Ramazan ayı, manevi yönü kadar sağlıkla ilgili soruları da beraberinde getirir. Özellikle kalp ve damar hastalıkları olan milyonlarca kişi için “oruç tutmak güvenli mi?” sorusu hayati önem taşır. Kalp hastalığı geniş bir başlıktır; hipertansiyon, koroner arter hastalığı, kalp yetmezliği, ritim bozuklukları ve kalp kapak hastalıkları gibi çok farklı tabloları kapsar. Bu nedenle oruç konusunda tek bir doğru yoktur. Oruç bazı hastalar için tolere edilebilirken, bazıları için ciddi riskler barındırabilir. Bu yazıda kalp hastalarının oruç tutup tutamayacağına dair bilimsel bilgiler, risk grupları ve güvenli oruç için dikkat edilmesi gerekenler ayrıntılı biçimde ele alınıyor.
Oruç sırasında uzun saatler boyunca kalori ve sıvı alınmaz. Bu durum vücutta metabolik değişimlere yol açar. Kan şekeri düşer, insülin seviyeleri azalır, yağ asitleri enerji kaynağı olarak daha fazla kullanılır. Sağlıklı bireylerde bu adaptasyonlar genellikle sorun yaratmaz. Ancak kalp hastalarında sıvı kaybı, elektrolit dengesizliği ve kan basıncı dalgalanmaları kalbi zorlayabilir. Özellikle yaz aylarında uzun süren açlık ve susuzluk, kalp üzerindeki yükü artırabilir.
Hayır. Kalp hastalığının türü, hastalığın evresi, hastanın yaşı, ek hastalıkları ve kullandığı ilaçlar belirleyicidir. Örneğin kontrol altındaki hafif hipertansiyonu olan bir kişi ile ileri evre kalp yetmezliği olan bir hastanın oruç toleransı aynı değildir. Bu nedenle oruç kararı mutlaka bireysel değerlendirme ile verilmelidir.
Bazı kalp hastaları için oruç tutmak ciddi riskler taşıyabilir. Uzmanların genel olarak oruçtan kaçınılmasını önerdiği durumlar şunlardır:
Yeni geçirilmiş kalp krizi. Son 6 ay içinde kalp krizi geçiren kişilerde kalp dokusu henüz tam iyileşmemiştir ve oruç kalbi zorlayabilir.
İleri evre kalp yetmezliği. Günlük hayatta bile nefes darlığı yaşayan, sık hastane yatışı olan hastalarda sıvı dengesinin bozulması hayati risk doğurabilir.
Kontrolsüz hipertansiyon. Tansiyonu sık sık yükselen veya düşen kişilerde uzun süreli açlık ve susuzluk ani tansiyon dalgalanmalarına yol açabilir.
Ciddi ritim bozuklukları. Özellikle elektrolit dengesine duyarlı aritmilerde susuzluk ritim sorunlarını artırabilir.
Sık göğüs ağrısı yaşayan koroner arter hastaları. Oruç sırasında düşük tansiyon veya sıvı kaybı kalp kasının yeterince beslenememesine neden olabilir.
Bu gruplardaki hastaların oruç tutmadan önce mutlaka kardiyoloji uzmanına danışması gerekir ve çoğu durumda oruç önerilmez.
Bazı kalp hastaları ise doktor kontrolünde ve gerekli önlemlerle oruç tutabilir. Bunlar arasında:
İlaçları düzenli kullanılan ve şikâyeti olmayan stabil koroner arter hastaları.
Hafif ve kontrol altında hipertansiyonu olanlar.
Kalp ritmi düzenli olan, ciddi aritmi öyküsü bulunmayan hastalar.
Kalp ameliyatı üzerinden uzun zaman geçmiş ve klinik durumu iyi olan kişiler.
Bu gruptaki hastalarda bile oruç kararı bireyseldir. Doktor, hastanın genel durumunu, ilaç saatlerini ve oruç süresini göz önünde bulundurarak karar vermelidir.
Kalp hastaları için ilaç kullanımı ve oruç
Kalp hastalarının büyük bölümü düzenli ilaç kullanır. Oruç sırasında ilaç saatlerinin aksaması tedavinin etkinliğini bozabilir. Günde tek doz alınan bazı ilaçlar iftar veya sahurda alınacak şekilde ayarlanabilir. Ancak günde iki ya da üç doz alınması gereken ilaçlarda sorun yaşanabilir. Özellikle idrar söktürücüler, tansiyon düşürücüler ve ritim ilaçları dikkatle değerlendirilmelidir. İlaçlar kesinlikle kendi kendine kesilmemeli veya dozları değiştirilmemelidir.
Susuzluk, kanın yoğunlaşmasına ve dolaşımın zorlaşmasına neden olur. Bu durum kalbin daha fazla çalışmasına yol açar. Ayrıca sodyum ve potasyum gibi elektrolitlerin dengesinin bozulması ritim bozukluklarını tetikleyebilir. Kalp hastaları için iftar ile sahur arasında yeterli miktarda su içmek hayati öneme sahiptir.
Sahur, orucun en kritik öğünlerinden biridir. Kalp hastaları sahurda ağır, tuzlu ve yağlı yiyeceklerden kaçınmalıdır. Tam tahıllar, az tuzlu peynir, yoğurt, haşlanmış yumurta, sebze ve meyve gibi dengeli besinler tercih edilmelidir. Aşırı tuzlu gıdalar susuzluğu artırır ve tansiyonu yükseltebilir.
İftar ani ve aşırı yemekle açılmamalıdır. Önce su ve hafif bir çorba ile başlanmalı, ardından kısa bir ara verilmelidir. Kızartmalar, ağır tatlılar ve aşırı yağlı yemekler kalbi zorlar. Izgara, haşlama veya fırında pişirilmiş yemekler tercih edilmelidir. Tatlı olarak şerbetli yerine sütlü veya meyveli tatlılar daha güvenlidir.
Oruç tutan bir kalp hastasında göğüs ağrısı, şiddetli çarpıntı, baş dönmesi veya bayılma hissi ortaya çıkarsa oruç derhal bozulmalı ve tıbbi yardım alınmalıdır. Bu belirtiler kalbin yeterince oksijen alamadığının veya ritim sorunlarının işareti olabilir.
Yapılan bazı araştırmalar, uygun bireylerde orucun kolesterol düzeyleri ve kilo kontrolü üzerinde olumlu etkileri olabileceğini göstermektedir. Ancak bu çalışmalar genellikle sağlıklı bireyler veya hafif kalp riski olan kişiler üzerinde yapılmıştır. İleri kalp hastalığı olanlar için orucun güvenli olduğuna dair güçlü kanıtlar yoktur. Bu nedenle bilimsel veriler de bireysel değerlendirmeyi desteklemektedir.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’de 1 Mayıs ayrışması!
Tarkan Demir
Eskişehirspor zoru başarır
Kerem Akyıl
CHP mi sahada yoksa AK Parti mi?
Kaan Özcan
Eskişehir sokaklarında gördüğümüz en acı manzara!
Ümit Polatbaş
Üreticiler zirai don ile karşı karşıya!
Seval Erci
Sağduyu her şeyden önemli
Ahmet D. Canoruç
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy