YENİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, ES TV ekranlarında yayınlanan “Günaydın Eskişehir” programının konuğu oldu. Meslektaşım Ayşegül Hümmet’le birlikte sorularımızı yanıtlayan Çınar, hem YENİ Parti’nin kuruluş sürecini değerlendirdi hem de 27 Eylül’de yapılacak Odunpazarı İlçe seçimleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
YENİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, ES TV ekranlarında yayınlanan “Günaydın Eskişehir” programının konuğu oldu. Meslektaşım Ayşegül Hümmet’le birlikte sorularımızı yanıtlayan Çınar, hem YENİ Parti’nin kuruluş sürecini değerlendirdi hem de 27 Eylül’de yapılacak Odunpazarı İlçe seçimleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne Saray tarafından çökülmesinden sonra gelen kayyum yönetiminin ilk hedeflerinden biri Eskişehir’di. Nitekim Kemal Kılıçdaroğlu ilk iş olarak İl Başkanı Talat Yalaz’ı görevden aldı ve partisinden kovdu. Ancak Eskişehir örgütünü dizginleyemediği için devam etti ve Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar’ı da görevden aldı.
Rahmi Çınar’ın görevden alınması bir tesadüf değildi. Çünkü ilçesindeki mahallelerden, sokaklara kadar her alanda örgütlenmeyi sağlamış bir isimdi. Butlan yönetimi açısından “Ortadan kaldırılması” gereken bir isim olmasına şaşırmamak gerekir.
Şimdi aynı Rahmi Çınar, Yeni Parti’nin Odunpazarı İlçe Başkan adayı olarak, parti üyelerinin karşısına çıkacak. Çınar’ın karşısına da daha önce CHP’de herhangi bir görev almamış ve YENİ Parti’nin kuruluşunda kayda değer emeği olmayan Cevahir Çalıkuşu, rakip olarak çıktı.
Sayın Çalıkuşu “Aday olayım da biraz reklamım olsun” diye ortaya çıkan bir isim değil. Arkasında Ayşe Ünlüce’nin olduğunu görüyoruz. Her ne kadar Cevahir Çalıkuşu “Ben üyenin adayıyım” edebiyatı yapsa da Büyükşehir Belediyesi’ndeki bir ekip tarafından desteklendiği alenen ortada.
Seçimi kimin kazanacağı biz gazeteciler açısında önemli değil. Temiz ve güzel bir seçim olmasını dileriz. Elbette seçim sonuçlarıyla birlikte yeni oluşacak Odunpazarı İlçe Örgütü’nün tutumu da önemli olacak.
İşte burada Rahmi Çınar’a yönelttiğim “Ünlüce rakibinizi destekliyor, seçimi kazanırsanız kendisine karşı tutumunuz ne olacaktır?” sorusu önem kazanıyor.
Rahmi Çınar Büyükşehir Belediye seçimlerinde Ayşe Ünlüce’nin kazanması için büyük emek sarf ettiklerini belirtti ve “Bundan sonraki seçimlerde de Ayşe Ünlüce’nin seçim kazanması için bütün gücümüzle çalışacağız” ifadelerinde bulundu.
Özetlemek gerekirse, “YENİ Parti’de kavga çıkacak” diye bekleyen “Dış Güçler”in heveslerini de kursaklarında bırakmış oldu.
Yavaş Yavaş bitirelim
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etti. İşin aslını soracak olursanız. “Butlan” yönetimi Mansur Yavaş’ı partisinden kovamıyordu ancak, istifa etmesi için de her türlü mobbingi yapıyordu. Nihayet amaçlarına ulaştılar.
Mansur Yavaş’ı basit bir büyükşehir belediye başkanı olarak görmek imkansız. Sayın Yavaş’ın muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı olmasını isteyen çok kişi var. Eğer ki CHP’liler vakti zamanında İYİ Parti lideri Meral Akşener’i dinlemiş olsaydı, zaten kendisi büyük ihtimalle 13’üncü Cumhurbaşkanı olarak şu anda görev yapıyordu.
Elbette 2023 seçimlerinde yalnızca Mansur Yavaş değil, aynı zamanda Ekrem İmamoğlu da cumhurbaşkanı adaylığı için kuvvetli bir isimdi.
Ancak Kemal Kılıçdaroğlu 39 milletvekilini küçük partilere dağıtarak ve AK Parti medyasının da desteğini alarak Cumhurbaşkanı adayı oldu ve kendisinden beklendiği gibi bu seçimleri kaybetti.
Şimdi AK Parti’nin müesses nizamı için Ekrem İmamoğlu bir tehdit oluşturmuyor. Kendisi Silivri zindanlarına tıkıldı. Ancak Saray için Mansur Yavaş hâlen tehlike arz ediyor. Belli ki Sayın Mansur Yavaş’a karşı bir karalama kampanyası başlatılmış durumda. “Yavaş yavaş, Mansur Yavaş’ı itibarsızlaştıralım” diyen bir zümre harekete geçmiş durumda. Açıkçası Sayın Yavaş, Saray güdümündeki CHP’den istifa ederek., önemli bir adım attı. Bakalım Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı da, İmamoğlu gibi engellenecek mi?
Eskişehirspor’da kırılma maçı
Geçtiğimiz sezon yaşanan tribün olayları nedeniyle 3 maç seyircisiz oynama çezası alan Eskişehirspor, kendi evinde Balıkesirspor’u ağırlayacak. Balıkesirspor ligin en kuvvetli takımlarından ve şampiyonluk konusunda bir hayli iddialı. Bu tip maçlara “6 Puanlık maç” denir.
Çünkü rakiplerden birinin kazanması, aynı zamanda diğer rakibin 3 puan kaybetmesi anlamına gelir.
Böylesine zor bir maça – maalesef – seyircisiz çıkacağız. Bu konuda Eskişehirspor taraftarının da kendisini sorgulaması lazım. Eskişehirspor lige kötü bir başlangıç yaptı. Futbolcular oynadıkları kötü futbol nedeniyle taraftarın tepkisini çekti. Şimdi kendilerini affettirecekleri bir fırsat önlerinde uzanıyor. Bu maç her açıdan Eskişehirspor için kırılma maçı olacak. Ya rakibimizi yenip moralle yola devam edeceğiz yada ciddi bir kaosla karşılaşacağız.
Vay çiftçinin hâline
Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Yıldıran Kılıç, mazot zamlarına dikkat çekerek, “Akaryakıta gelen zamlar bizim girdilerimize eklenirse, vay üreticinin hâline” ifadelerinde bulundu.
Yıldıran Kılıç’a katılmakla birlikte, bir eksikliğine de dikkat çekelim. Mazot zamları yalnızca çiftçiyi değil, aynı zamanda tüketiciyi de çok olumsuz etkiliyor. Maalesef Türk tarımı her geçen gün daha ağır krizlerle karşılaşıyor ve sevgili hükumetimiz bu durumu seyretmekle yetiniyor.
Şunu unutmayalım; AK Parti hükumet olmadan önce çiftçimiz 1 kilo buğday karşılığında bir litre mazot alabiliyordu. Ancak şimdi 7 kilo buğdaya, ancak bir litre mazot alınıyor. Üstelik yeni gelen zamlarla bu rakam 8 kilo buğdaya çıkıyor.
Peki çözüm ne?
Aslını ararsanız pek çok çözüm önerisi var. Ama bunları umursamayan, “Bu köylü nasıl olsa bize oy verecek” diyen hükumet görevine devam ettiği müddetçe, hiçbir şeyin düzelmesini bekleyemeyiz.
Jandarma göz açtırmıyor
İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, Odunpazarı ilçesi Gökmeydan Mahallesi’nde uyuşturucu madde ticareti yaptığı değerlendirilen B.Ç. isimli şüphelinin ikametine operasyon düzenlendi.
Yapılan operasyonda 6,8 gram bonzai, 51 adet sentetik ecza hapı, 4,51 gram metamfetamin, 3,3 gram esrar, 2 adet uyuşturucu kullanma aparatı ve 1 adet hassas terazi ele geçirildi.
Maalesef uyuşturucu kullanımı giderek yaygınlaşıyor ve özellikle çocuklarımızı hedef alıyor. Bu konuda toplumun bütün kesimlerine ciddi görevler düşüyor. Bu görevleri layıkıyla yerine getirdiğimizi söyleyemeyiz. Ancak işin adli boyutunda hem Jandarma hem de Polis teşkilatımız üzerine düşen görevi gayet güzel yerine getiriyor. Zehir tacirlerine göz açtırmayan kolluk kuvvetlerine ne kadar teşekkür etsek azdır.
Tarihte Bu Hafta
Savaşı kazanıp, barışı kaybetmek
Bundan tam 172 yıl önce Kırım Savaşı’nın en önemli dönüm noktalarından biri olan Alma Muharebesi, Osmanlı güçleri tarafından zafer kazanarak sonuçlandı.
Kırım Savaşı’nda Fransa ve İngiltere de bizim yanımızdaydı. Elbette Fransızlar ve İngilizler Türklerin kara kaşı – kara gözü için bizi desteklemedi. Hızla kuvvetlenen Rus Çarlığı’nı durdurmak için bizimle ittifak kurdular. Netice itibarıyla Osmanlı İmparatorluğu Alma
Muharebesini ve genel olarak Kırım Savaşı’nı kazanan taraf oldu.
Peki neticede ne oldu?
Neticede Osmanlı savaşı kazanmasına karşın, İngiliz ve Fransızların son anda taraf değiştirmesi sonucunda, Kırım’dan çekilmek zorunda kaldı. Yani Türkler meydanlarda kanlarını akıtarak büyük bir zafer elde etti, ama barış masasında – sanki savaşı kaybetmişler gibi – Rusların isteklerini yerine getirdi. Üstelik bu kazandığımız ama barış masasında kaybettiğimiz savaş nedeniyle Osmanlı ekonomisi çöktü ve ağır bir borç yükü altına girdi.
“Tarih tekerrürden ibarettir” demişler. Kim söylemişse doğru söylemiş. Bugün de Türkiye terör örgütü karşısında kesin bir zafer elde etmedi mi? Ancak tıpkı Osmanlı gibi ekonomisi çöken Türkiye, İmralı’yla masaya oturuyor. İmralı’daki bebek kati kim ki Türkiye’yi karşısına oturtuyor?
Osmanlı İmparatorluğu, Saray sefası sürenler yüzünden çöktü. Bugün Saray sefası sürmek isteyenler ise aynı yolda ilerliyor. Tarihten ders almamız lazım. Şehitlerimizin kanıyla elde ettiğimiz zafere rağmen, terör örgütüyle pazarlık masasına oturuyorsak, eksi hatalarımızı tekrarlıyoruz demektir.
(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)