Neredeyse herkesin ağzında aynı cümle: Eskiden Türkiye böyle değildi! Evet maalesef giderek ahlakını yitiren, değerlerin değersizleştirildiği düzenin çemberi giderek genişliyor.
Neredeyse herkesin ağzında aynı cümle:
Eskiden Türkiye böyle değildi!
Evet maalesef giderek ahlakını yitiren, değerlerin değersizleştirildiği düzenin çemberi giderek genişliyor.
Ahlak, vicdanımızla toplumun adalet duygusu arasında kurulan görünmez bir bağ değil midir?
Bana göre öyle.
Ancak bu durum bozulduğunda, doğruyla kazananın, haklı olanla güçlünün yer değiştirmesine, sonuçta kötü rol modeller de olsa “güçlü karakterler”in kutsanıyor.
Şunun altını kalın kalemle çizelim…
“Dürüst olmak” saflık değildir.
Yalan söylememeyi inanç perdesinde tarifleyenler ahlakı görmezden gelebiliyor.
Ahlak yoksunluğunu bir kadının kısa eteğinde, bir çiftin sokakta öpüşmesinde görenlere tavsiyem şudur ki…
Söylediği ile yaptığı örtüşmeyen, yanlış yaptığında bedel ödemeyenler çoğaldıkça “Doğru olmak değil, yakalanmamak önemli” anlayışı egemenliğini ilan ediyor.
Eğer adalet herkese eşit işlemezse ahlak bir süre sonra yük haline geliyor.
Bunu neden yazdığıma gelince…
Bir siyasi parti üyelerinin çoğunlukta olduğu ortamda, “Senin de sevdiğin şu isim aday olursa oy verir misin?” sorusu yöneltildiğinde, “Hayatımda sağ partiye oy vermedim, bundan sonra da vermem. Bunun aksini söylemem durumunda yalan söylemiş olurum” ifadem, belki bazılarını rahatsız edebilir…
Ancak yalan söylememek ahlaki bir iştir.
Aynı şeyi yerel seçimler öncesi adı büyükşehir belediye başkan adaylığı için geçen şehrin önemli aktörlerinden biri için de söylemiştim.
Kurnazlık ile ahlaksızlık at başı yarışırken, güveni ezerler.
Adalet terazinizi bozduğunuzda toplumsal yozlaşmadan şikayet edemezsiniz.
Türkiye ahlak sınavında maalesef sınıfta kaldı.
Siyasal kutuplaşmalar da bu değirmene su taşıdı.
Burada iyi bir örnek vermek isterim.
Hemşehrim diyebileceğim, benim gibi Gürcü kökenli Eskişehirlilerin yakından tanıdığı iş insanı Ali İhsan Akıskalıoğlu’nun Gürcistan’da yaşanan olay ilişkin gönderdiği bir videolu paylaşımı, toplumsal ahlaki değerlere örnek vermek isterim.
Oğulları bir başkasının canına kıyınca ailenin tüm erkekleri gidip evlatlarını kaybeden ailenin önünde diz çökerek kendilerini bağışlamalarını istiyor.
Videolu paylaşım bu.
Altında yer alan not ise bir kutsal kitaptan:
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.
Hasılı…
Sadece ahlakımızı ve değerlerimizi kaybetmiyoruz, ahlaklı ve değerlerine sadık olmanın bir anlam ifade etmediğine dair inanç artıyor.
En tehlikeli olan da aslında bu.
Millet Bahçesi’ne 25 temizlik işçisi alındı, Hat Boyu’nun ruhsat sorunu çözüldü!
Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’ndeki bakımsızlık ve çöplerin düzenli temizlenmemesi, uzun süredir Eskişehirlilerin şikayet ettiği konuların başında geliyordu.
Bu köşeden zaman zaman vatandaş şikayetlerine yer verdik.
En son 6 Ocak’ta kaleme aldık.
Yaklaşık 6 yıl önce hizmete açılan 52 dönüm alana sahip Millet Bahçesi’nde yürüyüş ve bisiklet yolları, basketbol sahası, çocuk oyun ve açık etkinlik alanları ile süs havuzu bulunuyor.
Millet Bahçesi’nin altında yaklaşık 450 araçlık otopark da mevcut.
Nisan 2025’e kadar Türk Dünyası Vakfı'nın sorumluluğundaki Millet Bahçesi Milli Emlak’a devredildi.
Buranın temizlik sorunu nihayet giderildi.
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’tan Millet Bahçesi için 25 temizlik personeli alındığını ve göreve başladığını öğrendik.
Bunun yanında bir diğer önemli mesele bilindiği üzere Hat Boyu.
Albayrak, Hat Boyu’nun festivallerin de düzenlenebileceği bir alan olması düşüncesini daha önce kamuoyuyla paylaşmıştı.
Bu kapsamda kafelerin açılabilmesi için ruhsat sorunu söz konusuydu.
Ruhsat sorunu Büyükşehir Belediyesinden çözülmüş.
TCDD ile yapılan son görüşmeler sonucu artık burada engel bir durum kalmamış.
Öyle görünüyor ki, yakın zamanda başlayacak çalışmalarla Hat Boyu da kafelerin yer aldığı şehrin bir başka cazibe merkezi olacak.