Sakarya Havzası’ndaki kuraklık tehlikesine dikkat çeken Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Selma Güder, Eskişehir'de Porsuk Barajı’ndaki doluluk oranının yüzde 31’e düştüğünü ve tarımda su tasarrufu için acil önlemler alınması gerektiğini vurguladı.
Güder, Güncel haritalarda Eskişehir’in şiddetli kuraklık, yakın çevresinin ise orta şiddetli kuraklık bölgesi olarak göründüğünü ifade ederek, “Ülkemizde 25 hidrolojik havza bulunuyor. Bu havzalardan biri de şehrimizin içinde bulunduğu Sakarya Havzası. Sakarya Havzası, Türkiye’nin en büyük havzalarından biridir. Onu önemli kılan nedir? Sınırları içinde 9 il bulunması: Ankara, Afyonkarahisar, Bolu, Bursa, Bilecik, Eskişehir, Konya, Kütahya ve son olarak da başka önemli bir ilimiz. 448 kilometre uzunluğundaki en önemli kolu Porsuk Çayı, şehrimizin içinden geçiyor. Ancak son dönemde su seviyesi ciddi oranda azaldı, suyun rengi değişti. Bazı barajlarda doluluk oranı sıfıra yaklaşırken, Porsuk Barajı’ndaki su seviyesi yüzde 31-32’ye kadar düştü. Çevredeki gölet ve barajlarda ise su neredeyse kalmadı” diye konuştu.

SUYUMUZ AZALIYOR
Eskişehir’de sulama kanallarının yüzde 70’i açık kanal sistemi (toprak veya beton) ile yüzde 30’u kapalı boru sistemi şeklinde. Açık kanallarda buharlaşma oranı yüksek olduğu gibi çeşitli güvenlik riskleri de mevcut. Eskişehir için Sakarya Nehri ne kadar önemliyse, Porsuk da o kadar önemli. 448 kilometrelik bu kolun sulama altyapısı bir an önce kapalı boru sistemine dönüştürülmeli. Her geçen gün suyumuz azalıyor ve suyu tasarruflu kullanmanın yollarını bulup uygulamak zorundayız. Özellikle tarımda, suyu çok tüketen mısır gibi ürünlerin ekimi bir sonraki sezonda mümkünse en aza indirilmeli, yerine kuru tarıma uygun hububat üretimi teşvik edilmeli” ifadelerini kullandı.

YÜZDE 27’Sİ YERALTI SUYU
Türkiye’de mevcut suyun yaklaşık yüzde 27’sinin yeraltı sularından karşılandığını söyleyen Güder, “Yağışlar azalınca bu kaynaklar da çekiliyor. Kaçak sondaj kuyuları mutlaka tespit edilmeli, bertaraf edilmeli ve yasal olanlara da sayaç takılarak kontrol altına alınmalı. Son dönemde Porsuk Çayı’nın renginin yeşile dönmesi veya farklı renkler almasının nedenleri arasında; baraj kapaklarının kapanması sonucu suyun durgunlaşması, su seviyesinin azalması ve alg çoğalması süreci var. Yosunların artışı oksijenin azalmasına, suyun renginin değişmesine yol açıyor. Orman yangınları da su kaynaklarını etkileyebiliyor. Kül, duman ve partiküller yakındaki suya karışabiliyor” dedi.
OBRUK OLUŞUMU TEHLİKELİ
Güder, “Ayrıca bölgemizde obruk oluşumları da tarım için ciddi tehlike. Çifteler ve Sivrihisar çevresinde örnekleri görülüyor. Bu nedenle Sakarya Havzası’nı bütüncül bir şekilde korumak şart. 2024’te tamamlanarak yürürlüğe giren Sakarya Nehri ve Porsuk Barajı Havza Koruma Planı bu konuda önemli bir adım. Tarım, rekreasyon alanları ve kimyasal kullanımına dair özel hükümler içeriyor. Unutmayalım ki su tüm toplumun ortak malı. Nisan ayında yüzde 42’lerde olan barajların doluluk seviyesi günümüzde yüzde 31-32’lik doluluk oranına sahip. Bu rakamlar hepimiz için alarm seviyesidir” diye konuştu.