Eskişehir kendi göbek bağını kendisi kesmeye çalışıyor!

1 Mayıs 2026 09:04
A
a
Türkiye’de uzuca bir süredir hissedilen parti devleti anlayışı son dönemde zirveye ulaştı.
“Yaparsak biz yaparız”, “Verirsek biz veririz”…
“Ama verdiğimizle yetinmeniz koşuluyla”…
Özellikle 2018 yılında hayatımıza giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile parti devleti hissiyatı giderek yaygınlaştı.
Tek karar vericinin inisiyatifinde, yerel örgüt ve dinamiklerin yok sayıldığı, Saray merkezli, danışma mekanizmalarının ortadan kaldırıldığı bir modelleme şu haliyle duvara toslamış görünüyor.
Zengin örneklem için gerilere gitmeye gerek yok.
Zam, çalışma koşullarının iyileştirmesi, ek bir talep değil sadece hak ettikleri maaşlarının ve tazminatlarının ödenmesi için Eskişehir-Ankara yürüyüşleri dahil 15 gün eylem yaparak seslerini duyurmaya çalışan Doruk Maden işçileri meselesinde bile bunu gördük.
Maden işçilerinin analarının ak sütü gibi hakkı olan maaşlarını almak için yürüyüş, açlık ve oturma eylemi yapmak zorunda kalmaları 86 milyonun vicdanını sızlattı.
Bir madencinin kız çocuğuna sarılıp ağlaması, eşinin 400 liralık alışveriş siparişini alamayan işçinin feryadı yürekleri burktu.
Çalışma ve Enerji bakanlarının muhatap almadığı işçiler, CHP ve TİP gibi bazı siyasi partilerin desteğinde, iktidarın 1 Mayıs İşçi Bayramı öncesi oluşan öfkenin sokağa taşması endişesinin gölgesinde, çalışma hayatıyla alakası olmayan İçişleri Bakanının ara buluculuğunda haklarını alabildiler.
İktidar cenahından bir Allah’ın kulu da çıkıp, “Yahu bu Yıldızlar Holding’in patronu hangi cüretle bu işçilerin maaşını ödemez. Elindeki maden ruhsatlarını askıya alalım veya bir ceza keselim” demedi, diyemedi.
Anlayacağınız…
Ülkenin sahibi gibi davranıp, sorumluluk almaya gelince ortalarda görünmeyen iktidar anlayışı geldiğimiz noktada sadece muhalif kesimle sınırlı kalmadı, geniş halk kitlelerinin nazarında deşifre oldu.
Eskişehir’deki sağlık alanlarının özelleştirilmek istenmesinde olduğu gibi Ankara’da alınan yanlış kararların olumsuz yansımalarını artık yerel sivil dinamikler gündeme getirip, eylem yaparak durdurmaya çalışıyorlar.
Burada AK Parti Eskişehir milletvekillerinin ve İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın hakkını yemeyelim.
Onlar da özellikle bu konuda önemli bir direnç oluşturdu.
Ancak yetmiyor.
Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray’ın ESTV yayınında bu konuda söylediği, “Bir yerlerde oturup kağıt üzerinde ‘Şehrin kıymetli yeri neresi ülkemizde, orayı satalım da para elde edelim’ denilerek verilecek kararlar değil bunlar. Bunları kabul etmemiz mümkün değil” ifadeleri…
Özelleştirmelere karşı Oda olarak dava açmaları bir yana platform kurarak direnç göstereceklerini dile getirmesi kadar Aksaray’ın, günümüz Türkiye’sinin yaşadığı gerçekliği göstermesi açısından şu sözleri dikkate değer:
“Birleşik bir mücadele vereceğiz. Eskişehir’in birleşik mücadele deneyimi güçlüdür. Emek ve Demokrasi Platformumuz var, Doğa ve Yaşam Platformumuz var. Tıpkı onlar gibi bu alanlar için de hastanelerimizi geri almak için ya da teslim etmemek için de mücadele vereceğiz. Hukuki mücadele elbette çok önemli ama topyekün özellikle halkla birlikte yapılan mücadele çok çok önemli. Mutlaka bu birleşik mücadeleyi halkımızla birlikte vereceğiz.”
Hasılı…
Tüm Türkiye’de olduğu gibi…
Eskişehir de kendi göbek bağını kendisi kesmeye çalışıyor.
Geldiğimiz nokta bu.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi