Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, 17. Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu’nda, Friglerden miras Yazılıkaya’nın kentin sokaklarında sanatla buluşacağını söyledi. Sempozyum, yerli ve yabancı sanatçılarla kentte açık hava müzesi oluşturuyor.
Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu toplantısında konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, “Sanatçılarımız, Friglerden bize miras kalan Yazılıkaya’yı sanatla buluşturacaklar.Yazılıkaya’nın bir örneğini Tepebaşı’na kazandırarak, kültürel mirasımızı gelecek nesillere sanatla aktaracağız” dedi.
Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 17. Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun açılış toplantısı Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Prof. Dr. Bilgihan Uzuner ve Endel Şirketler Grubu Başkan Yardımcısı Şeref Burak Özaydemir, sempozyumun kente kültürel değer kazandırdığını belirterek, ulusal ve uluslararası sanatçıları Eskişehir’de bir araya getirdiğini ifade etti.
TEPEBAŞI’NI AÇIK HAVA MÜZESİ YAPTIK
“Belediye olarak Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun 17.’sini Eskişehirli hemşerilerimizle buluşturacak olmanın sevinci ve heyecanı içindeyiz” diyen Tepebaşı Belediye Başkanı Ataç, “Bugüne kadar 151’i yerli, 68’i yabancı olmak üzere 219 sanatçıyı ağırladık, bu sanatçılara yüzlerce Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi asistan olarak eşlik etti. İlki 2001 yılında başlayan sempozyumda toplamda 243 eseri Tepebaşı’na kazandırdık. Bu eserlerin bir kısmı İsmet İnönü-1 Caddesi’nde, bir kısmı Çamlıca’daki Toprak Dede Hayrettin Karaca Parkı’nda, Anadolu Üniversitesi karşısında Heykel Park’ta sergileniyor. Daha hassas olan eserler ise belediye hizmet binamızda vatandaşlarımızla buluşuyor. Tepebaşı açık hava müzesi haline geldi. Bu yılki sempozyumda da 1 yabancı 8 Türk olmak üzere 9 sanatçımız yine bir kolektif eser üretecek.Eskişehir’in kadim tarihi miraslarından biri olan, Friglerden bize miras kalan Yazılıkaya’yı sanatla buluşturacaklar.Yazılıkaya’nın bir örneğini Tepebaşı’na kazandırarak, kentin kültürel mirasını gelecek nesillere sanatla aktaracağız” diye konuştu.
PİŞMİŞ TOPRAK VEFA PROJESİ
Ataç, Pişmiş Toprak Sempozyumu’nunaynı zamanda bir vefa projesi olduğunu kaydederek,“Birçok sempozyumumuzu çok değerli kayıplarımıza ithaf ettik. 4. sempozyumu Arp Sanatçımız Fatma Ceren Necipoğlu’na, 6. Sempozyumu Ergin Orbey, Müşfik Kenter ve Güngör Dilmen’e, 7. Sempozyumu Prof. Dr. Taciser Sivas’a, 8. Sempozyumu Soma maden faciasında kaybettiğimiz 301 işçimize, 9. Sempozyumu Gülay Kanatlı’ya, 10. Sempozyumu merhum Ali Rıza Karık’a, 11. Sempozyum Adalet Yürüyüşü’ne, 12. Sempozyumu Füruz Kanatlı’ya, 14. Sempozyumu Varlığınız Sağlığımız Anıtı ile pandemide kaybettiğimiz sağlıkçıların anısına, 15. Sempozyumu Belediye Başkan Yardımcımız Melih Savaş ve Barış Özaydemir anısına, 16. Sempozyum Sonsuz Cumhuriyet Anıtı ile Cumhuriyetimizin 100. Yılı anısına düzenlenmiştir. Ve bu yıl, 17. sempozyumu; eski milli futbolcumuz, maliye profesörümüz Fethi Heper’e, daha önce 3 kez sempozyuma konuk sanatçı olarak katılan değerli dostumuz Prof. Kim Yong Moon’a, sempozyuma 12 kez ana sponsor olarak destek veren iş insanı Füruz Karık’a, Eskişehirspor ile özdeşleşmiş Amigo Orhan’a (Orhan Erpek), kısa ama unutulmaz başkanlığıyla gönüllerde iz bırakmış merhum Ferdi Zeyrek’e ve Seyitgazi’deki orman yangınında yeşil vatanı korumak uğruna şehit olan 10 kahramanımıza ithaf ediyoruz” dedi.
SANATTA SÜREKLİLİK ÖNEMLİ
Sempozyum açılış toplantısında sanatçılar adına konuşan Prof. Dr. Bilgihan Uzuner, sempozyumun yıllar boyunca süren bir emeğin sonucu tekrar gerçekleştiğini dile getirerek, “Sanatta süreklilik ve devamlılık büyük önem taşıyor. Bunları hepimiz biliyoruz ama desteklediğimiz konuları da özenle hazırlamamız gerekiyor. Bu sempozyum, Eskişehir’de farklı bir anlam taşıyor. Türkiye’de benzeri olmayan, dünyada da örneği az bulunan yapısıyla dikkat çekiyor. Organizasyon kolay değil, bazen övünmek yerine zorluğundan söz ediyoruz ama sanat alanında önemli bir iş yaptığımızın bilincindeyiz. Bugüne kadar 173 ton çamur işlendi, 250’den fazla eser üretildi. Belediyenin koleksiyonunda bugün 300-400 civarında eser bulunuyor. Cumhuriyet’in 100. yılına özel olarak yapılan büyük anıt, bu çalışmaların en önemli simgelerinden biri oldu. Eskişehir’in toprakla olan bağı, bu sempozyuma da yansıdı. Yüz yıl önce kentin sanayileşmesinde kilit rol oynayan toprak, bugün sanatla yeniden hayat buluyor. Kentin cadde ve sokaklarında sergilenen eserler, şehrin yalnızca apartmanlardan ve yollardan ibaret olmadığını hatırlatıyor. Şehir, yürüdüğünüzde karşınıza çıkan değerlerle, anılarla ve objelerle anlam kazanıyor” ifadelerini kullandı.
BU BAŞARI HEPİMİZİN
Sempozyum sponsorlarından Endel Şirketler Grubu Başkan Yardımcısı Şeref Burak Özaydemir ise, bir sanayi kuruluşu olarak sanatla sanayinin bir araya gelmesini değerli bulduklarını ifade ederek, “Bu etkinlik, sadece şehrimizin değil, aynı zamanda ülkemizin kültürel ve ekonomik hafızasına da değer katan farklı bir organizasyondur. Pişmiş toprak, insanlık tarihinin en eski ve vazgeçilmez malzemelerinden biridir. Tuğladan kiremite, kaplardan heykellere kadar hayatımızın her alanında yer almıştır. Bugün hala pişmiş toprak kiremitler ve tuğlalar, en sağlam ve en güvenilir yapı malzemeleri olma özelliğini korumaktadır. Böyle kapsamlı bir organizasyonu sürdürmek kolay değildir ve bu başarı hepimizin gururudur. Ana hammaddesi pişmiş toprak olan bir sanayi kuruluşu olarak biz de bu sempozyuma destek vermekten büyük onur duyuyoruz. Dileğimiz odur ki bu sempozyum, gelecek yıllarda da bu heyecanla ve güçle gelişerek yoluna devam etsin” diye konuştu.
Kaynak : HABER MERKEZİ