Manisa’nın 280 bin nüfuslu merkez ilçesi Yunus Emre’nin CHP’li Belediye Başkanı M. Semih Balaban, iadeyi ziyaret kapsamında Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ı ziyaret etti.
Manisa’nın 280 bin nüfuslu merkez ilçesi Yunus Emre’nin CHP’li Belediye Başkanı M. Semih Balaban, iadeyi ziyaret kapsamında Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ı ziyaret etti.
Ahmet Başkan ile Tepebaşı’nda ziyaretlerde bulunup hayata geçirilen projeleri yerinde görme fırsatı bulan Başkan Balaban, Başkan Ataç’ın pek çok projesini ilçede hayata geçirmek için model alacaklarını ifade etti.
Başkan Ataç’ın “Belde Evleri, Down Sendorm’lu gençlerin montaj atölyelerinde çalışma hayatına kazandırılması, Gökkuşağı Kafe’de istihdam edilmesi, Yaşam Köyü ve Alzaymır Merkezi, üniversite öğrencilerine ücretsiz yemek de verilen Gençlik Merkezleri, Çocuk Sanat ve Kültür Merkezleri, Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi” gibi projelerine hayran kalan Başkan Balaban, Başkan Ataç’ın Tepebaşı’nı Şampiyonlar Ligi’ne çıkardığı benzetmesini yapmaktan çekinmedi.
Başkan Balaban, Ahmet Ataç’ın örnek projelerini Yunus Emre ilçesinde hayata geçirmek için model alacaklarını ifade etti.
Manisa’nın Yunus Emre ilçesi, CHP lideri Özgür Özel’in parti örgütüne kayıtlı olduğu ilçe.
Yani Özel’in memleketi.
Başkan Balaban, görevini icra ederken Genel Başkanı Özel’in ilçesine hizmet ettiğinin bilincinde ve daha ihtimamlı davranıyor.
Bu sebeple Başkan Ataç’ın halkta karşılığı olan projelerini örnek alıp ilçede uygulayacaklarını dile getirdi.
Hasılı…
Eskişehir’in en deneyimli Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın projeleri artık Eskişehir sınırlarını aşıp başka illere örnek oluyor.
Başkan Ataç da bunun haklı gururunu yaşıyor.
Bahçeli’den Erdoğan’a net İmralı ve İmamoğlu mesajı!
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ittifak ortağı AK Parti’nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a partisinin grup toplantısında açık ve net mesajlar verdi.
Çözüm süreci komisyonunun İmralı'ya gitmesi için bir heyet belirlemesi çağrısında bulunan Bahçeli, şunları söyledi:
"Hiç kimse bu ziyarete yanaşmazsa herkes üç maymunu oynamanın merakında ısrar ederse açık açık söylüyorum: Alırım yanıma üç arkadaşımı, kendi imkanlarımızla İmralı’ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem. Karanlıkta göz kırpmam, ipe un sermem, söyleyeceğim ne varsa mertçe, özgüven içinde muhatabımın gözünün içine baka baka söylerim."
Bunun anlamı:
“Erdoğan, İmralı ziyareti için nazlanma, mesafeli durma. Gerekeni yap, talimatı ver.”
Soru şu :
Bahçeli bu konuda neden bu kadar ısrar ediyor?
2002 seçimleri öncesi yüzde 10 seçim barajının altında kalacağını bile bile koalisyonu bozup, ülkeyi seçime götürmekten çekinmeyen Bahçeli, anketlere bakılırsa öncülük yaptığı Terörsüz Türkiye sürecinde de partisini yüzde 7’lik baraj altında kalmasını umursamaz görünüyor.
Bili bile lades…
Peki neden?
Bahçeli’nin güvence vererek stratejik kazanım arzusu var.
Milliyetçi lider olarak ideolojik hedeflerine ve ulusal güvenlik vizyonuna hizmet ediyor algısı yaratıyor.
Bir yandan süreci iktidar koalisyonunun merkezi gündemi haline getirirken, diğer yandan devlet politikası olarak meşrulaştırıyor, MHP’yi kritik bir aktör olarak konumlandırıyor.
Bahçeli ayrıca, İBB iddianamesi hakkında da sert söylemlerde bulundu.
"Yüz yılın soygunu" yorumunu yapan Bahçeli’nin CHP’nin de talep ettiği gibi yargılamanın hızla yapılıp, TRT başta olmak üzere tüm televizyonlardan canlı yayınlanması gerektiğini savunması, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “İmralı’ya heyet gönder” mesajının ardından ikinci köşeye sıkıştırma çabası olarak okunabilir.
Tüm bunları, “Cumhur İttifakı’nda çatlak var” şeklinde değil de daha çok Bahçeli’nin “MHP’nin ittifaktaki kritik rolünü hatırlatma” hamlesi olarak görmek mümkün.