yandex
21 Eylül 2026 23:04 Seval Erci

Seval Erci

Tüm Yazıları Diğer Yazarlar

Camın yansıması seramiğin hafızası…

Bir kentin kültürünü yalnızca binaları, caddeleri ve meydanları anlatmaz. O kentin ürettiği sanat, yaşattığı gelenek ve dünyaya sunduğu değerler de o şehrin kimliğinin önemli bir parçasıdır.

Bir kentin kültürünü yalnızca binaları, caddeleri ve meydanları anlatmaz. O kentin ürettiği sanat, yaşattığı gelenek ve dünyaya sunduğu değerler de o şehrin kimliğinin önemli bir parçasıdır.

Eskişehir’de bu kimliğin en dikkat çekici adreslerinden biri ise Odunpazarı.

Bu yıl 11’incisi düzenlenen Uluslararası Cam Festivali ile 9’uncu Uluslararası Seramik Pişirim Teknikleri Çalıştayı’nın aynı dönemde sanatseverlerle buluşması, aslında yalnızca iki etkinliğin gerçekleştirilmesinden ibaret değil.

Bu organizasyonlar, Eskişehir’in sanatla kurduğu ilişkinin artık gelenekselleşen bir boyuta ulaştığını gösteriyor.

Cam…

Ateşin karşısında şekil değiştiren, ustasının elinde yeniden hayat bulan bir malzeme. Seramik ise toprağın ateşle buluşmasıyla ortaya çıkan ve binlerce yıllık insanlık hikâyesini bugüne taşıyan bir sanat.

Biri ışığı, diğeri toprağı temsil ediyor.

Ama ikisinin ortak bir noktası var: Emek.

Saatlerce süren çalışmalar, yüksek sıcaklıklar, sabır, hata yapma cesareti ve ortaya çıkacak eseri bekleme heyecanı…

Belki de bu nedenle cam ve seramik sanatına yalnızca birer zanaat olarak bakmamak gerekiyor.

Çünkü sanatçı, ham maddeye şekil verirken aslında kendi hikâyesini de anlatıyor…

Odunpazarı’nın bu festivalleri önemli kılan başka bir unsur daha var…

Hatırlatalım…

Sanatı yalnızca galerilerin, müzelerin ya da belirli bir çevrenin içine hapsetmek yerine sokağa, kente ve insanlara taşımak olduğunu görülüyor.

Bir festivalin başarısı yalnızca kaç sanatçının katıldığıyla ya da kaç eserin ortaya çıktığıyla ölçülmemeli. Asıl mesele, o sanatın şehirde bıraktığı izdir olarak karşımıza çıkıyor.

Bir çocuk cam sanatını ilk kez görüyorsa, bir genç seramiğin nasıl şekillendiğini merak ediyorsa, bir Eskişehirli kendi kentinde dünyanın farklı noktalarından gelen sanatçıları izleme fırsatı buluyorsa, o festival amacına ulaşmaya başlamış demektir.

Nitekim de öyle oluyor…

Eskişehirliler bu etkinlikleri yakından takip ediyor. 

Üstelik bugün şehirlerin birbirinden ayrışması giderek zorlaşıyor.

Her kentte alışveriş merkezleri, kafeler, yeni yapılar ve benzer yaşam alanları bulunabiliyor.

 Kentleri birbirinden farklılaştıran ise sahip oldukları kültürel hafıza ve bunu geleceğe taşıma biçimleri oluyor.

Eskişehir’in de en güçlü taraflarından biri burada ortaya çıkıyor.

Camın ateşiyle seramiğin toprağını buluşturmak, aslında geçmiş ile geleceği de buluşturmak anlamına geliyor.

Odunpazarı Belediyesi’nin bu organizasyonları yıllar içerisinde geleneksel hale getirmesi bu açıdan değerli.

Çünkü kültür ve sanat alanında kalıcı işler yapmak, bir etkinliği bir kez düzenlemekten çok daha fazlasını gerektiriyor.

Gelenek oluşturmak gerekiyor.

Ve bugün 11’inci Cam Festivali ile 9’uncu Seramik Pişirim Teknikleri Çalıştayı’ndan söz edebiliyorsak, ortada artık bir gelenekten bahsetmek mümkün.

Belki de Eskişehir’in gelecekteki kültür-sanat hikâyesinin önemli parçalarından biri tam da burada yazılıyor.

Cam ateşte şekilleniyor.

Toprak ateşte dönüşüyor.

Kent ise sanatla kendini yeniden anlatıyor.

Ve bazen bir şehrin hafızasında en kalıcı izleri, beton değil; sanat bırakıyor.

Sanatla yola devam etmemiz gerekiyor.

Sanat bir şehri ayakta tutmaya devam edecek en önemli unsurların başında geliyor.

Odunpazarı’nda sanat rüzgarı devam ediyor…

Kaçırmayalım…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...