İYİ Parti GİK Üyesi Melih Aydın, Es TV’de katıldığı programda Türkiye ve Eskişehir gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aydın, kentte çözülemeyen sorunlara dikkat çekerek gelecek seçimlerde Eskişehir’in daha güçlü temsil edilmesi gerektiğini söyledi ve milletvekili adaylığı için “Teşkilatımız isterse elbette olur. Ben Eskişehirliyim. Eskişehir iyi olsun” dedi.
İYİ Parti Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Melih Aydın, ES TV ekranlarında yayınlanan “Soruyoruz” programına konuk olarak, gazeteciler Tarkan Demir ve Kerem Akyıl’ın sorularını yanıtladı. Aydın, çerçeve yasa süreci, Zafer Partisi ve İYİ Parti ittifakı beklentisi ve kent siyasetinde gördüğü eksiklikleri değerlendirdi. Kentte artan kira ve konut fiyatlarından trafik sorununa kadar birçok başlığın çözülemediğini belirten Aydın, “Bu kadar aktif vekilin olduğu iddia edilen bir şehirde bu kadar sistem çözülmüyorsa demek ki yeni insanlara ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.
BÜTÜN PARTİLER ÇANAK TUTTU
Terörsüz Türkiye süreci kapsamında gündemde yer alan çerçeve yasaya ilişkin sert tepki gösteren Aydın, “Benim gönlümü gerçekten yaralayan bir konu. İYİ Parti'nin bu konudaki duruşunun takdir edilmesi gereken bir durumda olduğunu söylemek isterim. Kimse istemez, Türkiye'de terör olsun, birilerinin canı yansın, analar ağlasın. 2002'de AK Parti hükümeti iktidara gelirken terör bitmemiş miydi? Zaten terörün bitmiş olduğu bir yapıyı teslim almadı mı bu hükümet? Bu arada terör çoğaldıysa o zaman sorumluluk zaten kendilerinin değil mi? 2023-2024 seçimlerinde bizlere ‘Bunlara oy verirseniz PKK'lılara mermi olarak gidecek, onlar da kurşunlar bize dönecek’ falan deniyordu. Bizi bunlarla suçlanırken şu an Abdullah Öcalan'a ‘sayın’ demeyeni dövüyorlar. Böyle bir şey olabilir mi? Biz bunu nasıl kabul edebilelim? Böyle bir paket sundular, bunu da geçiriyoruz dediler. İnanılmaz bir şekilde de siyasi partilerin, İYİ Parti hariç, hepsi buna çanak tuttu” ifadelerini kullandı.
BİRLİKTE HAREKET EDİLMELİYDİ
YENİ Parti’nin çerçeve yasaya ilişkin tutumunu değerlendiren Aydın, partinin bütün milletvekillerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Birkaç gün öncesinden kendi içlerindeki milletvekillerinde çatlak sesler çıktığı için, mecburen ‘vekillerimizi serbest bırakıyoruz’ gibi bir tutuma takındıklarını düşünüyorum. Kurumsal olarak ‘biz evet diyeceğiz, destekliyoruz’ dediği yerde kendi gruplarının başka bir şey söylemesi ya da söylediğinde etki göstermesi çok sağlıklı olmazdı. CHP Milletvekili Jale Hanım, YENİ Parti Milletvekili İbrahim Bey, ‘hayır’ oyu kullandı. Onlara da şahsım adına, o duruşu sergileyebildikleri için Eskişehirli olarak teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
DEVAM EDECEĞİZ
Ankara ve Balıkesir’de düzenlenen ‘Bayrak Açıyorum’ mitinglerinin yüksek ilgi gördüğünü ve devam etmesi üzerine çalışmalar yapıldığını belirten Aydın, “Ankara Tandoğan ve Balıkesir mitinginde meydanlara sığmadık. Ankara'da 170 küsur bin kişi, Balıkesir'de 86 bin kişi vardı. Bu insanları o sıcağın altında Türkiye Cumhuriyeti'ne olan aidiyetleri, vatandaşlık bağları, bilinçleri bir araya getirdi. Onlar bu gücü bize verdikleri sürece bunların devam etmeme, bizim mücadele etmeme şansımız yok. Bir sonraki il belli değil. Konuşulan yerler var” dedi.
NE BU ACELE?
İYİ Parti ve Zafer Partisi ittifakı beklentisine yönelik konuşan Aydın, “Türkiye'de genel bir birleşmeye ihtiyaç var. Türkiye'den bir seçim kazanacak ve iktidar değiştireceksek yüzde 50 artı 1 almak zorundayız. Bu sadece ‘şu partiler milliyetçi, hadi bunlar yan yana gelsin’ diyerek olabilecek bir şey mi? O zaman kendini Atatürkçü, Cumhuriyetçi olarak adlandırılanları biz dışarı mı bırakacağız? Bu hassasiyetlerle baktığınızda, sadece belirli partilerle olacak iş değil. Bizi o kalıba sıkıştırmaları da sadece siyasi bir hamle. Sosyal medyada, medyada bu kadar yüksek sesle algı yapılması da bir tuzak. Bir kere bunun altının çizilmesi lazım. Bu konu konuşanı yakan bir konu. Çok yüksek sesle tepki verseniz, ‘Vay, istemiyorlar’ deniyor. Biz yüzde 50 artı 1, bu konuda iktidardan rahatsız olanlar, Türkiye'nin yanlış yönetildiğini düşünenler, Cumhuriyet değerlerine zarar verildiğini hissedenlerin birleşmesinden yanayız. Ama biz bunu cumhuriyetçiler, milliyetçiler, muhafazakârlar diye ayırmıyoruz ki. Böyle bir şey olabilir mi? Bir de şu an seçim takvimi belirlenmemiş ki, neden bu acele?” diye konuştu.
ÖNCE SİYASİ AHLAK DEĞİŞMELİ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçim sistemi ile Siyasi Partiler Yasası’nın güncellenmesi gerektiğine yönelik açıklamalarını değerlendiren Aydın, “Önce bunu iktidar ortağına söylesinler. Başka partilerden başka milletvekilleri, belediye başkanları transfer etmesinler. Eğer siyasette seçim kanunu veya siyasi partilerle ilgili bir yasa değiştireceksek önce ahlak ve etik ile alakalı bir kanun getirilmesi lazım. Şimdi yüzde 50'yi almaya çalışıyorsunuz. Yüzde 0,5 partilere hiçbir değere bakmadan ‘Sen de gel, sen de gel’ diyorsunuz. Bu daha kötü bir sistem. Önce zaten şu her şeyin başı da bu başkanlık sistemi işte. Onun değişmesi lazım” dedi.
MEMLEKETTE HERKES BORÇLU
Seçim sürecinde yapılabilecek ekonomik iyileştirmelerin seçim sonucunu nasıl etkileyeceği üzerinde yorum yapan Aydın, “Seçim ekonomisiyle seçim kazanma alışkanlığını bunlar kazanalı çok oldu. Maalesef Türkiye'de her 3 buçuk sene artarak giden ekonomik darlıkla geçti. Dolar 50'den 100'e çıktığında da yüzde 100 artmış oluyor. 2’den 4’e çıktığında da. Aynı tepkiyi o zamanlar sağlıklı vermedik. Hani bu hükümet işbaşında olduğu sürece asla faiz artmayacaktı? 2002'de AK Parti iktidar olduğunda enflasyon neyse, 25 sene sonra aynı. Öyle bir sarmala girdik ki maalesef kur baskısı üzerimizde, enflasyon baskısı üzerimizde, faiz baskısı üzerimizde. Herkes canını kurtarmaya çalışıyor. Herkes borçlu. Memleketteki icra dosyası ise 27-28 milyon olmuş. Reddedilen miras oranı yüzde 85 olmuş memlekette” ifadelerinde bulundu.
YENİ İNSANLARA İHTİYAÇ VAR
Yapılacak seçimlerde önceliğin iktidarı değiştirecek kıymette bir yapıya ulaşmak olduğunu belirten Aydın, “İYİ Parti'nin bu konuda gerçekten çok ciddi donanımlı ve birikimli bir kadrosu var. Yaş aralığı tam dengede. Kendi alanında donanımlı ekiplerimiz var. Yani Türkiye'yi çok daha iyi yönetiriz. Öncelik tabi ki bu. Eskişehir'de ise şu an için 7 milletvekili çıkacak. Burada da Eskişehir'i en kalabalık şekilde biz temsil etmek istiyoruz. Eskişehir’in çünkü hala bitmeyen birçok sorunu var. Eskişehir'i eskiden ‘Büyükşehir imkanları olan küçük şehrin de yaşam kolaylığı ve rahatlığı olan muhteşem bir şehir’ olarak tanımlardım. Ama şu an büyükşehirlerin ne kadar sıkıntılı konusu varsa hepsi var. Kiralar pahalı, konutlar pahalı, yaşam pahalı, yeme içme pahalı, trafik sıkışık. Hep eziyeti var, hiç konforu yok. Küçük şehirlerin de ne kadar rahatsız eden yapısı varsa o da var. İmkansızlıklar. Bu kadar aktif vekilin olduğunu iddia edilen bir şehirde bu kadar sistem çözülmüyorsa demek ki yeni insanlara ihtiyaç var. Gerçekten oralarda mesai yapacak, tuttuğunu koparacak insanlara ihtiyaç var” ifadelerinde bulundu.
SİYASETEN KARŞI KARŞIYAYIZ
Eskişehir hem yerel iktidar hem hükümet anlamında cezalandırıldığını dile getiren Aydın, “Sürekli kavgayla, dövüşle cezalandırıldık. Yani bir belediye başkanının partisi başka olabilir ama bu ilgili kurumlarla, bakanlıklarla istediğimizi almayacağız anlamına gelmiyor ki, o kapılarda yatacağız. Karşı taraftaki bir siyasi kişiden bunu istemiyoruz ki. Devletimizin kurumundan istiyoruz. En çok kızdığımız ve üzüldüğümüz noktalardan biridir. İnsanlarımız çok ayrıştı. Siyaseten rakip olmamız her anlamda böyle acayip karşı karşıya gelmemizi mi gerektiriyor? Futbol takımı tutar gibi partizanlık yaparsak bu iş böyle olur” dedi.
BENİM ÖNCELİĞİM ESKİŞEHİR
Gelecek seçimlerde milletvekili adayı olmayı düşünüp düşünmediğine ilişkin soruya yanıt veren Aydın, “Teşkilatımız bizimle bir yol yürümek isterse, ‘sizin burada olmanız bizim için faydadır, biz sizi destekliyoruz’ derse, elbette ki ben Eskişehirliyim. Ama bunun için kendimi parçalayacak bir durumum yok. Yani ben bunu yapayım da ne olursa olsun değil. Bir şeyler değiştirebileceksek ve bu iyisiyse, bizim için de hayırlısıysa biz sonuna kadar o mücadeleyi veririz. Bir ülkemiz var. Herkes önce kapısının önünü süpürmesi lazım. Ben Eskişehirliyim. Eskişehir iyi olsun. Diğer şehirlileri iyi etmek için de diğer arkadaşlarımız çalışsınlar” açıklamasında bulundu.
Kaynak : HABER MERKEZİ