Eskişehirspor 3’üncü ligin zayıf takımlarından Biga karşısında rezalet bir futbol oynadı ve 3 – 0’lık ağır bir hezimetle Eskişehir’e döndü.
Eskişehirspor 3’üncü ligin zayıf takımlarından Biga karşısında rezalet bir futbol oynadı ve 3 – 0’lık ağır bir hezimetle Eskişehir’e döndü.
Bugün Türkiye’de milyonlarca gencimiz, asgari ücretle çalışabilmek için, araya hatırlı dayılarını sokmak zorunda kalıyor. Pek çok üniversite öğrencisi umutsuzca kapı kapı dolaşıyor. Hatta biz gazetecilere bile müracaat edip – bir umut – iş arıyorlar.
Eskişehirspor Başkanı Ulaş Entok’tan rica ediyorum; şu futbolcularını üçerli – beşerli kafileler hâlinde bana versinler. O futbolcuları kulaklarından tutup, semt pazarlarında gece yarıları yerdeki çürümüş domatesleri toplayan emeklilerimizi göstermek isterim.
Bütün bunların yanında futbolcularımız, “Biz Eskişehirspor formasının aşkıyla top oynuyoruz” gibi palavralar sıkarak, milyon liralık sözleşmelere imza atıyorlar. Elbette profesyonel futbolcu “forma aşkı”yla top oynamak zorunda değil. Profesyonelliklerine saygı duyuyorum.
Ancak mademki bu millet bu kadar fakirlik içindeyken, o futbolcularına milyonlarca lira ödüyor, o zaman futbolcusundan, tekmeye kafasını sokmasını beklemek de hakkıdır.
Futbolda yenmek de yenilmek de var. Biz Eskişehirsporluyuz; yenilmek nedir çok iyi biliriz. Ancak futbolcularımızın da “adam gibi” top oynamasını beklemek hakkımız değil mi?
Ulaş Entok yönetimi isabetsiz transferler yapmış olabilir. Teknik Direktör Hakan Şapcı hatalı taktik vermiş olabilir. Ben o işlerden anlamam. Ancak sahaya çıkan futbolcunun ruhsuz futbol oynadığını gördüğüm zaman anlayacak kadar da futbol bilgim var.
Geçtiğimiz günlerde evlere temizliğe giderek evine aş götürmeye çalışan bir kadın, lise mezunu oğluna iş aradığı için benden yardım istemişti. Üniversite mezunlarının iş bulamadığı ortamda çocuğa – maalesef – yardımcı olamadım. Fakat daha sonra annesi sevinçli haberi bana verdi.
Oğlu bir fırında asgari ücretle iş bulmuş. Patron çocuğa sigortasını yatırmayacakmış gerçi ama, çocuk yine de mutluymuş. Annesi laf arasında bana, “Üstelik oğlum her gün eve 3 tane ekmek getirme hakkına da sahip” dedi.
Sigorta almamasına karşın, eve günde üç tane ekmek götürmekten teselli bulan o çocuk, bir Eskişehirspor taraftarı.
Harçlığından ayırıp, Eskişehirspor maçlarına giden bu evladımız yarın tribünlerde, “Milyonluk Eşşekler” diye tezahürat yaparsa, Eskişehirspor futbolcuları hiç kızmasınlar.
Eğer ki Eskişehirsporlu futbolcular, böyle çirkin bir durumla karşılaşmak istemiyorlarsa, kendilerini bir an evvel toparlamaları gerekiyor.
(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)