MHP lideri Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024 tarihinde terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan için, “Gelsin, TBMM’de DEM Parti Grup Toplantısı’nda konuşsun” çağrısıyla daha sonra “Terörsüz Türkiye” diye anılacak süreç Çerçeve Yasa ile güvence altına alındı.
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024 tarihinde terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan için, “Gelsin, TBMM’de DEM Parti Grup Toplantısı’nda konuşsun” çağrısıyla daha sonra “Terörsüz Türkiye” diye anılacak süreç Çerçeve Yasa ile güvence altına alındı.
Sürecin hukuki zeminini oluşturacak Çerçeve Yasa, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek, yasalaştı.
Oylamaya 562 milletvekili katıldı. 468 milletvekili “evet”, 88 milletvekili ise “hayır” oyu verdi. 6 vekil ise çekimser kaldı.
22 Nisan 2024 tarihinde DEM Parti’nin kapatılması ve milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını, 4 ay sonra 21 Ağustos 2024’te Hazine yardımının kesilmesini isteyen MHP liderinin bir anda “U dönüşü” yapıp açılım sürecinin fitilini ateşleyecek Öcalan’a çağrıda bulunması “Suriye ve Ortadoğu’daki gelişmeleri öngördüğü” savıyla bugüne kadar savunuldu.
Kabaca Çerçeve Yasa, bitme aşamasına gelmesine karşın dış mihrakların kullanımına uygun yapısı ve silahlı varlığıyla Türkiye’ye tehdit oluşturmaması açısından PKK’nın, diğer unsurlarıyla feshinin önce MİT raporu, ardından Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tescili sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayıyla bir başlangıcı temsil ediyor.
BAZI KESİMLER TEPKİ GÖSTERDİ
Buraya gelene sürecin ana aktörü olarak Abdullah Öcalan’ın kabul edilmesi, muhatap alınması, sonrasında Selahattin Demirtaş’ın eklemlendirilmesi, Meclis’te komisyon kurulması, İmralı heyetinin Öcalan ile görüşmesi “bazı kesimlerin” tepkisini çektiyse de “Ülkedeki terörün bitmesi” yönündeki beklenti buna galebe çaldı.
Ceza ve infaz hukuku ile süren soruşturmalar ve kesinleşmiş mahkumiyetleri düzenleyen Çerçeve Yasa, bu haliyle yine birtakım onay süreciyle DEM Parti’yi bir süre daha “arafta” tutacak gibi görünüyor.
Belki de bu süreç, DEM Parti ve butlan CHP’si başta olmak üzere TBMM’de 400 milletvekilinin onayını alacak anayasa değişikliğiyle Cumhur İttifakı’nın ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi ikbalinin önünü açacak yeni bir sürece evrilecek.
Bunu zaman gösterecek.
ESKİŞEHİR VEKİLLERİNİN TUTUMU
Gelelim Eskişehir Milletvekillerinin Çerçeve Yasa tutumuna.
Yasa teklifinin sahibi AK Parti cephesinde zaten bir fire öngörülmüyordu.
Grup kararı alan AK Parti’de Fatih Dönmez, Ayşen Gürcan ve Nebi Hatipoğlu’nun “evet” oyu kullanması bekleniyordu.
Yaptıkları açıklamalarda “Terörsüz Türkiye” ve barış sürecine işaret ettiklerine tanık olduk.
Ayrılık Yeni Parti’de görüldü.
Yeni Parti’li İbrahim Arslan, daha genel başkan Özgür Özel, "Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içinde bu yasaya evet diyeceğiz. Milletvekillerimiz de seçildikleri illerde millet ne diyorsa ona göre karar verecek, ona göre oy kullanacak" açıklaması yapmadan önce “hayır” oyu kullanacağını duyurmuştu.
Arslan, “Herhangi bir kesimin hak ve özgürlüklerinin genişletilmesine değil; hukukun, demokrasinin ve özgürlüklerin herkes için eşit ve eksiksiz uygulanmamasına itiraz ediyorum” diyerek bu tutumunu gerekçelendirdi.
Bir diğer Yeni Parti Milletvekili Utku Çakırözer ise “evet” oyu kullandı. Çakırözer, bilindiği üzere Yeni Parti Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Üyesi ve Genel Başkan Yardımcısı.
Yeni Parti lideri Özgür Özel’in, "Ben ve yönetici arkadaşlarım bu yasaya ‘evet’ diyeceğiz” açıklaması çerçevesinde geç saatlere kadar süren MYK toplantısından çıktıktan sonra Çakırözer, “evet” oyu kullandı.
CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü de net tavır koyan vekillerden oldu.
CHP, “evet” yönünde oy kullanılması konusunda grup kararı almasına karşın oylamaya katılıp “hayır” oyu kullanan CHP’li İlhan Kesici ile birlikte 2 vekilden biri oldu.
Süllü’nün hayır oyu kullanmasındaki gerekçeleri arasındaki “Anayasa hükümleri, Anayasa Mahkemesi Kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarını tanımayan AKP iktidarının siyasi takdirine böylesi hassas bir düzenlemenin bırakılması konusunda taşıdığım kaygılar ve toplumumuzda oluşan haklı tepkiler gerekçesiyle kanun teklifine ret oyu kullandım” ifadesi dikkat çekici.
ÖZGÜR ÖZEL OYUNU BOZDU
Yeni Parti lideri Özgür Özel, beklentinin aksine oyunu bozdu.
Evet ve hayır gibi iki zıt seçeneği lehine çevirdi.
Özel ve yönetimi “hayır’ deseydi AK Parti’nin istediği tuzağa düşecek ve Kürt seçmen ile arasına duvar örecekti.
Özgür Özel, bu süreçte siyaseten hesaplı bir hamle yaptı.
“Evet” diyerek iktidarın kurduğu siyasi zeminin tamamen dışında kalmadı, serbest bıraktığı vekillerin “hayır” demesiyle de partisi ve tabanındaki itirazları görmezden gelmedi.
Böylece bir taşla iki kuş vurdu.
Çünkü “hayır” deseydi, AK Parti’nin özellikle Kürt seçmen üzerinden Yeni Parti’yi sıkıştırabileceği bir siyasi alana kendi eliyle girmiş olacaktı.
“Evet” diyerek hem “Terörsüz Türkiye” hedefinin karşısında olmadığını gösterdi hem de sürecin nasıl yürütüldüğüne ilişkin sorumluluğu iktidarın üzerinde bıraktı.
Şimdi sıra iktidarın bu süreçteki samimiyetinde.
(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)