ES TV’de yayınlanan Halkın Gündemi programında Eskişehirlilere yöneltilen “Eskişehir’de 4. üniversite açılmalı mı?” sorusu farklı görüşleri beraberinde getirdi. Kimileri, kente yeni üniversiteler kazandırılarak Eskişehir’in eğitim ve gençlik kenti kimliğinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini savunurken, kimileri ise şehrin fiziki kapasitesinin sınırına ulaştığını bu nedenle yeni bir üniversite yerine mevcut üniversitelerin eğitim kalitesinin artırılmasının daha doğru olacağını ifade etti.
BİRDEN FAZLA KURULMALI
Levent Günay, “Eskişehir zaten üniversite ve gençlik kenti ancak bu özelliğin daha da geliştirilmesi zirveye taşınması gerekiyor. Bugün birçok gereksiz yatırım yapılırken, esas olarak eğitime öncelik verilmesi şart. Eğitim, bir şehrin hem kültürel hem de ekonomik gelişiminin temelidir. Bu yüzden Eskişehir’de eğitim alanında yeni atılımlar yapılmalı; gerekirse bir değil, iki hatta üç yeni üniversite daha kurulmalı. Eskişehir ‘eğitim ve gençlik başkenti’ olmalı. Buraya okumak için gelen öğrenciler, şehrin ekonomisine canlılık kazandırıyor. Ancak yalnızca öğrencilerin şehre kattıklarına değil, aynı zamanda Eskişehir’in öğrencilere neler kattığına da odaklanmak gerekir. Bu şehir, gençlere hayata dair önemli tecrübeler kazandırıyor” diye konuştu.
SORUN DEĞİL FIRSAT
Müfit Takısoy, “Öğrenciler kente canlılık katıyor, kenti geliştiriyor. Burası zaten bir öğrenci şehri; bu durum da bizim için bir sorun değil, tam tersine bir zenginlik. Birçok genç burada daha uygun koşullarda eğitim alabiliyor. Benim düşüncem, Eskişehir’de öğrencilerin sayısının artmasının bir sıkıntı değil, tam tersine bir fırsat olduğudur. Ancak önemli olan sadece üniversite sayısının fazla olması değil, bu kurumların kaliteli eğitim vermesidir. Türkiye’deki üniversitelerin dünya standartlarındaki sıralamalara girmekte zorlandığını görüyoruz. Bu yüzden hedef, üniversite sayısını artırmak kadar, mevcut üniversitelerin kalitesini yükseltmek olmalıdır” dedi.
ESKİ ESKİŞEHİR YOK
Mehmet Bundar, “Şu anda şehrimizde 3 üniversite var ama bana göre bu yükü artık zor taşıyor. Yeni alanlar kalmadı; şehir fiziki olarak genişleyemiyor. Bu yüzden yeni bir şehirleşme planı yapılması, öğrencilerin barınabileceği yurtların çoğaltılması ve buna uygun altyapının hazırlanması gerekiyor. Eskişehir elbette bir öğrenci şehri, ama ‘eski Eskişehir’ artık yok. Eskiden bu şehirde öğrencilere ve askerlere karşı daha fazla şefkat, merhamet ve anlayış vardı. Bugün birçok insan, ‘kirayı ne kadar yüksek verirsem kardır’ düşüncesiyle hareket ediyor. Bir şehir sadece binalarla, üniversitelerle değil, insanıyla da gelişir” ifadelerini kullandı.
OLACAKSA ÖZEL OLMALI
Burak Öztürk, “Eskişehir mevcut haliyle daha fazla üniversiteyi kaldıramıyor. Şehrin kapasitesi hem fiziki hem de altyapı açısından sınıra dayanmış durumda. Yeni bir üniversite kurulacaksa bu, özel bir üniversite olmalı. Özel üniversiteler genellikle ekonomik olarak güçlü ailelerin çocuklarını çekiyor ve bu da kentin sosyoekonomik dengesine katkı sağlayabilir. Böyle bir yatırım, şehri ekonomik yönden canlandırabilir, esnafı ve hizmet sektörünü destekleyebilir. Öğrencilerin Eskişehir’e katkısı oldukça büyük. Kafelerden restoranlara, ulaşım sektöründen ev kiralarına kadar birçok alanda öğrencilerin varlığı ekonomiyi ayakta tutuyor” diye konuştu.