak bu talep duymazlıktan geliniyor.
Eskişehir’de sohbet ettiğim bir kırsal ilçe belediye başkanı, AK Parti’li belediyelere SGK ve vergi borçlarının tahsilatı konusunda “dosya açma” yöntemiyle ayrıcalık yapıldığını anlattı.
Şöyle ki…
AK Parti’li belediyenin borçlarının tahsilatı için “dosya açılıyor” ancak işlem yapılmıyor. Gayrimenkul takası araştırması sürüyormuş gibi yapılarak İller Bankası ödemeleri kesintisiz olarak bu belediyelere yapılıyor.
Yani iktidar partisinden olursanız kesinti falan yok.
Oh ne ala…
Çifte standart burada da kendini gösteriyormuş anlayacağınız.
Tüm bu yaşananlara rağmen “Adil yönetim, adalet, hak, hukuk, kul hakkı, tüyü bitmemiş yetimin hakkı” diye söze başlamıyorlar mı?..
İşte o zaman insanın kanına dokunuyor.
Sendikalar kapısına kilit vursun!
Gaziantep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi işçilerince 3 yıl önce kurulan Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası’nın (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen'in gözaltına alınıp tutuklanması İngiltere'de tepkiyle karşılandı.
Yanlış okumadınız…
Türkiye’de değil İngiltere’de tepkiyle karşılandı.
İngiltere İşçi Partisi'nin eski lideri, bağımsız milletvekili Jeremy Corbyn ile Lordlar Kamarası üyesi Barones Christine Blower, Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği'ne bir mektup göndererek, bir sendikacının, sendikal örgütlenme faaliyeti nedeniyle tutuklamasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Mehmet Türkmen'in defalarca gözaltına alınmasının temel sendikal haklara yönelik apaçık bir saldırı olduğu vurgulanan mektupta, muhatap kaldığı suçlamanın, "işçi sınıfını sindirmeye dönük tehlikeli bir mesaj taşıdığı" da belirtiliyor.
Türkiye’deki sendikalardan çıt çıkmıyor.
Ne bir açıklama ne bir serzeniş…
“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” misali…
Gelinen noktanın vahametine bakar mısınız?
Bence sendikalar kapısına kilit vursun.
Yazıklar olsun.