Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde adeta çöküntü alan haline gelen daha çok oto tamirhanelerinin bulunduğu Sanayi Çarşısı’nın dönüşümüne ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı düğmeye bastı.
Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde adeta çöküntü alan haline gelen daha çok oto tamirhanelerinin bulunduğu Sanayi Çarşısı’nın dönüşümüne ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı düğmeye bastı.
Bakanlık, kentsel dönüşüm kapsamında uygulama planı hazırlamaya başlamak için Büyükşehir ve Odunpazarı belediyeleri, ESKİ, OEDAŞ, ESGAZ’ın da arasında bulunduğu 14 kuruma görüş ve bilgi göndermeleri için yazı gönderdi.
Bu bilgiyi ESTV yayınına konuk olan AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, kamuoyuyla paylaştı.
Burada kentsel dönüşümü yapmak konusunda yetkili makam Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın girişimde bulunup kolları sıvaması son derece kıymetli.
Tabii ki bu gelişme, AK Parti milletvekilleri ve İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın girişimleri sonucu yaşandı.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ile bir araya gelme fırsatı bulduğumuzda bu konu gündeme geldi.
Başkan Kurt, Sanayi Çarşısı’nın içinde bulunduğu, Gündoğdu, Emek, Yenidoğan ve Erenköy mahallelerinin sınırları içindeki Riskli Alan statüsündeki yaklaşık 67 hektarlık bölgede dönüşüm çalışması başlatan Bakanlığın nihayet sorumluluğunu kabul ettiği anlamına geldiğini söyledi.
BELEDİYENİN MUVAKATİ ALINMALI
“On yıldır neredeydiler? Nasıl bir iş yapacakları henüz belli değil. Bir firmaya planlama ihalesi yapmışlar. O firma bizden belli bilgileri istedi. Biz de gönderiyoruz” diyerek sözlerini sürdüren Başkan Kurt, şu şerhi koymayı ihmal etmedi:
“Bizim Eskişehir ile ilgili dileklerimiz, taleplerimiz dikkate alınmalıdır. Kim yapacaksa yapacaktır. Biz yokuz ama biz ‘Orada canları ne istiyorsa yapsınlar’ da diyemeyiz. Odunpazarı’nın trafiğini, Emek Erenköy, Gökmeydan, Gündoğdu gibi mahallelerin geleceğini düşünmeden bir plan yaparlarsa itiraz etmeyelim mi?
Eskişehir'deki fay hattı ve Eskişehir'deki uçuş maniası dikkate alınacak, askeri havaalanının disiplinini bozmayacak.
Beş, altı kattan daha büyük inşaat yapılamaz. Burada kalkar da 20-25 katlı kuleler dikerlerse ben itiraz ederim. Peşin peşin söyleyeyim, yapmasınlar. Çünkü ben itiraz etmesem, Hava Kuvvetleri’nin itiraz etmesi lazım. Hava Kuvvetleri ikna oluyorsa, sivil toplum örgütlerinin itiraz etmesi lazım.
Bunlar hepsi birlikte düşünülmeli. Yetki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndadır, istediği gibi kullanır, bizim engel olma şansımız yok.
İmar planları yapmak üzere istiyorlar bilgileri. Biz elimizdekileri göndereceğiz. Onlar bir imar planı yapacak ama imar planı yapma yetkisinin belediyelere ait olduğuna dair mahkeme kararlarımız var. Dolayısıyla, belediyenin muvafakati olmadan orada bir plan yapmaya kalkarlarsa, biz dava ederiz, itiraz ederiz.”
Başkan Kurt’un da dediği gibi burada imar uygulamaları yapılırken Odunpazarı Belediyesi ile ortak hareket edilmelidir.
Eskişehir için siyasi çekişmeler bir tarafa bırakılmalıdır.
Yapılması gereken budur.
‘Belediye başkanlarımızın yakasından düşün artık!’
Başlıktaki ifade ESTV yayınına konuk olan CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan’a ait.
Arslan, Anayasa ve yasalara dikkati çekerek, merkezi ve mahalli idare yapısının burada tanımlandığını, belediyelerin de bütçelerinin kanunlarla düzenlendiğini vurguladı.
Tabi, bu vurguyu yaparken önemli bir noktaya işaret ediyor aslında.
Nedir o?
Belediye başkanlarının bölgelerindeki sorunları gidermek için ilgili kurumların kapısını çalmak veya mensubu oldukları partinin milletvekilleriyle diyalog kurmak yerine AK Parti İl Başkanı ya da yöneticileriyle görüşüp çözüm aramalarını eleştiriyor.
Arslan’ın, “Kamusal alanda yapılacak düzenlemelerin adresi iktidar partisinin il yöneticileri değildir” ifadesinde karşılık bulan eleştirilerine, şu cümleleriyle biraz detay verirsek ne demek istediği daha net anlaşılacaktır diye düşünüyorum:
“Bir belediye başkanı, ilgili bakanlığa, bakan yardımcısına, genel müdüre, il müdürüne gider. Yerleşim yeriyle ilgili sorununu görüşür, yazışmalarını yapar, çözüm arar. Biz de Meclis’e taşırız, başka alanlarda konuşuruz.
Ama bütün bunları devre dışı bırakıp parti devletini hakim kılacak yaklaşımlar doğru değildir.
Bunu Eskişehir için ‘birlik beraberlik’ söylemine bağlayanlar da var.
Ama soruyorum, AKP 23 yıldır iktidarda. Eskişehir’de çevre yolunu, ilçe bağlantı yollarını, havaalanını, Kızılinler meselesini 20 yıldır konuşmuyor muyuz? Eskişehir’in sorunlarını çözmek isteseydiniz de CHP mi, CHP’li belediyeler mi engel oldu? Biz sadece hakkımızı istiyoruz. Belediye başkanlarımızın yakasından düşün artık.”
Bu sözlerden, Türkiye parti devleti olma yolunda son sürat ilerlerken, buna çanak tutacak hareketlerin, polisin biber gazlarına muhatap olan, ülkenin dört bir yanında parti çalışmaları yapan, iktidarın tüm gücüyle yüklendiği CHP’nin bayrağını daha yükseğe taşımak için mücadele eden milletvekillerini rahatsız ettiği anlaşılıyor.
Buradan görünen o.