Eskişehir’in kaybettiren siyaset girdabı!

Eskişehir’de, 1999 yılından itibaren Yılmaz Büyükerşen ve Ahmet Ataç ile startı verilen “sosyal demokrat belediyecilik anlayışı”, 2014 yılında Odunpazarı’nda Kazım Kurt, 2024’te de Büyükşehir’de Ayşe Ünlüce’nin kadroya dahil olmasıyla aralıksız sürüyor.

20 Şubat 2026 09:14
A
a
Eskişehir’de, 1999 yılından itibaren Yılmaz Büyükerşen ve Ahmet Ataç ile startı verilen “sosyal demokrat belediyecilik anlayışı”, 2014 yılında Odunpazarı’nda Kazım Kurt, 2024’te de Büyükşehir’de Ayşe Ünlüce’nin kadroya dahil olmasıyla aralıksız sürüyor.
Kasım 2002 genel seçimlerinde ülkede tek başına iktidara gelen ve 24 yıllık kesintisiz bunu sürdüren AK Parti’nin Eskişehir’de bir türlü yerel yönetimlerde iktidar olamaması, şehir siyasetinin temel argümanı oldu.
AK Parti yönetimi ve kurmay kadroları sürekli, “yerel yönetimlerin iş yapmadığını, şehrin vitrini sayılabilecek merkez mahallelerin dışında hizmet üretmediğini, sanatsal ve kültürel faaliyetlerle halkın gözünü boyadığını” söyledi durdu.
AK Parti’nin, 2004 yılında girdiği ilk yerel seçimlerde ülke genelinde önemli başarılar elde ederken, Eskişehir’de Yılmaz Büyükerşen’in vizyonuna takılması 3 dönem daha sürdü.
Odunpazarı’nda CHP ve DSP oylarının bölünmesiyle 2004-2014 yılları arasında iki dönem Burhan Sakallı ile seçim kazanan AK Parti, CHP’nin adayı Kazım Kurt ile 2014’te burayı kaybederken, Tacettin Sarıoğlu ile sadece bir dönem 2004-2009 yılları arasında Tepebaşı’nı yönetebildi.
Son 2024 yerel seçimlerinde ise film iyice koptu…
AK Parti Eskişehir’in kırsal ilçelerinde de varlık gösteremez duruma geldi.
Tüm bu gelişmelere karşın halen AK Parti’nin en önemli siyasi argümanı, yine yerel yönetimlere yönelik eleştiriler üzerinden oluşuyor.
AK Parti eleştirdikçe adeta Eskişehir’de güçlenen bir CHP, yerel yönetimlere vurmaya çalıştıkça daha fazla oy alan belediye başkanları…
İşin kötü tarafı AK Parti, 2023 yılındaki son genel seçimlerde Eskişehir’de sadece 2 milletvekili çıkarabildi.
Önümüzde yani 2029 yılındaki yerel seçimlerden önceki muhtemelen Kasım 2027’de Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimi yapılacak.
Bana kalırsa AK Parti kurmay ekibi, bugüne kadar sonuç alamadıkları yerel yönetimler üzerinden siyasi polemik üretmek yerine hizmet yarışında farkındalık oluşturmalı.
Çözüm bekleyen, ”kentsel dönüşüm, kuzey çevre yolu (otoban), ilçe yolları, Eskişehir-Gemlik Limanı demiryolu bağlantısı, tarifeli uçak seferleri, yeni ESOGÜ Tıp Fakültesi binası” gibi sorunlara kafa yormalılar.
Hakkını yemeyelim…
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın bu konuların sıkı takipçisi olduğunu biliyoruz ama yetmez.
Burada bir eşgüdüme ihtiyaç var.
Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri eğer zamanında yapılırsa Mayıs 2028, yerel seçimler de Mart 2029 tarihinde yapılacak.
Artık AK Parti kurmay ekibinin, şimdiden CHP’li belediye başkanlarına yönelik eleştiri siyasetini sürdürmek yerine, “Hizmet noktasında sahaya nasıl bir söylemle çıkarsak, ilk seçimde milletvekili sayısını 2’den 3’e çıkartabiliriz”in hesabını iyi yapması gerekir.
Ülke genelinde emeklinin, asgari ücretlinin, dar ve sabit gelirlinin, hatta esnaf ve sanayicinin bile durumu ortada…
Ekonomide işler iyi gitmiyor. 
Dolayısıyla bir sonuç üretmeyeceği aşikar kısır siyasi çekişmeleri bir kenara bırakıp, artık hizmete, sahaya, vatandaşın sorunlarına odaklanma zamanı.
Bilmem anlatabildim mi?

Tutuklama yetmedi şimdi de tecrit başladı!

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu hakkındaki soruşturmayı tamamladıktan sonra Adalet Bakanı olan Akın Gürlek'in, tutuklu-hükümlü avukat görüşmelerine ilişkin mevzuat değişikliği yapılacağı yönündeki açıklamasının daha mürekkebi kurumadan olumsuz icraatlar başladı.
Bunu nereden mi anlıyoruz?
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in açıklamasından.
Burada sözü Çakırözer’e bırakalım:
“Cezaevinde hukuksuzca tutulan İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu, seçilmiş belediye başkanlarımız, bürokratlarımız, AYM’nin haklarında hak ihlali verdiği seçilmiş milletvekili Can Atalay ve Tayfun Kahraman, AİHM’nin hak ihlali kararı verdiği Osman Kavala ve tutuklu gazetecilere yönelik ziyaret taleplerimiz Adalet Bakanlığınca günlerdir yanıtsız bırakılıyor. 
Bu yapılan mevcut tecrit halinin daha da ağırlaştırılmasından başka bir şey değildir.
Yeni Adalet Bakanından beklenen daha ağır tecrit, daha fazla hukuksuzluk ve adaletsizlik değildir. 
Bu tecrit derhal son bulmalıdır.”
Yapılanlar, ne hukuk ne de insanlığa sığar.
Yazık.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi